Archive for Ağustos 2008
You are browsing the archives of 2008 Ağustos.
You are browsing the archives of 2008 Ağustos.
Yirmi yıldır hastam olan seksen dokuz yaşında bir kadın son günlerde bana, doktor-hasta ilişki terinde umabileceğim en büyük ödülü verdi: Muayenehanemden çıkarken dönüp dedi ki: «Bana bir şey yapmasanız da, kendimi iyi hissetmemi sağlıyorsunuz, onun için sizi seviyorum. Onun bu sözleri, benim bir tıp sihirbazı olduğumu göstermiyorsa da, hastayla hekim arasındaki kişisel bağlantının önemini açıklar. [...]
Bu gerileme sürecinin en açık belirtileri boyda, vücut oranlarında ve özellikle yüz ve baş değişikliklerinde görülür. 40 yaşından sonra boy yavaş yavaş kısalır. 80 yaşındaki bir yaşlı, bacak ve omurga kıkırdaklarının bozulması ve ayak kemerlerinin çökmesi nedeniyle boyundan ortalama 6 cm. yitirmiştir. Bunun sonucu olarak yaşlı kişilerin kolları nispeten daha uzun bir görünüm kazanır ve [...]
Tarih öncesi devirlerde insan ömrü otuz yılı geçmiyordu. Bugün ise batı ülkelerinde ortalama insan ömrü yetmiş yıl dolaylarındadır. Sağlık bilgisinin ve tedavi biliminin çağlar boyunca gösterdiği gelişme, insanları tehdit eden başlıca hastalıkları geriletmiştir. Bununla birlikte, bugün bile, bazı geri kalmış ülkelerde ortalama insan ömrünün kırk yılı bulamadığı da bir gerçektir. Bu ülkelerde sağlık koşullarının yetersizliği [...]
Kansızlık türlerinin yayılışı : Kansızlık türleri ırklar arası farklılıklar gösterir. Örneğin hilâl hücreli kansızlık siyah ırkta yaygın olduğu halde, beyaz ırkta az görülür. Addison hastalığı (pernisyöz anemi) ABD ve Kuzey Avrupa’da, sıtmadan ve kancalı kurtlardan ileri gelen kansızlık türleri ise bu asalakların yaşadığı bölgelerde yaygındır. Refah düzeyinin de kansızlık türleri üzerinde etkileri vardır. Az gelişmiş [...]
Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin yoğunluğunun normalin altına düşmesidir. Bu durum, alyuvar sayısının veya alyuvarlardaki protein miktarının azalmasının bir işaretidir. Hemoglobin demir içeren bir proteindir. Kan akciğerlerde oksijenle yüklendikten sonra vücuda dağılırken parlak kırmızı, kalbe dönerken az oksijen içerdiğinden koyu kırmızıdır. Sağlıklı bir erkeğin 100 ml. kanında 13,5 gr. hemoglobin vardır. Kadınlardaki hemoglobin miktarı bundan % [...]
Kan kanserinin tedavisi: İvegen kan kanserinin tedavisi, duraklama dönemini gerçekleştirmek ve uzatmak amacını güder. Lenfositlerin gelişme aşamasını etkileyen kan kanseri türünde vinkristin adlı ilâç kullanılmaktadır. Bu ilâç Cezayir menekşesinden elde edilen alkali bir maddedir ve kanserli çocukların % 90′ında duraklama döneminin gerçekleştirilmesinde yararlı olmaktadır. Ancak vinkristin hastalarda saç dökülmesine yolaçar. Vinkristinin uygulanması haftada bir kez [...]
Kan kanserinin türleri : Kan kanserinin ivegen ve süreğen olmak üzere iki türü vardır. İvegen kan kanserinde, hücrelerde hiç farklılaşma olmaz. Bu türün bir başka özelliği de birden başlaması ve hızla gelişmesidir. Süreğen kan kanserinde ise farklılaşma bir ölçüde gerçekleşmektedir. Bu nedenle hasta bir süre daha yaşayabilir. Kan kanseri nedeniyle lenfositlerin ve akyuvarların gelişim süreci [...]
Kan hastalığı deyimi lenf bezleri ve kemik iliği gibi kan yapan organların hastalıkları için kullanılır. Bu nedenle kan kanseri (lösemi) bir kan hastalığıdır. Ayrıca ortaya çıkış nedeni kandaki bir bozukluk olmamakla birlikte, kanda ikincil bir rahatsızlığa yolaçan hastalıklar da kan hastalığı olarak sınıflandırılmaktadırlar. Bu sınıflandırmaya örnek olarak kansızlık (anemi) verilebilir. Bu kanser türü, çocukları da [...]
Kanın kesilen bir damardan dışarı akmasının, organizma tarafından engellenmesi olayına kan pıhtılaşması denir. Pıhtılaşma olayını enzimatik kuramla açıklayan bilim adamları, pıhtılaşmanın enzimlerin etkisi ile meydana geldiğini ileri sürmektedirler. Bu kurama göre kan, kesilen bir damardan dışarı çıktığı zaman, trombositlerin içerdiği trombokinaz veya sitozim adlı ferment açığa çıkar. Bu fermentin etkisiyle protrombin. Kâfi trombin denilen etkin [...]
Kan, vücutta birçok önemli işlevler gerçekleştirerek hayatın devamını sağlayan karmaşık yapılı bir sıvıdır. Plazma denilen sıvı bölümle yuvar adı verilen katı cisimciklerden meydana geliş. Bu cisimcikler alyuvarlar (eritrositler), akyuvarlar (lökositler) ve trombositler olmak üzere üç çeşittir. Normal insan kanında yüzde 45 oranında alyuvar, yüzde 1′den az akyuvar ve yüzde 55 oranında da plazma vardır. Plazma [...]