Archive for Mayıs 2009
You are browsing the archives of 2009 Mayıs.
You are browsing the archives of 2009 Mayıs.
KARACİĞER BİYOPSİSİ
Çeşitli anatomi öğelerini gösterecek büyüklükte bir karaciğer parçasının mikroskop altında incelenmesidir.
Ya karın içine bakma muayenesi sırasında ya da özel bir iğne ile kaburgalararası bir aralıktan girilerek (kuşkusuz yerel uyuşturmadan sonra), karaciğerden örnek alınır. Hastada pıhtılaşma bozuklukları varsa, yapılması sakıncalıdır. Gerek karın içine bakma incelemesinden, gerekse iğneyle girmeden sonra, 24 saat yatak dinlenmesi ve [...]
KARACİĞERİ MUAYENE YOLLARI
KLİNİK MUAYENE
Klinik muayenenin amacı, gözle, parmakla vurarak ve elle, karaciğerin hacmi ve duyarlığı konusunda fikir edinmektir.
Gözle muayene
Fazla bilgi vermez; ender olarak, hasta derin soluk aldığında, karaciğerin çıkıntı yapan ucu görülebilir.
Parmakla vurarak muayene
Karaciğerin üst sınırını saptamaya yarar; akciğer ötümlülüğü ile karaciğerin asmatlığı arasındaki sınırdır; bu sınır önde sağ 5. kaburgalararası aralığa, yanda 7. [...]
SAFRA YOLLARININ FİZYOLOJİSİ
Safra kesesi, armut biçiminde, zarsı yapıda bir depodur; karaciğerin alt yüzünde yeralır ve ana safra yoluna safra kesesi kanalıyla bağlanır.
Karaciğer 24 saatte 700-1200 mit safra salgılar. Sindirim arası dönemlerinde, Oddi büzücü kası kasılır ve safranın tümü safra kesesine dolar. Safra kesesinin kapsamı 50-70 mit kadardır; ama kesenin safrayı yoğunlaştırma yeteneği vardır. Safra kesesi [...]
KARACİĞERİN FİZYOLOJİSİ
Karaciğer bir iç salgı bezidir. Salgıladığı maddeyi kana veren salgı bezlerine, «iç salgı bezi» denir; tiroyit bezi, böbreküstü bezleri, pankreas ve karaciğer, iç salgı bezleridir.
Karaciğer aynı zamanda bir dış salgı bezidir. Salgısını bir kanalla sindirim sistemine ya da doğrudan doğruya dışarı veren bezlere de «dış salgı bezi» denir. Tükürük bezleri, pankreas, ter bezleri, dış [...]
PANKREASIN ANATOMİSİ
Pankreas, hem iç salgı, hem de dış salgı yapan, oldukça büyük bir salgı bezidir. Pankreasın dış salgı görevi barsak sindirim süreciyle yakından ilgilidir. Pankreas, ilk 2 bel omuru önünde yukarıdan aşağıya ve sağdan sola hafif eğik, enine durumda yeralır. Açık pembe renkli, gevrek yapıda, 12 sm boyunda, 4 sm yüksekliğinde, 2 sm kalınlığında, ortalama [...]
SAFRA YOLLARININ KOMŞULUKLARI
Karaciğer dışı safra yollarının komşulukları daha önemlidir.
En önemlisi, karaciğer sapı öğeleri ile olan komşuluktur. Karaciğer sapı, karaciğer kapısına giren bütün öğelerden oluşur: Kapı toplardamarı; karaciğer atardamarı (ya da atardamarları); karaciğer ana safra kanalı. Kapı toplardamarı, sapın arka bölümünde yeralır. Koledok kanalı onun önünde ve sağında aşağı iner; karaciğer atardamarı ise önde ve solda [...]
KARACİĞERİN ANATOMİSİ
Karaciğer, sindirim kanalının çalışmasıyla yakından ilişkili, oldukça büyük bir salgı bezidir.
Sağ geğrek adı verilen bölgede, yani karnın sağ üst bölümünde yeralır. Sol lobu, karnın sol üst bölümüne doğru ilerler.
Karaciğer kırmızı-kahverengi renkli, oldukça sert kıvamlı bir organdır; gevrek, ama esnek bir yapısı vardır.
Bedenin en büyük organı olan karaciğer 1500 gram ağırlığmdadır (canlıda ayrıca 800-900 gram [...]
SİNDİRİM SİSTEMİ CERRAHİSİ
YEMEK BORUSU CERRAHİSİ
Yemek borusu üç parçadan oluşur: Boyun, göğüs, karın bölümleri. Bu bölümlerin her birine giriş yolları farklıdır. Göğüs parçasına giriş genellikle 5. ya da 6. kaburgalararası aralık düzeyinde göğüs kafesi açmayla (torakotomi) gerçekleştirilir.
Birçok ameliyat biçimi Vardır. Yemek borusu çıkarma (özofajektomi) ameliyatında, yemek borusunun tümü çıkarılır; genellikle bir yemek borusu onarımı (özofagoplasti) ile [...]
KALIN BARSAK KANSERİ
Kalın barsak kanserine sık raslanır. Sağ ve sol kalın barsak kanserleri olarak iki grupta toplanır. Mezenter üst atardamarının dallarıyla kanlandırdığı sağ kalın barsak, çıkan kalın barsağı ve kalın barsağın sağ dirseği ile onikiparmak barsağının 2. bölümünün iç kenarı arasında yeralan enine kalın barsağın bir bölümünü kapsar; sol kaim barsak, mezenter alt atardamarının dallarıyla [...]
İYİCİL KALIN BARSAK URLARI
İyicil kalın barsak urları, 2 büyük grupta toplanabilir:
Villuslu urlar; barsak mukozası bezleri epitelinden çıkan ve adenom adı da verilen polipler. Bu urlar uzun yıllar klinik belirti vermezler; özellikle poliplere oldukça sık raslanır. Her iki grup da kansere dönüşebileceğinden, çoğunlukla cerrahi girişim gerekir.
Burada kalın barsak yaygın polip hastalığını (bir ya da çok sayıda [...]