Bağlantılar

Son Eklenenler

Bağlantılar


« Allerji Ve Bağışıklık | Main | Bağışıklık Nedir »

Alerji Türleri Nelerdir

By admin | Ağustos 7, 2008

Solunum aygıtı : Alerji solunum aygıtı­nın her kesiminde görülebilir. Birbirini izleyen aksırıklar ve yılın bazı dönemle­rinde nöbetle ansızın ortaya çıkan ya da tersine süreğen nitelik gösteren bol bir akıntı, kaşıntılı burun nezlesinin (koriza spazmodik) ilginç belirtileridir. Nezle katılgan dokunun etkilenmesinin sonucuysa ve düzenli bir şekilde her yıl aynı dönemde, örneğin çiçeklerin toz­laşması zamanında ortaya çıkarsa sa­man nezlesinden söz edilir. Fakat alerji bambaşka biçimlerde de or­taya çıkabilir, örneğin burun tıkanma­larına çok sık rastlanır. Bir de bütün kış devam eden ve ilkbahar aylarında sona eren süreğen burun nezlesi vardır. Bu nezle sinüzitle birarada görülür. Aynı şekilde burun boğaz yangısı, kulak yan­gısı, anjin ve sürekli bronşitler özellikle çocuklarda alerjinin sık sık ortaya çık­masına yolaçarlar.
Burun nezlesi çoğu kere kaşıntılı bir ök­sürükle birlikte gelişir. Bu öksürük özel­likle geceleri görülür ve solunum güçlü­ğüne neden olur. Bazen alerjen bir maddenin solunması bile ateşli bir gö­ğüs hastalığını şiddetlendirebilir.
Sindirim aygıtı : Organizmanın bu böl­gesindeki tipik rahatsızlıkların başlıcaları bulantılar, kusmalar, karın ağrıları, ishaller v.b.dir. Ancak ortada organik bir rahatsızlığın olmadığı kesinlikle sap­tandıktan sonra alerjiden söz edilebilir. Hekim tarafından yapılan alerji araştır­ması çok zordur. Çünkü ortada kuşku ile bakılacak birçok alerjen vardır. Fakat alerjenlerin cinsi ne olursa olsun bunla­rın bir çoğu hastanın yediği yemeklerde aranmalıdır. Birtakım oldukça ağır alerji durumları sindirim aygıtının tıkanması­na ya da delinmesine yolaçabilirler. Sin­dirim aygıtında görülen alerjilerin pek çoğunun süreğen rahatsızlıklar oluşu bir açıdan sevindiricidir. Günümüzde hafif karaciğer yetmezliği, öd diskinezisi, ko­lit gibi birçok hastalıkların alerji kökenli olduğu kabul edilmektedir.
Göz : Gözdeki alerji hemen hemen her zaman göz sümüksel zarı yangısı (kon-jonktivit) görünümündedir. Süreğen olan ya da bazı mevsimlerde görülen bu alerji, tozlaşma döneminde ortaya çı­kan bir burun nezlesi ya da bronşitle birarada olabilir. Gözkapakları da çok şiddetli tepkiler gösterirler, ödem ve egzema gözkapaklarında görülen en yaygın tepkilerdir. Gözkapakları tozlar, çiçek tozları, küf, hayvan tüylerine kar­şı çok duyarlıdır. Hatta deri hastalıkla­rında olduğu gibi merhem ve kozmetik­lere karşı da son derece duyarlıdırlar.
Sinir sistemi: Alerjik kökenli ödem çok sayıda sonuçlar doğurabilir, örneğin duruma göre görme bozuklukları, işit­me bozuklukları, konuşma bozuklukları denge bozuklukları, felçler ve hatta sara krizleri görülebilir. Günümüzde birçok yarım baş ağrısının çoğu kez besinsel kökenli bir alerji mekanizmasından ileri geldiği sanılmaktadır.
Sidik yolları : Sidik yollarında görülen başlıca alerji tipleri sidik borusu yangılanıması (sidik borusu mukozasının yan­gılanması} ve sidik torbası yangılanmasıdır. Bu alerjiler alınan bazı ilâç ya da besinlerden (örneğin domates kabuğu­nun içinde bir alerjen vardır) ileri gelir.
Kan : Alerjili bir hastanın kanının for­mülünde arka arkaya birçok değişiklik­ler görülebilir. Bu değişiklikler akyuvar­larda genel bir azalma ve lenfosit ve eozinofillerde artış biçiminde görülür.
Kalp ve damarlar : Kalp kası yangılan­maları, kalp dış zarı yangılanmaları, Bouillaud hastalığı (şiddetli bir ateşli poliartrit) sırasında hatta kalp kası en­farktüsü ardından alerji görülebilir.
Şoklar : Bunlar çok ağır olaylardır; bi­linç yitimine yolaçarlar. öldürücü bir kalp-damar kollapsı da meydana gelebi­lir.
Kimyasal tedavi, günümüzde bu türden çok sayıda alerji olayının meydana gel­mesine neden olmaktadır. Gerçekten ilâçlar, bir zamanlar serum iğnelerinin sebep oldukları tepkilere benzer birta­kım tepkilere yolaçmaktadırlar. Bu tür tepkiler hekim hastayı çocukluğundan beri izlememiş ise hekime mutlaka açık­lanmalıdır. Böyle tepkiler söz konusu olursa tedavinin uygulanması birtakım ön tedbirleri gerektirir. Alerjik şokların ortaya çıkmasına yolaçan çok sayıda ilâç vardır. Bu ilâçlar arasında penisilin, streptomisin, aspirin, piramidon, kinin, meprobamat, ensülin, heparin, kemot-ripsin ve B1 vitamini sayılabilir. Serum tedavisinin başlangıcında da alerjik şok­lar görülebilir.
Üst deri: Alerji üst deride gözle görülür birtakım belirtilere yolaçar. Birtakım dış etkenlerle temas deri yangılanmasına (dermit) neden olur. Örneğin bazı ilâç­ların, kozmetiklerin deri üzerine sürül­mesi, kimyasal maddelerin kullanılması hatta deriyi zamanla etkileyen giysiler bu yangılanmanın nedenidir. Birtakım meslek hastalıklarını da alerjiler arasın­da saymak gerekir. Çimento ile çalışan­larda, saç boyayan kadın berberlerinde, saçlarını boyatan kadınlarda görülen deri yangılanmaları bunun bir örneği­dir.
Deride görülen alerji genellikle,.ivegen yada süreğen bir egzema niteliği göste­rir. Bu egzema çoğu kere temas nokta­sında belirir fakat sonradan yayılır. Be-sinsel ya da ilâç kökenli alerjen madde, deri düzeyinde bir antijen-antikor çatış­ması doğurur ve bu çatışma bütün vü­cuda yayılan bir döküntü ile açığa çıkar­sa, bu tip bir alerji Quincke ödeminde olduğu gibi gırtlak ve yutağa yayılabilir ve son derece tehlikeli bir soluk tıkan masına neden olabilir.
Bunların yanı sıra son derece zararsız olmakla beraber çok yaygın olan ve gü­neşin yolaçtığı alerjiler vardır. Güneşte yanma tutkusu yüzünden yaz aylarında güneş alerjisi çok yaygınlaşmaktadır. Güneş ışınlarının yolaçtığı egzema ya da ürtiker ışığa karşı duyarlılığın bir sonucudur. Bu olay dış ya da iç kaynaklı olabilir. Dış kaynaklı duyarlık durumun­da derinin güneş ışığına karşı aşırı du­yarlılığına çoğu kez güneşten korunmak için sürülen maddeler yolaçar. Bu du­rumlarda yapılacak en iyi iş, en uygun korunma maddesini seçmek için bir he­kime danışmaktır. Bazı güneş yağlarının içinde alerjen maddeler bulunur. Ayrıca bergamot esansı içeren güneş yağların­dan da kaçınmak gerekir. Çünkü berga­mot esansı bir pigmentleşmeye yolaçar. Fakat alerjiye sadece bu maddeler yolaçmaz. Nitekim sülfamitler, şeker has­talığına karşı kullanılan yeni ilâçlar ve bazı sidik söktürücü ilâçlar, antihistaminikler, antibiyotikler, yatıştırıcı ilâç­lar, uyku ilâçları, bağırsakları yumuşak tutan ilâçlar da üst deriyi duyarlı bir hale getirebilirler, özellikle sinek sok­malarına karşı kullanılan birtakım antihistaminik kremler güneş ışını kökenli egzemaya yolaçarlar. C vitamini ve iç­lerinde C vitamini bulunan besinler (maydanoz, biber, frenk üzümü gibi) renk giderici özelliklere sahiptirler. Evde kullanılan temizleyici maddelerin (deterjan) sebep olduğu bütün alerjiler güneşin altında artar. Bazı dudak boyaları da güneş ışınlarının etkisi ile dudakta zedelenme ve şişme­lere yolaçar.
Nedeni bilinmemekle birlikte alkol, ışı­ğın yolaçtığı bütün alerjileri ağırlaştırır.
Alkolü bırakınca alerji ortadan kalkar. Yol kaplamalarının büyük bir bölümünü oluşturan katran, uzun süre gün ışığı ile karşı karşıya kalan yol işçilerinde şiddet­li bir alerjiye yolaçar.

Alt Kategoriler: , , , , , ,

Üst Kategoriler Cilt Ve Deri Hastalıkları, Hastalıklar Ve Tedavisi, Kulak-Burun-Boğaz Sağlığı |

Comments