Asalaklara Bağlı Sidik Yolu İltihabı
Asalaklara bağlı sidik yolu iltihaplarına (tek başına ya da mantar ya da bakterilerle birlikte) günden güne daha sık rastlanmaktadır. Kamçılı asalaklar (trichomonas vaginalis) kadınlarda, tahriş edici, köpüklü bir akıntıya, erkeklerde de inatçı bir sidik yolu iltihabına yol açar. Bunun ne deni, çoğunlukla antibiyotiklerle tedavi edilmesidir; oysa ardarda etkili kimyasal tedavi (kadınlar da hem ağızdan, hem de döl yolundan uygulan malıdır.
Asalak her zaman ilk incelemede bulunama dıgındtın, tanınması için son derece dikkatli olmak gerekir.
SÜREĞEN SİDİK YOLU İLTİHAPLARI
Süreğen sidik yolu iltihaplarının büyük bolü mü, enfeksiyon kökenli sürüncemeli sidik yolu iltihaplarıdır.
Bununla birlikte, bazı enfeksiyon etkenleri, özellikle mikoplazmaiar. doğrudan doğruya süreğen bir sidik yolu iltihabıyla kendilerini gösterirler.
Süreğen sidik yolu iltihabının evrimi, bazen ivegen ya da asivegen tekrarlamalarla şiddetlenir
Haftalık, iltihap kökenli sidik yolu darlıklarının oluşumunu kolaylaştırır.
REİTER-FİESSİNGER-LEROY SENDROMU
Roller – Fiessinger – Leroy sendromu ya da Sidik yolu travmalarının en ciddi ve hemen her zaman görülen sonucu, kopan her iki parçanın birbirinden uzaklaşması ve bu bölümde kan pıhtısı ve bağdokusu gelişiminin yerini alan nedbe dokusu oluşmasıdır.
Reiter hastalığı, sidik yolu iltihaplarının özel bir biçimidir. Bu hastalıkta sidik yolu iltihabı, bir hastalık grubunun (ishal dönemi, sonra eklem iltihabı, daha sonra gözle ilgili belirtiler) öğelerinden biridir.
Hastalık, Fransız ordusunda Fiessinger ve Leroy. Alman ordusunda da Reiter tarafından, 1916″-da aynı zamanda bulunmuştur.
Cezayir savaşı sırasında (1956-1962) rastlanma sıklığının çoğaldığı gözlenmiştir.
Sendromun, büyük bir olasılıkla, bir bağışıklık olayına bağlı olduğu sanılmaktadır; sorumlu virüs ortaya konamamıştır. Trik virüsü ve mikoj-plazmaların önemli rol oynadığı düşünülmektedir. Sendromun kökeninde çeşitli mikropların bulunduğu, ama bunların, yalnızca bir özbağışıklık hastalığını ortaya çıkaran etmenler biçiminde etkidikleri kabul edilmektedir.
Hastaların yüzde 90′ında başlangıç, yalın ya da dizanterimsi kısa bir ishalle belirir. İshal, asıl sidik yolu iltihabından ve göz belirtilerinden 1-3 hafta kadar önce ortaya çıkar.
Göz belirtileri, çoğunlukla, kısa süren, ama tekrarlayan bir göz sümüksel zarı iltihabıyla sınırlanır
Daha ender olarak, daha ciddi belirtiler gözlenir: Saydam tabaka iltihabı (keratit); uvea iltihabı (uveit); iris-kirpiksi cisim iltihabı (iridosik-lit). Sidik yolu iltihabı, sümüksel zar iltihabıyla aynı zamanda ortaya çıkar. İyicil, az ağrılıdır ve bir aydan kısa sürede iyileşmeye doğru gider.
Eklem iltihapları (bir ya da birçok eklemde bağışıklık kökenli süreğen yaygın eklem romatizmasını anımsatan eklem ağrıları) biraz daha geç ortaya çıkar. Genel durum az ya da çok etkilenir; romatizma döneminde ateş yükselmesine sık rastlanır; hastalığın tipik biçiminde çoğunlukla zayıflama görülür. Ama aslında tipik biçime çok sık rastlanmaz. Belirtiler, çoğunlukla ayrı ayrıdır ve olur olmaz sırada, çok değişken bir arayla ortaya çıkarlar. Yalnızca ishal hemen her zaman başlangıçta ortaya çıkar.
Hastalığın evrimi, çok uzun dönemde tekrarlamalarla (eklemlerde, gözlerde, sidik yolunda) nitelenir. Çoğunlukla, ilgili olduğu sistem hastalıklarının dağınık, değişken ve düzensiz görünümünü alır.
Genel geleceği iyidir. Tekrarlamalar önceden kestirilemezler; ama, genellikle iyicildirler.
Tedavi, tetrasiklin grubundan antibiyotikler verilmesine dayanır.
SONDA KONMASINA BAĞLI SİDİK YOLU İLTİHAPLARI
Koruyucu önlem bellidir: Hastanın iyi katlanacağı, sidik yoluna uygun bir sonda seçilmesi ve
hafif dozda, aralıklı koruyucu antibiyotik tedavisi. Sidik yolu içinde yabancı bir cismin (sonda) sürekli bulunması ya da sık sık sokultıp çıkarılması, bazen çeşitli etkenlerle (Gram + ya da Gram —) oluşan bir sidik yolu iltihabına yol açar, Yabancı cisimlerin (sonda) çıkarılmasıyla iltihap durur, ama çeşitli ihtilatlar ortaya çıkabilir: Sidik yolu çevresi iltihabı; prostat iltihabı; erbeziüstü iltihabı (epididimit); v.b.

Leave a Reply