Bağışıklıkla İlgili Tepkilerin İncelenmesi
Bağışıklıkbilim, bağışıklıkla ilgili tepkilerin incelenmesidir. Bağışıklık terimi, biyologlar tarafından uzun süre bir yük azalması, bir ayrıcalık anlamında kullanılmıştır: Kızamık geçiren bir kişi bu hastalığın yeni bir saldırısına karşı dirençlidir; bağışıklık kazanmıştır. Bağışıklık, onun için korunma değerindedir.
Biyoloji biliminin evrimi, bu son kavramı ortadan kaldırdı. Virüsler, bakteriler, bazı kimyasal maddeler tarafından yapılan bir saldırının sonucu, uygun koşullarda beden yeni saldırılara karşı direnç kazanırsa da, bağışıklıkla ilgili tepkilerin tek görünümü bu değildir. Bağışıklıkla ilgili tepkiler, astım nöbetleri, temas sonucu oluşan egzama tipinde deri iltihapları, kan aktarımı şoku, organ aktarımının reddi gibi birçok başka olayı kapsarlar. Gerçekte, «antijen» kimyasal özelliğinde olan ve zorla bedene giren her türlü madde, bedende kullanılması ya da savaşılması gereken yararlı ya da zararlı tepkiler oluşturur. Bu tepkilerin mekanizmasını belirlemek ve çtkilerini denetlemek, bağışıklıkbilimin görevidir.

O halde bağışıklık süreçlerinin gelişimi, protein ya da polisakarit kimyasal yapısıyla nitelenen, yüksek molekül ağırlıklı ve karmaşık yapılı bir antijenin bedene girmesini kapsar. Yakalanan ve «makrofaj» denilen hücreler tarafından yutulan bu madde, makrofajlar içindeki enzimler tarafından yalın antijen özelliğindeki etkenlere parçalanırlar; bu etkenler de lenf dokusunun bağışıklıktan sorumlu beyaz dizi (lenfositler gibi) hücrelerine sunulurlar. Sonuç olarak, elde edilen bilgi bu hücrelerin içinde belleğe (RNA) yerleştirilir. Hücreler artık, her yeni girişte antijeni tanırlar ve onunla bedenin yararına ya da zararına tepkimelere yolaçarlar. Bu görevi taşıyan beyaz dizi hücreleri iki ayrı topluluğun üyeleridirler. «Erken bağışıklık» denilen kanda dolaşan antikorlara bağlı bağışıklığın etmenleri olan ve «imünoglobülinler» adı verilen özel antikorlar salgılayan B lenfositleri; timüste değişime uğrayan yüzeylerinde (ama dolaşmaksızın oldukları yerde) antikor biçiminde etki eden bir madde hazırlayan ve gecikmiş bağışıklık adı verilen hücresel bağışıklıktan sorumlu T lenfositleri. Bu tepki gruplarının her biri, duruma göre yarar ya da zarar verme yeteneğindedirler.
Bağışıklık tepkilerinin çok iyi kullanıldığını kanıtlayan birçok örnek verilebilir. Aşıların sağladığı etkin bağışıklık, daha önceleri öldürücü olan çiçek, tetanos, kuşpalazı ve çocuk felci gibi hastalıklarla etkili biçimde savaşma olanağını sağlamıştır. Bağışık hayvan serumları ve özel insan gamaglobülinleri tetanos, boğmaca ve virüs kökenli karaciğer iltihabına karşı erken edilgin bağışıklık sağlarlar. Özel serumlar, Rhesus etmeni tarafından oluşturulan anne-dölüt arasındaki kan uyuşmazlığı tehlikelerini önler ve organ aktarımının reddine karşı savaşırlar.
Alerji hastalarının alerji etkenine karşıt duyarsızlaştırılması, yarışma yoluyla bu hastalıkların nöbetlerinden sorumlu tepkileri yansızlaştıran ve ((bloke edici» adı evrilen antikorların yapımına yolaçar. Ama bu arada, zararlı bağışıklık tepkilerine de birçok örnek verilebilir. Bu tepkiler alerji hastalıklarını başlatır ve sürdürürler; zaten bir aşırı duyarlık tepkisi olan anafilaksi nöbetlerini, kan aktarımı şoklarını, Rhesus etmenine bağlı olayları başlatırlar, organ aktarımının reddini koşullandırırlar. Bedenin kendi özel maddelerini yıkan antikorlar oluşturduğu özbağışıklık olaylarında rol oynarlar. Hattâ, bir hastalığın ve özellikle de kötücül urun gelişmesini kolaylaştıran ve kolaylaştırıcı adı verilen antikorlar vardır.
Bağışıklıkbilimdeki gelişmelerin, yararlı bağışıklık tepkilerinden yararlanmayı, bedene zararı dokunanları da ortadan kaldırmayı ya da etkilerini sınırlamayı sağlayacağı düşünülmektedir. Anatoksinler için gerçekleştirilen, pnömokok ve menengokoklar için de gerçekleştirilmesi beklenen aşı antijenlerinin seçim ve arıtılması, daha etkili aşıların ortaya çıkmasını sağlayacaktır. Özel imünoglobülinlerin sağladığı yerel bağışıklık çalışmalarındaki gelişmeler, çocuk felcine karşı ağızdan aşıyla olduğu gibi, solunum hastalıklarına karşı burun yoluyla, kolera ve tifoya karşı barsak yoluyla, yeni bağışıklık biçimleri getireceklerdi.
Tetanos ve boğmacanın önlenmesi için yapıldığı gibi, at serumu yerine özel insan gamaglobülinlerinin geçirilmesi, bütün serum tedavisine uygulanmalıdır. Kansere karşı bir bağışıklığın varlığının bulunmasını sağlayan çalışmaların ve bu bağışıklığın BCG ve bakteri özleri aracılığıyla uygulanan bir bağışıklık tedavisi tarafından güçlendirilmesinin büyük ölçüde gelişmesi beklenmektedir. Vericinin antijenlerine karşı özel bir bağışıklık toleransı olayının, dölüt organizmasının, yarattığı organizmayı kendi antijenlerini tanımaya ve daha sonra kabul etmeye hazırlamak için yaptığı olaya benzer biçimde yapay olarak gerçekleştirilmesiyle, organ aktarımlarını kolaylaştırmak umudu doğmuştur.













Leave a Reply