Böbreğin Hastalanmasının Yansımaları
BÖBREK VE ATARDAMAR YÜKSEK BASINCI
Böbrek ve atardamar yüksek basıncı çoğunlukla birbirlerine bağlıdırlar. Nedeni ne olursa olsun, atardamar yüksek basıncı, evrimi boyunca böbrek işlevine yansır.
KLİNİK BELİRTİLER
— Çok değişik
— Başlıcaları kan işeme ve genel durumun bozulması
Karın uru ve sindirim bozuklukları
Böbrek yetmezliği: Sidik çıkaramama
Taş
Sidik yolu enfeksiyonu Atardamar yüksek basıncı Kan işeme kolaylaştırıcı etmenidir. Bütün hastalarda, böbreğin hastalanması, atardamar yüksek basıncını ciddileştirir.
Böbrek sapındaki bazı atardamar anormallikleri, atardamar yüksek basıncına yol açarlar.
Böbrek atardamarındaki bir darlık (ister doğuştan, ister sonradan gelişmiş olsun), henüz tam olarak açıklanmamış karmaşık bir mekanizmayla atardamar yüksek basıncına neden olur. Teşhis erken konursa, bu darlığı gidermeye yönelik cerrahi bir girişim iyileşme sağlayabilir. Ama yıllar sonra yapılacak bir ameliyat, yerleşmiş bir atardamar yüksek basıncı olayının gelişmesini engellemekten öteye gidemez. Daralma yalnızca böbrek ana atardamarında değil, kutup atardamarlarında da olabilir Kutup atardamarları böbrek atardamarlarından çıkıp böbreğin 2 kutbuna doğru giden damarlardır. Her kişide bulunmaz, hastaların yüzde 20′den azında bulunurlar.
İster böbrek atardamarı, ister kutup atardamarı daralması söz konusu olsun, teşhis atardamar filmi çekmeye ve radyoizotop incelemesine dayanır.
Erken teşhis, bazen etkili bir ameliyatla iyileşme sağlayabilir. Teşhiste geç kalınırsa, iyileşme değil, ancak biraz düzelme beklenebilir.
Bazı hastalardaysa, atardamar yüksek basıncı bir böbrek hastalığının klinik tablosunun bir parçasını oluşturur ve bu hastalığın ihtilatıdır.
İvegen börek iltihapları genellikle, atardamar yüksek basıncıyla birlikte bulunurlar; ama böbrek hastalığının iyileşmesiyle, atardamar yüksek basıncı da yiter.
Atardamar yüksek basıncı, bütün süreğen böbrek yumacıkları iltihaplarının az ya da çok geç bir evresinde belirir. Bu durumda, böbrek yetmezliğinin belirtisi olan bir ihtilattır.
Dakika filmli ilaçlı boşaltım sistemi filmi çekme ve fürosemit tarafından hızlandırılmış sidik bollaşmasıyla kanıtlanan tek yanlı böbrek hastalığında, ortalama yüzde 50 iyileşme sağlayan böbrek çıkarma ameliyatına başvurmak gerekir.
Bazı böbrek havuzcuğu ara dokusu iltihaplan da atardamar yüksek basıncına yol açarlar. Ama bunların rolü, atardamar yüksek basıncının ortaya çıkışını kolaylaştırmaktan öteye gitmez; çünkü bu gruptaki atardamar yüksek basınçlıların, ailelerinde de atardamar yüksek basıncı vardır. Olayın, her zaman kalıtımsal olan çok kistli böbrek hastalığındakiyle aynı olduğu sanılmaktadır.
Atardamar yüksek basınçlarının ortalama yüzde 6’sı böbrek atardamarlarındaki normallik ya da bozuklara bağlıdır; yüzde 10′dan çoğu da, atardamarlarla ilgili olmayan böbrek hastalıklarına bağlıdır.
BÖBREK VE ŞEKER HASTALIĞI
Şeker hastalarının ortalama yüzde 10′unda, hastalığın belirli bir evriminden sonra böbrekler de hastalanır. Şeker hastalığında 2 niteleyici böbrek hastalığı oluşur: Böbrek yumacıkları iltihabı; papilla doku ölümü.
Şeker hastalığına bağlı böbrek yumacıkları iltihabı;
Şeker hastalığına bağlı böbrek yumacıkları iltihabı (Kimmelstiel-VVilson hastalığı), ayrım gözetmeksizin bütün kılcal damarlara yerleşen süreğen bir böbrek iltihabıdır. Bozunlar ilerlediklerinde, böbrek yumacığını bütünüyle kaplarlar; mikroskop altında yumacık, ekmek hamuru görünümü alır. Hematoksileneyozin ile pembeye boyanan bir madde birikimi vardır.
Klinik ve biyolojik belirtiler, bütün süreğen böbrek yumacıkları iltihaplarında rastlanan belirtilerle aynıdır.
Nefrotik sendrom burada son derece çok ciddidir. Hastalığın geleceği birkaç yılda kötüleşir.
Çocuklarda şeker hastalığının insülinle erken tedavisi, böbreği, şeker hastalığının verdiği zararlardan korur.
Hastanın kendisinin sidiğindeki şeker oranını her gün denetlemesi, şeker hastalarının tedavisinin düzenlenmesinde temel koşullardan biridir.
davisi güçtür; çünkü kortizon, bağışıklık bastırıcılar gibi böbrek hastalığı için kullanılacak birçok ilaç, şeker hastalığı için sakıncalıdır. Sidik söktürücülerin ve atardamar yüksek basıncını düşürücü ilaçların seçimi de çok sınırlıdır.
Papilla doku ölümü
Papilla doku ölümü, özellikle şeker hastalarında rastlanan böbrek havuzcuğu ara dokusu iltihabının ciddi bir ihtilatıdır. Şeker hastalığının kolaylaştırdığı enfeksiyon sonucu, önce bir böbrek havuzcuğu ara dokusu iltihabı oluşur ve bu iltihap, papillanm yıkımına yol açar (papilla parçalarına sidikte rastlanır). Burada da ilaç seçimi güçtür; çünkü tetraşiklin, streptomisin, kolistin, kanamisin gibi birçok antibiyotik tehlikelidir.
Ayrıca, özellikle yaşlı şeker hastalarının yaklaşık dörtte birinde, yalın ama kolayca tekrarlayan böbrek havuzcuğu ara dokusu iltihapları oluşur.
Özellikle gençlerdeki şeker hastalığında durum tehlikelidir. Genç şeker hastalarının yüzde 10′unda, böbrek yetmezliği ölüme yol açar.
BÖBREK VE GEBELİK
Gebelik ve böbrek çalışması
Gebelik sırasında bütün boşaltıcı yollar (çanaklar, havuzcuk, sidik borusu) genişler. Bu, sidik durgunluğuna, dolayısıyla de enfeksiyona yol açar.
Yumacık süzmesi yaklaşık yüzde 50 artmıştır.
Üre ve ürik asit temizleme katsayısı yükselir.
Böbrek borucuklarından glikozun geri emilimi azalır ve gebe kadınların ortalama yüzde 40′ı şeker hastalığı olmadan glikoz işerler (glikozüri). Gebelik sırasında kesin bir tuz tutma vardır; bu da ödem oluşmasına yol açar.
Gebelik zehirlenmesi (gebelik nefrozu), gebeliğin son üç ayında beliren işlevsel bir böbrek hastalığıdır. Bozun yumacıklardadır. Doğumdan sonra ortadan kalkar.
Gebelik zehirlenmesinin başlıca klinik belirtileri, ödem, atardamar yüksek basıncı, albümin işemedir (albüminüri). Gebelik sırasındaki en ciddi ihtilatı, havale nöbetidir.
Yaygın baş ağrısı, baş dönmesi, kulak çınlaması, baygınlık ve çoğunlukla geçici görme yitimiyle kendini gösterir.
Aynı zamanda atardamar basıncı yükselir ve albümin işeme yoğunlaşır. Sidik miktarının azaldığı (oligüri) gözlenir.
Sonra apansızın, sara tipinde nöbet ortaya çıkar. Evrim, hastaların üçte birinde çok ciddidir. Gebelik zehirlenmesi olan kadınlar sık olarak erken ve ölü doğumlar yapar. Annelerde ölüm oranı havale öncesi dönemde yüzde 1, havale nöbeti sırasında yüzde 10′dur; ölüm nedeni özellikle sol kalp yetmezliği ve akciğer ödemidir; gebeliğin durdurulması en umutsuz hastalarda bile hızla iyileşmeyi sağlar. Hastaların bir bölümünde albümin işeme ve atardamar yüksek basıncı sürer.
Gebeliğin düzenli olarak denetlenmesiyle, havaleye hemen hiç rastlanmaz; çünkü erken tedavi edilen bütün zehirlenmeler, hiç bir zaman ihtilata yol açmaz.
Gebelik ile böbrek hastalıkları arasındaki karşılıklı etkiler
Böbrek hastalıkları hem anneyi, hem dölütü etkilerler. Gebelik sırasında oluşan böbrek yumacıkları iltihabında, annedeki böbrek hastalığı ihtilata yol açmaz; ama hemen her zaman düşüğe neden olur.
BÖBREKLER
Gebelik, süreğen böbrek yumacıkları iltihabına yakalanmış kadınlarda bu hastalığı ciddileştiren bir etkendir. Gerek gebelik zehirlenmesine, gerek kendiliğinden düşüklere sık rastlanır. Bu arada, birincil nefrotik sendromda, hastalığın geleceği gerek dölüt, gerek anne için iyidir.
Gebelik, sidik enfeksiyonunu, dolayısıyla de böbrek havuzcuğu ara dokusu iltihabının belirmesini kolaylaştırır.
Gebe kadında sidik enfeksiyonunun tedavisi, tehlikeyi ortadan kaldırır.
BÖBREK TRAVMALARI
Böbrek travma bozuklarının sıklığı, anatomik açıdan daha kolayca zarar görebilen sidik torbası, sidik yolu gibi boşaltım aygıtının alt bölüm organlarına oranla daha azdır.
Böbrek, karşıdan gelen darbelere karşı alt kaburgalarla korunur. Arkada, böbrek ile deri arasında üst üste 4 kas düzlemi vardır.
BÖBREK EZİLMESİ
Organın yerleşiminde görüldüğü gibi, böbrek ezilmesi ender olarak ön ya da arkadan gelen dolaysız bir darbeye bağlıdır. Hastaların çoğunda böbrek, böğürün 2 sert düzlem arasında sıkışmasıyla (bir araç altında ezilme; çöken yıkıntılar altında kalma; v.b.) zedelenir. Kan işeme zedelenmeyi ortaya koyar. Belde ağrı vardır. Kan pıhtıları böbrek sancısına yol açabilir. Bel çukurunun klinik muayenesi, karın zarı arkasında kan birikimi bulunup bulunmadığını anlamada çok önemlidir. Karşıt madde verilerek çekilen boşaltım sistemi filminde böbrek çoğunlukla sessizdir (filmde görülmez). Ama birçok hastada, damar dışı kan sızması ya da böbrek çevresinin de saydamsızlaşmasıyla birlikte iyi süzme yapan bir böbrek görülür.
Genel durum olanak verirse çekilebilen atardamar filmi, iyi bir inceleme sağlar. Böbrek çevresine toplanmış kan kütlesi tarafından böbreğin itilmesi, tam ya da kısmi atardamar tıkanması, böbrek toplardamarı tıkanması, kılıf içinde damar bozunu olmaksızın böbrek dokusu yırtılmaları gözlenebilir. Çok daha ender olarak, böbrek kılıfı yırtılmış olabilir; geç evrede çekilen seçici atardamar filmi, daralmış ince bir böbrek atardamarı, bir atardamar ya da atardamar-toplardamar anevrizması, eski kan birikmelerinden oluşan damarlanması yitmiş böbrek dokusu bölgeleri gösterebilir.
Görüldüğü gibi, böbrek atardamarı filmi, böbrek zedelenmesi karşısında erken ya da geç ameliyata karar vermek için en iyi muayene yöntemidir.
Ağır kanama ve ciddi böbrek zedelenmelerinde nispeten sık rastlanan ve az sidik çıkarma ya da hiç çıkaramama, kan işeme, atardamar düşük basıncı, dolanan kan hacminde azalmayla gelişen ivegen böbrek yetmezliği dışında, hastalığın geleceği ve evrimi, böbrek çevresinde kan ve sidik toplanmalarının miktarına bağlıdır. ;
ÖTEKİ BÖBREK TRAVMALARI
Böbrekte yaralanmalar hemen her zaman delici silahlarla ya da mermilerle oluşur. Böbrek zedelenmelerine göre çok daha az rastlanır. Tedavisi ameliyattır.
Ezilme sendromu
Böbrek, yalnızca doğrudan kendine olan travmalardan değil, kanamaya, şoka ve özellikle kas ezilmesine neden olan bütün travmalardan etkilenir.
Ezilme sendromunun (ya da crush sendromu) ciddiliğinin nedeni gizli kalmasıdır; böbreği akla getiren hiç bir belirti yoktur. Yalnızca kazadan 3-4 gün sonra sidik çıkaramama yerleşir ve yaralı kişi ivegen böbrek yetmezliğine girer.
Travma geçirenlerin sidik çıkaramama şoku konusunda yapılan istatistikler, bu kişilerin böbrek dışı kan temizlemeyle yaşama şanslarının % 50′nin üstünde olduğunu göstermektedir; oysa on yıl önceye kadar, bu yaralıların büyük bir çoğunluğu sidik çıkaramama yüzünden ölüyorlardı. Doğuştan ya da sonradan oluşan nedenlerle tek böbrekli kalmış kişilerde, böbrek üstüne travmaların son derece ciddi sonuçlanabileceği açıktır. Ama günümüzde bu durum umutsuz değildir. Kazaya uğrayan kişi, böbrek aktarımı uygulanması olanağı beklenirken, böbrek dışı temizleme ile sağ tutulabilmektedir.
Böbrek yırtılmaları
Sağlam böbrekte travma sonucu yırtılmalara oldukça sık raslanır. Hastalıklı bir böbrek üstüne gelen hafif bir darbe bile, yırtılmaya neden olabilir.
Havuzcuk yırtılması
Tek başına havuzcuk yırtılması, her zaman havuzcuk boşluğu içinde basınç artışı sonucu ortaya çıkar. Böbrek taşının bir ihtilatıdır. Sidik borusu ile havuzcuğun ağızlaşma yerinde sıkışan bir taş, sidik boşaltımını nerdeyse bütünüyle engeller. Böbrek havuzcuğu genişler ve çok şişirilmiş bir balon gibi yırtılabilir. Olay apansızın oluşur ve genellikle böbrek sancısı nöbetini izleyen saat ya da günlerde kendini gösterir.
Teşhis röntgen muayenesiyle konur. Damar içine karşıt madde verilerek çekilen boşaltım sistemi filmi, böbrek saydamsızlaşmasının yavaşlığıyla nitelenir. Çanaklar ve havuzcuk, ancak geç filmlerde görünür; görüntü fazla net değil, belirsizdir.
Ayrıca, böbrek ile kalın barsak arasındaki alanda karşıt madde birikintisi, böbrek dışı sidik toplanmasını simgeler. Cerrahi girişim sonuçları genellikle başarılıdır














Leave a Reply