Bağlantılar

Son Eklenenler

Bağlantılar


« Kan İşemeye Yolaçan Başlıca Böbrek Hastalıkları | Main | Yapay Böbrek Ve Böbrek Nakli »

Böbreklerin İşlevlerinde Görü­len Düzensizlikler

By admin | Temmuz 27, 2008

Şimdi de böbreklerin işlevlerinde görü­len düzensizliklerin sonucu olan hasta­lıklar üzerinde duralım. Yüzyılımızın ilk yılarında, Fernand VVidal adlı ünlü bir Fransız hekimi bu tür hastalıkları ayrın­tılı bir biçimde incelemiştir. Aradan ge­çen zaman karşı VVidal’in saptadığı dört belirti yine de geçerliğini korumakta­dır.
İlk iki belirti, albümin işeme (albuminü-ri) ve ödem belirtisidir. Bu iki belirti arasında yakın bir bağlantı olduğu için genellikle ikisi bir arada değerlendirilir. Albümin işeme, plazma proteinlerinin sidiğin içine geçmesidir. Bu nedenle albumin işemeye protein işeme (proteinü-ri) adı da verilir. Bu durum böbrek glomerüllerinin anormal bir geçirgenliğe sahip olması halinde söz konusu olur ve böbreklerle ilgili hastalıkların çoğunda rastlanılır. Hasta bu durumu ancak bir sidik tahlili sonucunda fark eder. ödem belirtileri genellikle albümin işeme ile birlikte görülür ve saptanması çok daha kolaydır, ödem genellikle or­ganizmada bulunan sodyum klorürün dokularfn içine süzülmesi sonucu olu­şur. Başlangıçta uykudan uyanınca özellikle yüz ve gözkapaklarında şiş gö­rülür; akşamları da ayak bileklerinde şiş vardır. Ödemler giderek ayak ve bacak­lara yayılır ve önemli biçim bozuklukla­rı yaparlar. Bu durumda ilk yapılacak şey tuz yemekten kaçınmak olmalıdır. Üçüncü belirtiye, Widal azotemi adını vermiştir. Adından da anlaşılacağı gibi burada organizmadaki azot miktarı ar­tar, dolayısıyle kandaki üre oranı da ço­ğalır. Normal olarak bir litre kandaki üre miktarının 0,5 gramı geçmemesi gere­kir. Günümüzde azotenriiye böbrek ye­tersizliği belirtisi de denilmektedir. Azoteminin belirtileri iştahsızlık, yor­gunluk, yemeklerden sonra ağırlık, uyu­şukluk, kusmalar ve sürgünler biçimin­de olur. Bu genel belirtiler başka hasta­lıklarda da görülebildiğinden teşhise yardımcı olmazlar. Bununla birlikte hu­zursuz bir geceden sonra gün boyunca görülen uyuşukluk özellikle önemli bir belirtidir. Hastalık yavaş yavaş gelişerek böbrek yetersizliğinin en tehlikeli duru­mu olan üre komasına varabilir. Azotemi, kan plazmasının bileşimine göre organizmanın hücre ve hücre dışı bölümlerine suyun yetersiz bir biçimde dağılmasına da yolaçar. Hücre dışı su dağılımının aşırı olması ödemlere yol­açar.
Buna karşılık, sürekli kusmalarda oldu­ğu gibi büyük su kayıpları ya da kolera­da görülen sürgünler, hücre dışı su dağı­lımını yetersiz kılarak hastada yorgun­luk, deride kuruluk, kırışıklık, kolayca buruşma gibi belirtilere yolaçar.
VVidal’in sonuncu belirtisi tansiyon yükselmesidir. Böbrek bozukluğunun kan damarları üzerindeki sonucu tansiyon artışını doğurur.
Böbreklerde ilginç adlar taşıyan hastalık durumları da vardır, örneğin “at nalı böbreği” durumunda iki böbrek tepe bölgelerinde doğuştan birbirleriyle ya­pışıktır. Fakat bu durum, böbreklerin çalışması üzerinde hiç bir olumsuz etki­de bulunmaz. Ancak böbreklerden biri­ne cerrahî bir müdahale yapılması gere­kirse bu ameliyat zor olur. “Yüzen böbrek” ise kalça kemiği ya da bel omurları düzeyine inmiştir. Bu olay karın bağır askılarının gevşemesi sonu­cu oluşur. Bu durumda sidik borusu üzerine gelen basınç bazen sidiğin düz­gün olarak dışarı atılmasına engel olur. Hasta böbrek ağrısı çeker. Bu durumda uygun bir beden eğitimi ile böbreğin es­ki yerini almasına çalışılır.

Alt Kategoriler: , , , , ,

Üst Kategoriler Böbrek hastalıkları, İç Hastalıklar(Dahiliye) |

Comments