Boğazına Düşkün Olan Çocuk
BOĞAZINA DÜŞKÜN OLMAK ÇOCUĞUN HAKKIDIR
Anne ilk yıllardan itibaren çocuğunun tat zevkini biçimlendirebilir. Çocuk alışılan tatları değerlendirmeyi öğrenebilir ve yenilerine karşı merak duymaya yöneltilebilir. Yapay kokularla besinlerin doğal tadı arasında ayrım yapmaya da yavaş yavaş alışacaktır. Masa zevkle hazırlanmışsa, çocuk sevinçle yemek yer. Çocuğun büyüklerin masasında elden geldiğince çabuk yemek yemesi istenmelidir. Böylece, aile ortamına ayak uyduracak, oyalanmadan yemek yemeyi ve öbür kişilerin de doymalarını beklemeyi öğrenecektir. Çocuğu başkasından yardım görmeden yemek yemeye alıştırmak iyi olur. Genellikle bir buçuk yaşına doğru, kaşığı doğru kullanabilecek duruma gelir ve bundan mutluluk duyar. Açlığını gidermek için ağzına bir şeyler atmak, hatta yiyeceği ile oynamak çocuğa zevk veren şeylerdir. Çocuk bir yaşındayken kötü bir davranışı yüzünden azarlanırsa, yemek düşüncesine ceza fikrini de ekleyecektir. Bu nedenle, anne azarlamalarında ölçülü olmalı ve ona masadaki davranışlarının nasıl olması gerektiğini sabırla öğretmelidir. Üç ya da dört yaşına doğru, gerek erkek, gerek kız çocuklar yiyeceklerin hazırlanmasıyle ilgileneceklerdir. Annelerine sebze ayıklamakta, salata yıkamakta, yumurta çırpmakta, pasta yapmakta yardım etmek isteyeceklerdir. Bütün bu işler yemekten daha fazla zevk almalarına yol açacaktır. Bundan başka, temizliğe ve düzene alışacaklardır. Tabii, çocuğun bütün yaptıklarını sabırla karşılamak, masayı ve çocuğu temizlemek, olanı biteni hoş karşılamak gerekir. Bu da her zaman kolay değildir, özellikle ateşe, bıçaklara, elektrikli aygıtlara, fırınlara kısacası ona zarar verebilecek bütün eşyalara dikkat etmek gerekir.













Leave a Reply