SPONSORLU BAĞLANTILAR

Çocuğu(Bebeği)Memeden Kesmenin Ruhsal Sonuçları

MEMEDEN KESMENİN RUHSAL SONUÇLARI
Annenin çocuğa ilk mamayı verdiğinde bütün bunları bilmesi gerekir. Çocuk iyi huylu ve iştahlı bile olsa, hatta kendisi­ne uzatılan her şeyi severek yese bile, memeden kesmeyi dengeleyecek bir şe­ye gereksinme duyar. Aynı zamanda, annenin çocuğun ilk oyunlarına ve gün boyunca yaptığı hareketlere de büyük ölçüde katılması gerekir. Anne özellikle bebeğin hangi saatlerde banyo yapmak­tan ya da gezmeye götürülmekten hoş­landığına dikkat etmelidir. Böylece, ço­cuğun kafasında, “besleyen anne” im­gesi yerini yavaş yavaş “oyun oynayan anne” ya da “konuşan anne” imgesine bırakacaktır.Çok açık ve anlaşılır olan bu davranış annenin çocuğunu memeden kesme sı­rasında duyduğu derin kararsızlıktan i ileri gelir. Çocuğu o zamana kadar ken­disi emzirmişse, bu kararsızlık daha da belirginleşir. Çocuğunu kendi sütüyle beslemek anne için, bir cinsel zevk ve doyum nedenidir. Çocuğuna kaşıkla; mama verirken, çocuğundan vazgeçtiği duygusuna kapılır.
Annenin yürek sıkıntısı ve kararsızlıkları çocuğa da geçer ve çoğu kez onun ma­ma yemeyişinin nedenini meydana geti­rir. Gerçekten de, mamayı anne yerine’, bir başkası verirse, çocuğun daha bir is­tekle yediği görülür.
“Kaşık sorunu”na soğukkanlılıkla eğil­mek için, anne kendisini ve sevgisini çocuğuna adamak bakımından elindej birçok olanak bulunduğunu düşünmelidir. Çocuğun belli bir hareket özgürlü­ğünü en kısa sürede kazanması için ona yardım etmek zorunda olan kişi annedir.Böylece, anne çocuğun bir kişilik kazanmasında en önemli rolü yüklenmiş olur. Çocuk annenin denetiminde bir ki­şilik çekirdeği oluşturur. Yani dıştan ge­len deneyleri düzenleyecek (daha sonra da değerlendirecek) bir yetenek gelişti­rir. Ters görünse bile, anne çocuğunun kendisine her an ihtiyaç duymayacak bir duruma gelmesi için en kısa zaman­da elinden geleni yapmalıdır. Gebelik bir ayrılmayla son bulacak bir çeşit ortak yaşam, emzirme ise bebeğe daha büyük bir özgürlük getirmesi gere­ken geçiş dönemidir. Memeden kesme böyle bir özerklik yolu üzerinde önemli bir evreyi meydana getirir. Bu nedenle bu girişime çocuğun kaşığa, mamaya, yeni tatlara olumsuz tepki göstermeye­ceği anlaşıldığı zaman geçilmelidir. Bu durumda, çocuk yeni beslenme biçimi­ni sıkıcı bir şey değil de bir merak konu­su olarak görür. Annenin yapacağı tek şey ona güven vermektir. Bu dönemin başka bir özelliği de şu­dur: Çocuk başparmağını emme ya da yumruğunu ağzına götürme zevkini keş­feder. Başlangıçta, annesi onun bu dav­ranışından hoşlanır, ama sonra endişe­lenir. Çünkü dişlerinin eğri çıkmasından korkar. Sağlık ve tıp açısından değerlen­dirmelere girmeden önce, bu deneyin kesinlikle psikolojik bir anlam taşıdığını belirtmeliyiz: Bebek, elini emerek, an­nesinin yerini bir başka zevk kaynağıyle doldurabileceğini sanır. Bu buluş onu rahatlatır ve kendisine gerçek bir dost yaratabileceği kanısını verir. Başparmağı nı emerken yüzünde okunan derin mut­luluk bunun bir kanıtıdır. Biraz daha büyüyünce bile, güç dönemlerden ge­çerken yine bu harekete başvurur. Bu davranış, onun yeniden güven duygusu bulmasına yardım eder. Çocuğun bu alışkanlığını ortadan kaldır­mak için fazla zor kullanmamak gerekir. Oyunlarla, oyuncaklarla ilgilenmeye başlayınca, ya da arkadaşlarıyle ilişkiler kurmaya yönelince, çocuk bu alışkanlı­ğı kendiliğinden bırakacaktır. Üstelik, çocuğun başparmağını emmesi bir anlama, öğrenme yolunu da açar. Gerçekten de, bebeğin dudaklarındaki duyarlılık çok gelişmiştir. Bulduğu bü­tün nesneleri ağzına götürmesinin ne­deni de budur. Böylece onları daha iyi tanır. Başparmağını emerken de, kendi vücudunun bir parçasını tanıma olana­ğını elde eder.

About the Author

admin

Leave a Reply

You can use these XHTML tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>

Reklam İçin İletişim Adresi: ismail.001@hotmail.com Telefon: 0542 219 21 99