Çocuğun Düzenli Beslenmesinin Önemi
İYİ BİR BESLENME DÜZENİ HER ŞEY DEĞİLDİR
Çocuğun sağlığı için, iyi bir beslenmenin yanında, temiz hava, güneş,hareket ve vücut sağlığının da büyük önemi vardır. Temiz hava ve güneş çocuğun yalnız anneleri sevindiren canlı ve>sağlıklı görünümü kazanmasını sağlamaz, ayrıca sağlam bir kemik yapısı oluşumunu da hazırlar. Bilindiği gibi, iskeletin temel hammaddesi olan kalsiyum vücuda özellikle süt ve sütlü maddelerle girmektedir. Ancak, kalsiyumun kemiklerde depolanması bol miktarda D vitamini alınmasına bağlıdır ve bu da vücudun yeterli bir süre güneşte kalmasıyla gerçekleşir. Gerçekten, güneşteki morötesi ışınların etkisi ile kolesteroldaki kimi maddeler D vitaminine dönüşmektedirler. D vitamini her ne kadar yumurta, süt, balık, ciğer gibi besinlerde bulunursa da, bu besinlerin gelişmekte olan bir vücuda sağlayacağı vitamin miktarı çok az olmaktadır. Gelişen çocuğun D vitamini gereksinmesinin ne denli önemli olduğu doktorlar tarafından konsantre halde verilen vitamin dozunun giderek artırılmasından da anlaşılmaktadır. Doktor öğütlemedikçe hiç bir ilâcı kullanmak doğru değildir. Alınacak D vitamininin dozunu mutlaka doktorun ayarlaması gerekir. Çünkü, bu vitaminin aşırı derecede birikimi daha sonra giderilmesi olanaksız zararlara yolaçabilir. En iyi çözüm yolu çocuğu açık havada bırakmak, uygun mevsimlerde, kol ve bacaklarını çıplak tutmak, kendi kendine hareket edebilecek kadar büyüdügünde ise bütünüyle soyunuk olarak güneşte kalmasını sağlamaktır. Bu havalandırma yönteminin hiç bir sakıncası yoktur. D vitamini sağlamak yönünden kırda büyüyen çocuklar kenttekilere oranla avantajlıdırlar. Kentlerde büyüyen çocukların gerekli D vitaminini alıp almadıklarını saptamak için daha sık doktor muayenesinden geçmeleri gerekir. Vücutta D vitamininin azlığı, günümüzde pek görülmemekle birlikte, yaşam koşullarının kötü olduğu durumlarda tehlikeli bir hastalık olan “raşitizme yol açmaktadır. Bu yüzden, özellikle kentte yaşayan çocukları sık sık kırlara, açık havaya çıkarmalı, hafta sonu ve ta-tillerdeki güneşli günlerden yararlanmalarını sağlamalıdır.
Çocuk, bir yaşını bitirene kadar, güneş altında uzun süre bırakılmamalıdır. Bu çağda, güneş altında kalma süresi yavaş yavaş artırılmalı ve yine de asla güneşin en yüksek olduğu saatlere denk getirilmemelidir. Güneşlenen çocuklara şapka giydirmek yerinde olur. Yazlığa götürülen çocuk ilk üç-dört gün deniz kenarına götürülmez. Daha sonraki günlerde ise sabahları saat on birden önce ve öğleden sonra dörtte götürülmesi iyi olur. Hiç rüzgâr esmeyen çok sıcak günlerde çocuğu arabası ile gezdirmek daha iyi olur.
Çocuğu kırlık veya ağaçlık yerlerde gezdirmek ve sabahları yere serilen bir battaniye üzerinde oynamasını sağlamak sağlık açısından çok yararlıdır. Bir yaşından küçük çocuklar için bin metreden daha yüksek yerlere çıkmak iyi değildir. Buna karşılık, alçak yerler ve nemli olmayan kırlık alan özellikle seçilecek yerleşme bölgeleridir. Dağlarda, yüksek yerlerde yaşaması gerekenlerin, çocuğun iki yaşını bitirmesini beklemeleri iyi olur. Çünkü, küçük çocukların vücut sıcaklıklarını düzenleme yetenekleri henüz gelişmemiştir ve ayrıca yüksek ve soğuk yerlerde giyecekleri kalın giysiler hareketlerini engeller.

Leave a Reply