SPONSORLU BAĞLANTILAR

Çocuklukta Kötü Beslenmenin Etkileri

Yetersiz ve dengesiz beslenme derecesine göre, çocuklarda büyüme ve ge­lişme yavaşlar ya da durur. Kötü beslenen çocukların boy ve ağırlık ölçüleri, iyi beslenenlere göre düşüktür. Yaşa göre verilmiş olan bu ölçülerdeki sı­nırların altındaki çocukların iyi beslenmediği söylenebilir. Ülkemizde yapılan araştırmalarda, çocukların önemli bir kısmında değişik derecelerde büyüme ge­riliği olduğu belirlenmiştir.

îyi beslenmeyen, bedensel büyüme ve gelişme geriliği olan çocuklarda, zi­hinsel yönden gelişme yetersizlikleri daha sık görülür. Kötü beslenen çocuklar­da zekâ, iyi beslendiklerinde gelişebileceği en üst düzeye ulaşamaz.
Kötü beslenen çocukların hastalıklara, çeşitli iç ve dış etkenlere dirençleri azalır. Hastalıklara kolay yakalanırlar, iyileşme zor ve yavaş olur.

Hastalıklar nedeniyle çocuğun beslenme durumu daha da kötüleşir. Bu sorunların etkileşi­mi sonucu, iyi balomla atlatılabilecek bir hastalığa çocuk dayanamayıp ölür. Ül­kemizde, kızamık ve basit sürgün ishal gibi hastalıklarda bile, çocuklar iyi beslenmedikleri ve bakılmadıklarından ölmektedir. Türkiye’de, bebek ve ço­cuklarda ölüm oranının, gelişmiş ülkelerdekinden 10-15 kat yüksek olmasının birinci ya da ikinci nedeni kötü beslenmeyle bakımsızlıktır. Çeşitli hastalıkların yol açtığı ölümlerde de beslenme yetersizliğinin payı vardır.

Hastalıklara, bakımsızlığa ve kötü beslenmeye karşı direnip yaşayan ço­cuklar, büyüdükçe de bu olumsuz durumların izlerini taşır. Kötü beslenmenin çocuklarda yaptığı yetersizlikler ve bozukluklar yaşam boyu sürebilir, kendi ço­cuklarına da yansıyabilir. Ancak, bu yetersizlikler, gerililikler halkın gözünden kaçabilir, kolayca anlaşılmayabilir. Bu yüzden de çocuk beslenmesine gereken önem verilmemektedir. Yetersiz ve dengesiz beslenmeye direnip yaşayan çocuk­ların ve bunların büyüyünce oluşturacağı toplumun sağlıklı, verimli, güçlü, dü­zenli ve üretken olması, gelişmesi zorlaşır.

Türkiye Beslenme Araştırması sonucunda, ülkemizdeki 0-5 yaş grubu ço­cuklarının % 17,6′sınm kötü beslendiği; % 2,4′ünün ise hastane tedavisi gerek­tirecek derecede kötü beslendiği ve normal ağırlıkların çok altında olduğu an­laşılmıştır. Kötü ve çok. kötü beslenen, çok zayıf çocukların oranının köylerde, Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgelerinde, daha da yüksek olduğu saptan­mıştır. İleri derecede beslenme yetersizliği sonucu çocuklarda büyüme geriliği ve cılızlık şeklinde görülen beslenme yetersizliği hastalığına “marasmus” denir.

Marasmus: Marasmus, protein enerji yetersizliğinin yol açtığı bir has­talıktır. Anne sütünün yetersizliği, ek besinlerin verilmeyişi-, verilenlerin miktar­ca azlığı, kalitesizliği gibi nedenlerle enerji – protein gereksinmesi karşılanama­yan çocuklarda görülür. Enerji – protein yetersizliğinde dokular yıkılmaya başlar, büyüme durur ve çocuk zayıflamaya başlar, tedavi edilmezse bir deri bir kemik kalır. Bu çocuklarda bütün besin öğelerinin yetersizliği söz konusu­dur. Marasmik çocuklar dirençsiz olduğundan kolay hastalanırlar; bu, durumu daha da kötüleştirir. Beslenme bozukluğu ve hastalıkların etkileşimi sonucu ço­cuk kaybedilebilir. Şiddetli Marasmus Hastalığı Olan Çocuk. Bu hastalık ileri derecede enerji ve protein yetersizliğinde oluşur.

Kuvaşiorkor: Çocukların kötü beslenmesi sonucu oluşan hastalıklardan biri de “kuvaşiorkor” diye anılır. Bu hastalık, enerji yönünden yeterli, protein miktarı ve kalitesi yönünden yetersiz beslenen çocuklarda görülür. Kuvaşiorkorlu çocukların çeşitli vitaminlere ve minerallere de ihtiyaçları tam karşılanmamıştır. Bu hastalıkta; büyüme geriliği; plazmada albümin azal­ması nedeniyle şişme (ödem), görünüş ve davranış bozuklukları; saç renginde değişme; sinir ve sindirim sistemi bozuklukları; karaciğer yağlanması; cilt ren­ginde değişme ve yaralar; hastalıklara dirençsizlik gibi belirtilerin tümü ya da bir bölümü görülebilir. Kuvaşiorkorlu çocuklarda, genel­likle Ödem de görüldüğünden hastalık gözden kaçabilir ve aileler durumu anla­madığından çocuğu “gürbüz” sanabilir Kuvaşiorkor Hastalığı Olan Çocuk. Tedaviden Önce ve Sonra. Bu hastalık kalite ve miktar yönünden yetersiz proteinle beslenen çocuklarda görülür.

Marasmus ve kuvaşiorkor hastalıkları ileri, orta veya hafif derecede olabi­lir. Bu iki hastalığa da benzer belirtiler gösteren şekillerine “marasmik – kuvaşi­orkor” denir. Ülkemizde, marasmus ve marasmik – kuvaşiorkor olgularına daha çok rastlanmaktadır.

Ülkemizde, çocuklarda sık görülen beslenme sorunlarından biri de raşitizm hastalığıdır.Genel olarak, 0-2 yaş grubu çocukların % 15 – 20′sinde kemik gelişmesinde bozukluklar, kemik iğriliği gibi raşitizm belirtileri bulunmuştur. Raşitizm oranı, 0-5 yaş grubunda ise özürlü kalanlarla birlikte % 5 – 8 olarak rapor edilmiştir. Bunların bir kısmının, özürlü ve özürlü kalabilecek derecede ciddi olduğu bildirilmiştir. Araştırma ya­pılan bazı yörelerdeki çocukların yarısından çoğunda (% 59,8) raşitizm belirti­leri görülmüştür.

Çocuklarda demir yetersizliğinde oluşan kansızlık da önemli bir sorundur. Çeşitli araştırmalarda, okulöncesi çocukların yarısına yakınında değişik derecede kansızlık görüldüğü ve bunun % 15 kada­rının da çok ileri derecede olduğu bildirilmektedir. Okul çağındaki çocuklarda ise kansızlığın % 25 dolayında olduğu bulunmuştur.

Bakımsızlık, beslenme yetersizliği ve kötü beslenme alışkanlıkları yüzünden diş ve dişeti hastalıklarının ve özellikle diş çürüklüğünün çocuklarda önemli bir sorun olduğu araştırmalarla gösterilmiştir. Ülkemiz çocuklarında, basit guatra; A vitamini, riboflavin ve C vitamini gibi besin öğeleri yetersizliğine de rastlan­maktadır.

Çocuklarda beslenme bozukluğunun yaygın olmasında, birbirini şiddetlen­diren birçok etmenin rolü vardır. Bu etmenlerin başlıcaları ,eğitim yetersizliği, varolan besinlerin değerlendirilmeyişi, yoksulluk, çevre koşullarının iyi olmayı­şı, besin üretiminin ve dağılımının yetersizliği, yanlış alışkanlık ve uygulamalar ile bunların etkileşimivle ortaya çıkan durumlardır. Kıtlık ve ileri derecede yok­sulluk olmadığı, sürece, sağlıklı beslenme eğitimi yaygınlaştırılarak çocukların beslenme durumu düzeltilebilir. Ülkemizde, beslenme bozukluğuna yol açacak derecede aşın yoksulluk ve kıtlık bulunmadığına göre eğitim yetersizliği başta gelen önemli bir sorundur.

Ülkemizde, çocukların kötü beslenmesinde beslenme bilgisinin yetersizliği, anne sütünün değerinin yeterince bilinmeyişi, bebeklere zamanında ek besinler verilmeyişi, kalite ve miktar yönünden uygun besinlerin seçilmeyişi, yanlış alış­kanlıklar ve gelenekler gibi eğitim yetersizliğine dayanan uygulamalann etkisi büyüktür. Yine eğitim yetersizliği, kişisel ve çevre temizliğine önem verilmemesi nedeniyle çocuklarda da bağırsak kurtlarının yaygın oluşu, çeşitli zararları yanında, beslenme yetersizliğini de şiddetlendirmektedir.

Ülkemizde, bebekler bile bağırsak asalaklarından korunamaz durumdadır. Oysa, ellerin tuvaletten sonra iyi yıkanması, yiyeceklerin iyice yıkandıktan sonra yenmesi, sonuçta dışkının yi­yeceklere bulaşmasını önlemek gibi basit önlemlerle bağırsak kurtlarından korunulabilir. îyi beslenme,, ancak temiz çevrede ve temiz bireylerle başlar. Bu nedenle, sağlıklı kuşakların yetiştirilmesinde, çocuk beslenmesinin temel ilkelerini bilmek ve uygulamak, rastlantılara bırakılmayacak derecede önemlidir.

About the Author

Leave a Reply

You can use these XHTML tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>

Reklam İçin İletişim Adresi: ismail.001@hotmail.com Telefon: 0542 219 21 99