Cüzam Hastalığı
Hansen basilinin yolaçtığı bulaşıcı deri hastalığıdır. Bu basil verem mikrobuna benzer özellikler gösterir. Bu nedenle, veremde uygulanan tedavi yöntemleri cüzamda da kullanılabilir. Cüzamın kuluçka dönemi yıllarca sürebilir. Üç tür cüzam vardır.
Lepromlu cüzamda, sızıntılı lepromlar, kabarık lekeler gibi mukoza bozuklukları özellikle yüzde görülür. Yüzdeki bozuk mukozalar mikrop yayabilir. Mikroskopla incelendiğinde, bozuk dokularda, çok sayıda Hansen basiline rastlanır.
Tüberküloyit cüzamda da sızıntılı kabarcıklar ve şişkin lekeler görülür. Kabarcıkların üzerine camla bastırıldığı zaman, deri veremini andıran tanecikler göze çarpar. Ancak, mikroskopla incelenmesinde, burunda ve dokularda Hansen basiline rastlanmaz. Sinir cüzzamına nevrit, polinevrit gibi sinir hastalıkları yolaçar. Kas körelmeleri, yaralar ve genellikle önemsiz deri bozuklukları görülür.
Cüzam binlerce yıl önce Mısır ve Hir distan’da görülmüştür. Bu hastalık Yunanlılar ve Araplar tarafından da bilinmekteydi. Cüzam Haçlı seferleri sırasında Avrupa’ya geçmiş ve hızla yayılmıştır. XII. yüzyılda Kudüs dolaylarında pek çok cüzamlı vardı. Ancak hastalık yayıldıkça, cüzamlılar toplumdan uzaklaştırılmışlardır. Toplumdan kopuk yaşayan bu kişiler sağlıklarıyla birlikte bütün mal ve mülklerini de yitirmişlerdir. Cüzamlıları barındıran birçok miskinhaneler açılmıştır. Ama bu kurumların amacı hastaları tedavi etmekten çok belli bir yere toplamaktı. Herkesçe hor görülen cüzamlıların boyunlarına bir çıngırak asılırdı. Bunlar genel yerlere alınmazlardı ve dilenerek geçimlerini sağlarlardı. Kimi zaman da büyücülükle suçlanarak halk tarafından cezalandırılırlardı. Bu arada, miskinhanelerin konukluğundan yararlanmak isteyen sahte cüzamlılar türemişti. Bugün cüzamın görüldüğü başlıca bölgeler Güneydoğu Asya, Hindistan, Orta Afrika ve Güney Amerika’dır. Bütün dünyada 2,5 milyon, Türkiye’de ise 25 000 cüzamlı bulunduğu sanılmaktadır. Cüzam artık tedavi edilebilen bir hastalıktır.







Leave a Reply