Bağlantılar

Son Eklenenler

Bağlantılar


« Yaşlılığın Getirdiği Değişiklikler | Main | Doktorun Yarattığı Hastalık Ne Demektir »

Doktor Hasta İlişkisi Nasıl Olmalıdır

By admin | Ağustos 29, 2008

Yirmi yıldır hastam olan seksen dokuz yaşında bir kadın son günlerde bana, doktor-hasta ilişki te­rinde umabileceğim en büyük ödülü verdi: Muaye­nehanemden çıkarken dönüp dedi ki: «Bana bir şey yapmasanız da, kendimi iyi hissetmemi sağlıyorsu­nuz, onun için sizi seviyorum.
Onun bu sözleri, benim bir tıp sihirbazı olduğu­mu göstermiyorsa da, hastayla hekim arasındaki ki­şisel bağlantının önemini açıklar. Tedavi sanatında esas olan, hastada yumuşak, sevecen bir etki bırak­maktır.
Doktor ile hasta arasındaki etkileşim, ilk karşı­laşmada başlar. Ondan sonra, ilişki ya gelişir ya da bozulup, hızla berbat olur. Kuşkusuz, üçüncü olasılılc da, ilişkinin durağan, cansız kalmasıdır.
Doktor - hasta ilişkisinde rol oynayan en önemli etken, yeterli ve değerli bir işbirliğini yürütebilmek için gereken sorumluluğu duymaktır.
Doğru teşhis ve tedavi için gereken temel bile bu ilişkiyle yakından bağlantılıdır.
Bu da, ilk ziyaretler sırasında belli olur. Hasta­lar konsültasyon sırasında çoğunlukla bir duygu kar­maşası içinde bulunurlar. Kuşkulu, güvensiz, savun­ma durumunda, şaşkın, hattâ düşmanca bir tavır içinde olabilirler.
Bu tür tavırlar, heyecan birikiminden doğabilir ve bu heyecanı açığa çıkaran güç, hekimde bir karşı tepki doğurabilir. Böyle bir karşılık, ilişkinin ba­şında kurulması gereken uyuma hiç fırsat bırakmaz.
Bazı hastaların, en gizli düşüncelerini niçin dok­torlardan birine değil de diğerine açıkladıkları, anla­şılır şey değildir. Bunu açıklamaya kalkışmak, genel olarak toplumun bilinmeyenlerini açıklamakla eş­değerlidir.
İletişim sağlayamama hasta-hekim ilişkisinin ge­lişmesini engelleyen belki tek etkendir. Doktora baş­vuran tüm hastaların üçte birinin şikâyetlerinin, has­talıklarının, güçsüzlüklerinin fiziksel bir temele da­yanmadığı tahmin edilmektedir. Üçte birinin şikâyet­leri de, kısmen duygusal nedenlere dayanmaktadır. Bu gruptaki bedensel hastalıkların bazılarında, ruh­sal etken çöküntü ve hastalığın uzamasını destekle­mektedir. Son üçte birindeyse, öncelikle bedensel has­talık vardır. Ruhsal rahatsızlık, olabilir de olmayabi­lir de.
Bütün hastalıkların ortak yanı, doktorun elina gelmiş hemen her tıbbi ya da cerrahı vakada korku­nun rol oynamasıdır. Hekimin ve hastanın, durumu incelemesi gerekmektedir. Birbirlerini anlamaya ça­lışırlarsa, geniş anlaşma ufuklarından beraberce ya­rarlanabilirler.
Doktor - hasta ilişkisini çeşitli etmenler oluşturur, güçlendirir, değiştirir ve bazen de bozar. Bu ilişkinin her noktası dikkatle geliştirilmelidir.çünkü, bazen sağlam, bazen de kırılabilir bir ilişkidir bu.
Doktorların ve hastaların paylaştıkları ortak nok­ta karşılıklı saygıdır. Bağlantı eğer iki taraftan bi­rinde koparsa, bu saygı da tehlikeye düşer. Bütün hastalarının bedensel, duygusal ve çoğunlukla psikososyal gereksinimleriyle ilgilenmek, doktor için zor bir görevdir. Hastanmsa, doktorun da bir insan oldu­ğunu anımsaması güç bir iştir. Bu gibi baskılara rağmen bir ilişki sürebiliyorsa, bu, her iki tarafın katkı­larının sonucudur. Böyle bir ilişki, içtenlik, güven ve hattâ seksen dokuz yaşındaki hastamın söylediği gibi sevgiden oluşan sağlam bir temel olmaksızın herhalde gelişemezdi.
Bu kitap soru ve yanıtlardan oluştuğundan, dok­tor ile hasta arasındaki ilişkiye değinen tipik birkaç soru seçtim. Bu sorular, bazı hastalar ile sağlık da­nışmanları arasındaki kuşkuları, hattâ düşmanlıkları açıkça göstermektedir. Yanıtlarımın, doktorun rolü­nün daha iyi anlaşılmasını, ve birbirlerini dikkatle dinlediklerinde hasta ile hekimin daha iyi anlaşmala­rını sağlayacağına inanıyorum.

Üst Kategoriler Hastalıklar Ve Tedavisi, Soru - Cevap |

Comments