Enfeksiyon Kökenli Sidik Yolu İltihapları
Sidik yolu iltihaplarına sık rastlanır. İvegen ya da süreğen, mikroplara, asalaklara, mantarlara, virüslere ya da sonda sokulmasına bağlı olabilirler.
Enfeksiyon kökenli sidik yolu iltihaplarının yaklaşık yüzde 35′i gonokoklara (belsoğukluğu mikrobu) bağlıdır. Yüzde 61′iyse gonokoka bağlı olmamakla birlikte, gene cinsel ilişkiyle bulaştırılırlar. Kadınlardaki dış üreme organları-dölyolu belirtileri ile erkeklerdeki sidik yolu belirtileri son derece farklıdır; çünkü, erkekteki sidik yolu akıntısı her zaman fark edildiği halde, dölyolu iltihabı fark edilmeden geçebilir.
Gonokok dışındaki mikroplara bağlı sidik yolu iltihaplan
Gonokok dışındaki mikroplara bağlı sidik yolu iltihapları, enfeksiyon kökenli sidik yolu iltihaplarının yaklaşık yüzde 20′sini oluştururlar.
En sık rastlanan etkenleri, stafilokok ve gram negatif mikroplardır: Koli basili, proteus ve piyosiyanoz bakterileri; barsaklar ve dölyolunda bulunan bakteriler. Daha ender olarak, sidik yolu iltihabı bir streptokoka, Friedlander basiline ya da Pfeiffeıbasiline bağlıdır. Verem kökenli sidik yolu iltihabına çok ender rastlanır. Birçok hastada, enfeksiyonun nedeni bir değil, birkaç değişik mikroptur.
Erkeklerde, gonokok kökenli sidik yolu iltihabının ivegen görünümünün tersine, belirtiler daha hafiftir: Sidik çıkarma sırasında yanma; sidik çıkarma sayısının artması; bazen sidik çıkarma güçlüğü. Toplanan ilk sidik, birkaç hücre kapsar ve çok az bulanıktır.
Her sidik yolu iltihabına, ihtilat olarak prostat iltihabı, erbezi-erbezi üstü iltihabı eklenebilir. Kadınlarda, berrak ya da bulanık sidikle birlikte sidik torbası ağrısına eşlik eden akıntılar dikkati çeker.
Teşhis, sidik yolu ve dölyolu akıntılarının laboratuarda incelenmesiyle konur. Hastalığın evrimi genellikle sürüncemelidir ve tedavi kesildiğinde tekrarlamalara çok sık rastlanır.
Antibiyotik çizelgesine göre seçilen antibiyotikler, iltihaptan sorumlu etken yitinceye kadar verilmelidir.
Mantarlara bağlı sidik yolu iltihapları
Mantarlara bağlı sidik yolu iltihaplarının sorumlusu hemen her zaman, candida albicans adlı mantardır. Bu mantarın, sidik yolu ya da dölyolunda herhangi bir hastalığa neden olmaksızın yaşamasına (saprofit olarak) çok sık rastlanır. Ama, tam aydınlatılamayan bazı koşullarda, mantar saldırganlaşarak üreme-boşaltım sisteminde bozukluklara yol açar. Eşlerden birinin görünürde sağlıklı bir taşıyıcı olduğu durumlar sıktır. Yani mikrop bulaştığı halde hastalanmamıştır, bu durumda eşlerden hangisinin ötekine hastalığı bulaştırdığı bilinemez. Dolayısıyla, her zaman eşlerin her ikisi de muayene edilmelidir. Kuluçka dönemi genellikle uzundur, 2 ayı bulabilir.
Kadınlarda, sidik torbası iltihabı sanılıp yanlış tedavi uygulanmış inatçı, kaşıntılı (bazen sidik torbası ağrısı ve berrak sidikle birlikte) bir dış üreme organları-dölyolu iltihabı, bulaşmanın yansımasıdır; erkeklerde ise bulaşma, sürüncemeli bir sidik yolu iltihabıyla yansır.
Akıntıların bekletilmeden dolaysız incelenmesi ve besiyerinde üretilmeleri, teşhisin temel koşuludur. Etken dolaysız incelemeyle bulunamazsa, özel besiyerlerinde (Sabouraud besiyeri) üretilmesi gerekir.
Hastalık yavaş yavaş geriler. Oldukça inatçı, tekrarlayıcı bir sidik yolu iltihabı, ard arda tedavi kürleri gerektirir.
Tedavi, mantara karşı ilaçların verilmesine dayanır. Kadınlarda, aynı ilaçlar hem ağızdan, hem ds yerel biçimde (fitiller, v.b.) verilir.
Mikoplazmalara bağlı sidik yolu iltihapları
Mantarlara bağlı sidik yolu iltihaplarına benzerler. Mikoplazmalar. mikroplardan sert zarlarının olmayışıyla ayrılırlar. Yumuşak mikroplardır, bu yüzden kolayca biçim değiştirebilirler. Çoğunlukla sidik yolunda bulunur, ama ancak başka etmenlerin etkisi altında enfeksiyon oluştururlar. Sözgelimi bazı tedaviler (özellikle penisilin tedavisi), bu mikropların hastalık yapma gücünü artırmada rol oynarlar.
Erkeklerde mikoplazmalara bağlı sidik yolu iltihabı, hastaların yüzde 10′undan azında ive-gendir. Gonokoka bağlı iltihaba eşlik edebileceği ya da onu izleyebileceği için. klinik yönden bel soğukluğundan ayırt edilmesi olanaksızdır. Asivegen olmasınaysa çok daha sık rastlanır. 10 gün-2 ay süren kuluçka döneminden sonra, sidik çıkarma sonrasında yanmalar, hafif bir sidik çıkarma sayısının artması, bazen sidik çıkarma güçlüğü ortaya çıkar. Toplanan ilk sidik bulanıktır. Kadınlarda, mikoplazmalara bağlı sidik yolu. iltihabı, sidik torbası ağrısıyla yansır. Hemen her zaman üreme sistemi iltihaplarına eşlik eder: Dış üreme organları-dölyolu iltihabı; dölyatağı boynu iltihabı (servisit); Bartholini bezleri iltihabı (bartolinit).
Dolaysız mikroskop incelemesi, pek çok yanlışa yol açabilir; çünkü sert bir zarı bulunmayan bu mikroorganizma, çeşitli görünümler altında kendini gösterebilir: Küçük halkalar; sarmallar; taneler; virgül biçimleri. Mikrop ekimi mutlaka uygulanmalıdır; ama özel besiyerleri gerektirdiği için oldukça güçtür.
Ekimlerin görünümü son derece niteleyicidir ve genç bir kadın göğsünü anımsatır: Yarım küre biçiminde, merkezinde çevresi daha soluk bir bölgeyle çevrelenmiş meme başına benzer küçük bir çıkıntısı olan bir bakteri kütlesi.
Evrim, ardarda tedavi dönemleri gerektirmekle birlikte, genellikle iyidir. Erkekte, ihtilat olarak prostat iltihabının, kamış başı ve sünnet derisi iltihabının (balanopostitis) eklenmesine sık raslanır. Kadınlarda ise kuraldışı bir durum olarak dölyatağı borusu iltihabı (salpenjit), hattâ karın zarı iltihabı (peritonit) ihtilatlan görülebilir. En etkili antibiyotikler, oksitetrasiklin, eritromisin, spiramisin ve nitrofürantoindir. Bu ilaçlar 10-12 gün arka arkaya, en az 2 ay süreyle alınmalıdır. Ayrıca sodyum bikarbonat ya da sodyum sitrat gibi sidiği, alkalileştirici bir madde tedaviye eklenir.

Leave a Reply