Etkin Süreğen Karaciğer İltihapları
ETKİN SÜREĞEN KARACİĞER İLTİHABI
Nedeni bilinmeyen, genellikle genç kadınlarda görülen, uzun süren ve çoğunlukla tehlikeli evrimli bir hastalıktır.
NEDENLER
Hastalığın nedenleri bilinmemekte, özantikorlara bağlı bir hastalık olduğu sanılmaktadır. Antikorlar, özgün organların organizmaya yabancı olarak tanımladığı hücreleri yıkan ya da yansızlaştıran, özel hücreler tarafından oluşturulmuş moleküllerdir.
Özantikorlara bağlı hastalıklarda, organizma kendi öğelerinden birini yabancı gibi değerlendirir; etkin süreğen karaciğer iltihabında, organizmaya «yabancı» gibi değerlendirilen ve antikorlar tarafından yıkılan, karaciğer hücresidir (hepatosit). Tiroyit bezini, böbreküstü bezlerini etkileyen, özantikorlara bağlı başka hastalıklar da vardır. Bu karaciğer iltihabının oluşum mekanizmasının aydınlatılması güçtür; çünkü çoğunlukla bir genel virüs kökenli karaciğer iltihabından sonra belirdiği görülmektedir. Virüsün saldırısının, karaciğer hücresini dayanıksızlaştırdığı ve hastalığın gelişmesine olanak sağladığı sanılmaktadır.
TEŞHİS
Hastalığın teşhisini saldırgan «süreğen karaciğer iltihabı» adı verilen genel biçimde inceleyeceğiz.
Klinik belirtiler
Çoğunlukla genç bir kadında (20-30 yaş), büyük ölçüde genel karaciğer iltihabınınkileri anımsatan bir belirtiler topluluğu sözkonusudur; ama genellikle, bu belirtiler daha yavaş olarak (2-6 ayda) yerleşirler: Giderek daha koyulaşan sarılık; iştah yitimi; karın ağrıları; burun kanamaları; ateş; eklem ağrıları.
Karnın elle muayenesinde sert, büyümüş bir karaciğer saptanır.
Genel durum iyi korunmuştur.
Tamamlayıcı muayeneler Karaciğer işlevinin araştırılması
Bu inceleme şunları ortaya koyar:
— safra birikimi, yani kanda toplam bilirübin düzeyi az artmıştır (yüzde 2-10 mgr);
— hücre yıkımı (sitoliz) kesindir: Transami-nazların belirgin biçimde yükselmesi;
— karaciğer protein sentezi bozulmuş, serum, albümin ve protrombin düzeyi azalmıştır;
— BSP temizleme katsayısı belirgin olarak düşmüştür.
Kan anormallikleri Şunlardır:
— kan pulcuklarının sayısının azalması;
— alyuvarların sayısının azalması.
Bağışıklık bozuklukları
Serumda:
— imünoglobülinlerin artışı. Kan serumunda:
— dolaşan antikorlar bulunması:
— karaciğerde iltihap kökenli bir tepkiyi gösteren öğeler bulunması (karaciğerden ignevle örnek alınarak).
Avustralya antijeni
Hastaların yüzde 15-45′inde bulunur.
EVRİM
Hastalık «geçici iyileşme» adı verilen dönemlerle kesilmiş tekrarlamalarla gelişir. Tekrarlamalar arasında, genel durum düzelir, hasta kilo alır, sarılık yiter; ama biyolojik düzeyde, hiç bir zaman anormalliklerin tümü ortadan kalkmaz ve BSP testi hiç bir zaman normale dönmez.
Karaciğer hücrelerinin ciddi biçimde hastalandığı kişilerde sarılık, kanamalar ve hastalığın beyne atlamasıyla karaciğer yetmezliği tablosu (koma) oluşabilir.
Bazen siroz belirir: Bu, hastalığın durağanlaşmaya yönelimidir; ama sirozun birçok ihtilatı, hastanın yaşamını tehlikeye düşürür.
Evrimde göze çarpan bir olgu. karaciğer dışı organların da hastalanmasıda Eklemler (el eklemi ve büyük eklemlerde ağrı); deri döküntüleri; barsaklar (ülserli kalın barsak iltihabı); böbrekler (anatomik değişiklikler); içsalgı bezleri (Hashimoto tiroyit iltihabı, şeker hastalığı); kalp (romatizma kökenli kalp hastalıkları). Sonuçlarsak. hastalığın geleceği kötüdür ve tedavi edilmeyen hastalarda 5 yıl sonundaki ölüm oranı yüzde 35′dir.
HASTALIĞIN ÖTEKİ BİÇİMLERİ
Saldırgan süreğen karaciğer iltihabının yanısıra, kalıcı süreğen karaciğer iltihabı adı verilen ve belirtileri daha hafif olan bir biçim vardır:
— klinik olarak bir yorgunluk, sindirim bozuklukları belirir; ama karaciğer normaldir ya da büyümüştür;
— biyolojik açıdan, belirtiler belirgin değildir; yalnızca karaciğerden iğneyle örnek alma kesin teşhisi sağlar.
Evrimi genellikle iyidir.
TEDAVİ
Kortizon türevleri ile gerçek bağışıklık bastırıcıların (imuran. 6-merkaptopürin), yani antikor oluşumunu baskı altına alarak bağışıklık tepkilerini azaltan ilaçların birleştirilmesine dayanır; hastalığın kesin bir bilançosunun yapılabilmesi için, hasta bu tedaviden önce hastaneye yatırılmalıdır. Hasta, tedaviden sonra da (belirgin tam iyileşme sağlansa bile) düzenli olarak doktor gözetimi altında tutulmalıdır.

Leave a Reply