Gıda Yiyecek Besin Zehirlenmeleri
Bazı gıdaların, bayat, bozuk ve mikroplu olmaları ve bir takım zehirlerle temasa gelmiş bulunmaları bir takım mide barsak teşevvüşlerine yol açar. Bir çok mikropların pek şiddetli zehirler ifraz ettiklerini biliyoruz. Gıdalarda bu mikropların bulunması, üremesi ve bu toksin denilen zehirleri İfraz etmeleri çok tehlikeli hastalıkların meydana gelmesine ncbebiyet verir.
Gıdaların kokuşmasından ileri gelen ve TOMAİN adını alan zehirler bu hususta büyük bir rol oynarlar. Acaba ptomain nedir? Mikropların ifraz ettikleri ve mikropların tahribe uğramasından açığa çıkan vücud maddeleri alkaloid denen bir takım zehirler husule getirirler. Bununla beraber ptomain husule getirecek kadar kokuşmuş bir madde nadiren yenir. Fakat bu kelime ile çok daha geniş manadaki zehirlenmeler kastedilir.

Mikroplaşmış gıdaların tevlid ettikleri zehirlenmeler iki Ijokildedir. Birinci şekilde mikrop bulaşmış gıda maddesi yenir ve mikrop ancak bu gıdayı yiyen insan uzviyetinde çoğalır ve tesir eder. İkinci şekilde ise bilâkis mikrop gıdada çognlır ve zehirini gıda içine yayar.
Bu son gruptaki mikroplar toksin adını alan zehirle zararlı bir takım tesirler meyrtuna getirirler. En çok tanınan ve bu tipte hâdiselere sebep olan mikrop BOTİLİZMUS denilen hastalığa sebep olanıdır. Botilizmus çok vahim bir hastalıktır. Gıda zehirlenmelerin ekserisi botulizme bağlıdır.
Bundan başka insan gaitası ile dışarı atılan paratifo mikroplarının bir sınıfı da barsak ve mide bozuklukları yapar, bu da gıda zehirlenmeleri mevzuuna girer. Çünkü böyle bir madde gaita ile bulaşan yiyecekler bir takım mide barsak tesavvüsleri husule getirirler. Yiyecek maddeleri satan esnafın ellerinin ekseriya pis oluşu bakteriyel zehirlenmelerin sebeplerinden birini teşkil eder.
Bilhassa salata, meyve gibi pişmeden yenen maddeler veya piştikten sonra tekrar ellerle temasa gelebilen söğüş, sandviç, muhallebi, dondurma, çörek, börek vesaire gibi yiyeceklerde bu mesele büyük bir önem taşır. Kışlalarda, mekteplerde, toplu kır gezintilerinden sonra bir çok kişinin birdenbire hastalandıkları oldukça sık tesadüf edilen olaylardandır.
Aynı yemeği yedikten sonra hep beraber mide barsak bozuklukları gösteren ve hastalanan kimselerin gıda bir zehirlenmeye uğradıkları muhakkaktır. Esasen böyle bir hâdisenin tek manası da bundan ibarettir. Gıda zehirlenmeleri dikkatsizlik ve alâkasızlık neticesi bir takım kimyevî veya uzvî zehirlerin gıdalara karışmasından da ortaya çıkmış olabilir. Meselâ arsenik, kurşun, teneke, çinko ve bakır kaplar bu hususta ehemmiyetli bir yer işgal ederler.
Yine gıda zehirlenmeleri bahsinde zehirli mantarlar ve zehirli balıklar da mevzuubahis edilebilirler.
Arazlar : Zehirli bir yemek yedikten birkaç saat sonra bir takım mide barsak bozuklukları ortaya çıkar. Hastalığın ağırlığı şahsa ve vak’aya göre değişir. Sadece bir karın ağrısı, ishal ve bulantı olabileceği gibi, şiddetli bir sancı kusma ve bitkinlik de kendini gösterir. Hastalık bir kaç saatten bir kaç güne kadar devam edebilir.
Ne yapmalı : Mümkün olan süratle hemen bir tıbbî yararlanma temin ediniz. Mide ve barsakları alâkadar eden herhangi bir rahatsızlıktan sonra ağrı baş gösterdiği takdirde derhal doktora müracaat ediniz. Bu ne kadar çabuk yapılacak olursa, teşhis o kadar çabuk konur ve dolayısiyle tatminkâr bir tedaviye girişilir.
Hastanın hayatı hemen hemen bu anda gösterilecek basitere bağlıdır. Eğer zehirlenmenin bir gıdaî zehirlenmeden ibaret olduğu kat’î olarak tahakkuk ederse yapılacak ilk iş bu gıdanın vücut dışına çıkarılmasıdır. O halde hastaya hemen sıcak tuzlu veya hardallı su vererek kusturunuz. Bu şekilde kusamazsa boğazını tahriş ederek kusturma çaresine bakınız. Kusmuk berrak ve temiz bir halde çıkıncaya kadar bu ameliyeye devam ediniz. Bu ana kadar şayet hekim henüz gelmemiş ise bir müleyyin veriniz veya. küçük bir lavman yapınız.
Yiyecek Zehirlenmeleri
Böyle durumlar daha çok toplu zehirlenme biçiminde görülür. Ailenin bütün kişileri az ya da çok ciddî olarak zehirlenir. Zehirlenmenin belirtileri yemeği izleyen saatlerde, genellikle mide bağırsak bozukluğu biçiminde kendini gösterir.
Yapılan araştırmalar çoğu durumlarda, zehirlenmeye besine bulaşıp orada çoğalma olanağı bulan mikropların yolaçtığını ortaya koymuştur. Besinde genellikle sıcağın etkisiyle çoğalan bu mikroplar çoğu zaman salmonella ya da stafilokok türündendir. Bütün besinlere mikrop bulaşabilir; bununla birlikte, özellikle şu besinlerden kuşkulanılmalıdır:
* Et, özellikle de at eti mikropların üremesini kolaylaştıracak en uygun koşullara sahiptir. Mikrop ete, kesimden sonra, mezbaha çevresinde cirit atan farelerle, mikroplu alet ya da çamaşırlarla bulaştığı gibi, mikrop taşıyan insanlar tarafından da bulaştırılabilir.
Taşıma ve satış işlemleri sırasında da, özellikle soğutma sistemi iyi çalışmadığı zamanlar, etlere mikrop bulaşabilir. Son olarak da, mikrop bulaşma olasılığının yüksek olduğu açık pazarlara güvenmemek gerekir.
Çiğ et, hatta yarı pişmiş bile olsa yenmemelidir. Eti kıyma olarak almak isteyen kişi, kıymayı yanında hazırlatmalı, önceden hazırlanmış kıymayı satın almamalıdır. Çünkü mikroplar kıymada daha kolay ve daha hızlı ürerler. Ayrıca, kıymayı çabuk tüketmek ve bütün mikroplarını öldürmek için yeterince pişirdikten sonra yemek gerekir. Etten başka, yumurtalara da dikkat edilmelidir. Ama bu dikkat yumurta karaciğeri yorar gibi söylentiler yönünden değil de, yumurtaların mikroplu ya da bozuk oluşu yönünden gösterilmelidir.
Çünkü sık sık mikrop kapan kümes hayvanları dışkılarıyla basil çıkarırlar. Yumurtaya bulaşan bu mikroplar yumurta kabuğundan içeri sızabilirler. En tehlikeli yumurta ördek yumurtasıdır. Çünkü bu hayvan sürekli olarak pis sularda yaşar. Ayrıca ördek yumurtasının kabuğu tavuk yumurtasınınkinden çok daha gözeneklidir. Bu yumurtalar ancak uzun süre pişirdikten sonra yenilebilir. Aksi halde zehirleyebilir.
Çiğ ya da rafadan yumurta yenmemeli, az pişmiş ve tamamen çiğ yumurta içeren besinlere (dondurma, mayonez, v.b.) de dikkat edilmelidir.
*• Süt, sağımdan tüketime kadar, sayısız mikrop kapma olasılıklarıyla karşı karşıyadır. Pastörizasyon işlemi tehlikeleri azaltmakla birlikte süt yine de temiz kaplara konulmalı, buzdolabında saklanmalı ve açık havada tutulmamalıdır.
* Bazı ülkelerde, tüketim için özel olarak yetiştirilmeleri birçok tehlikeyi ortadan kaldırsa bile, kabuklu deniz hayvanlarının mikrop kapma olasılığı yine de vardır. Örneğin, bir istiridyenin günde 100 litreye yakın suyu süzdüğü düşünülürse, mikrop tutma olasılığının ne denli yüksek olduğu kolayca görülür. Birçok kabuklu deniz hayvanı gibi, çiğ ya da pişmiş midyeler de kurdeşen gibi alerjik tepkilere yolaçabilir. Ama midyelerde çok tehlikeN bir zehir içeren bir birhücreli de bulunabilir. Bu zehir mantar zehiri gibi etki gösterir. Sinirsel iletimde bir tutukluk yaratarak solunum kaslarını felce uğratır. Deniz kıyısından rastgele coplanan midyeler ise, çok daha tehlikelidir.
* Balıkların yeterince pişirilmesi her türlü hastalık tehlikesini ortadan kaldırsa bile, yiyen kişi balığın etinde (özellikle ton balığında) çok miktarda bulunan histaminden zarar görebilir. Bunu önlemek için, balığı çok iyi temizlemek kanını akıtmak ve zaman yitirmeden buzdolabına kaldırmak gerekir. Eğer böyle yapılmazsa, büyük bir alerjik tepki ortaya çıkabilir.
* Bitkisel besinler de tehlikeler gösterebilir. Çiğ yenen bitkisel yiyecekleri haşlamak tedbirli bir davranıştır. Haşlanmış patatesin yenmeden önce bir süre saklanması yanlıştır. Çünkü bu patatesler enterokok ve benzeri mikropların kolayca üreyebilecekleri bir ortam oluştururlar. Enterokok, böbreklerde ve sindirim aygıtında ciddî hastalıklara yolaçabilir.
* Bozuk konservelerin de botülizm gibi çok ciddi zehirlenmelere neden olduğunu özellikle belirtmek gerekir.
Sonuç olarak, şu üç öğüdü verelim:
• Yemeği hazırlamaya başlamadan önce, her zaman ellerinizi yıkayın.
• Yemeği çok önceden pişirmeyin; özellikle buzdolabı yoksa.
* Yiyecekleri her zaman yeterince pişirin ve kuşku duyulan çiğ yenir sebzeleri hiç olmazsa haşlayın.

Leave a Reply