Göden Barsağı Kanseri
GÖDEN BARSAĞI KANSERİ
Göden barsağı kanseri teriminin kapsamı içine. kalın barsak-göden barsağı köşesinden makata kadar uzanan bölgede yeralan bütün kötücül urlar girer. Göden barsağı kanseri, barsak kanserlerinin en sık raslananıdır. Bu hastalığa yakalanan kişilerin ortalama yaşı 6O’dır; 20 yaş öncesinde görülmesi kuraldışı bir durumdur. Erkeklerde kadınlara oranla 2 kat sık raslanır.
Göden barsağı kanseri çoğunlukla, önceden sağlam olan bir göden barsağmda ortaya çıkar. Bununla birlikte, bazı bozunlar hastalığın ortaya çıkışını kolaylaştırabilir: Tek polip; ülserli göden barsağı-kalın barsak iltihabı; özellikle villuslu ur ve ailesel göden barsağı-kalın barsak yaygın polip hastalığı.
Tipik biçim, göden barsağının leğen parçası kanseridir.

NEDENLER
Günümüzde, hastalığın ortaya çıkışını kolaylaştıran bozunlar dışında, göden barsağı. kanserinin bilinen hiç bir nedeni yoktur. Enfeksiyon, virüs, zehirlenme ya da kalıtım gibi nedenlere bağlı olabileceği ileri sürülmüş, ama bu varsayımlar ka-mtlanamamıştır.
TEŞHİS
Hastalığın teşhisi için, klinik belirtilerin ve hastalık bilançosunun gözden geçirilmesi gerekir.
Klinik belirtiler
Göden barsağı kanserini açığa vurucu belirtilerin bazıları hemen hastalığı akla getirir; ötekilerse, yalnızca hastalıktan kuşkulandırırlar.
En sık ve en erken belirti kanamadır. Bu göden barsağı kanamasında (rektoraji), makat yoluyla az miktarda ve kırmızı renkli kan gelmesi sözkonusudur. Göden barsağı kanserindeki kanamalar oldukça niteleyicidirler; çünkü, ya dışkılama sırasında dışkıları örterek ya da dışkılamalar arasında görülürler. Bu belirtinin açıklanması kolaydır. Ur dokusu çoğunlukla çok damarlıdır. Dışkıların yaptığı tahriş, küçük bir yara oluşturur; bu yara, göden barsağının mikroplu ortamında az ya da kötü nedbeleşir. Belirti öylesine önemlidir ki, başka hiç bir belirti görülmese bile, hastaya göden barsağının parmakla muayenesi ve göden barsağı içine bakma muayenesi uygulanmalıdır.
Çok önemli ve çoğunlukla erken ortaya çıkan ikinci belirti, yalancı dışkılama isteğidir. Yalnızca gaz, biraz sümüksü akıntı ya da bazen biraz kan çıkarılır.
Bu anormal çıkarımlar, bazen bir yalancı ishale neden olabilir: Hasta çok sık tuvalete gider, ama çok az dışkı çıkarabilir. Açıklaması yalındır: Normalde göden barsağmda dışkı bulunmasına bağlı olan dışkılama isteğini, bu durumda ur yaratmaktadır.
Üçüncü belirti ağrıdır. Ağrı birçok tipte olabilir; bazen buruntudur (ağrılı ve kaçınılmaz dışkılama isteği); bazen de kasınma sancısıdır (göden barsağı ve apışarası düzeyinde ağrılı kasılma).
Bu üç belirti, göden barsağı kanserini niteleyen başlıca belirtilerdir. Aslında bu üçlü geç olarak tamamlanır; başlangıçta belirtiler birbirinden ayrıdır. Daha az da olsa hastalığı akla getiren öteki belirtiler, yukardaki üçlü belirtiyle birlikte ya da daha önce bulunabilirler: Barsak geçiş bozukluğu; ishal; kabızlık; ardarda ishalkabızlık dönemleri. Bu belirtiler önceden hiç bir sindirim bozukluğu olmayan 60 yaşlarındaki bir kişide apansızın ortaya çıktıklarında, teşhise yardımcı olurlar. Son belirti, genel durumdaki açıklanamayan bozukluktur.
Hasta çok kilo yitirir, bitkindir, iştahsızdır ve çoğunlukla göz sümüksel zarının solukluğuyla yansıyan bir kansızlığı vardır. Bu durum, mutlaka bir sindirim sistemi kanserinden kuşkulandırmak ve klinik muayene göden barsağına yöneltilmelidir.
Klinik muayene
Bu gibi bozuklukları olan bir hastada muayenenin ilk amacı, göden barsağı kanserinin teşhis edilmesidir. Göden barsağı kanserinin teşhisi genellikle kolaydır.
Göden barsağının parmakla muayenesi
Göden barsağının parmakla muayenesi, klinik muayenenin başlıca yöntemidir. Hastaların yüzde 70′inde teşhisin konmasını sağlar; çünkü, bozun çok özeldir. Göden barsağının bütün düzeylerinde, elden geldiğince yüksek düzeylere ulaşılıp mukoza muayene edilir; ya göden barsağı boşluğunda büyük bir kütle ya da mukoza üstünde düzensiz kenarlı, sert ve karton gibi bir yara bulunur. Bu bozunların parmakla muayenesi ağrı uyandırmaz; ama en küçük dokunuşla bile kanayabilirler: Ço ğunlukla eldiven kanla kirlenmiştir. Bazen bozun bu kadar belirgin değildir, ama kuşku uyandırır: Mukozada belirsiz bir yara, hattâ yerel bir kalınlaşma. Bu bozunlarm olduğu yerde, mukoza alışılmış yumuşak yapısını yitirir ve bir polipi andırır biçimde yuvarlak, kaygan ve düzgün bir oluşuma dönüşür; ama bu polipin tutunma tabanındaki sert mukoza, kanserden kuşkulanmayı gerektirir. Ayrıca göden barsağının parmakla muayenesi, daha aşağıda inceleyeceğimiz çok önemli başka bilgiler verir.
Göden barsağı içine bakma
Göden barsağı içine bakma (rektoskopi) ikinci muayenedir; yalnızca bozunu ve tomurcuktu, yaralı ya da halkamsı daraltıcı görün ünıünü görmeyi sağlamakla kalmaz; görerek parça alma olanağını da verir. Alınan parça, hücre incelemesi için laboratuvara gönderilir. Böylece, göden barsağının parmakla muayenesi ve parça alımıyla birlikte göden barsağı içine bakma, göden barsağı kanseri teşhisi koymayı sağlarlar.
Hastalığın bilançosu
Yerel bilançoyu, hastalığın yayılmalarının araştırılmasını ve ameliyat öncesi bilançoyu içerir.
Yerel bilanço
Hastalığın yerel yayılması, her şeyden önce göden barsağının parmakla muayenesiyle değerlendirilir.
Göden barsağının parmakla muayenesi
Gerçekten, bu muayene urun alt kutbu ile makat- kenarı arasındaki uzaklığı belirler: Bu, cerrahi tedaviyi yönlendirmede temel kavramdır. Ayrıca urun büyüklüğünü, genişliğini belirler ve hareketliliğini incelemeyi dener. Bir urun hareketliliği öriemli bir olgudur; çünkü altındaki dokuların hastalanmadığını gösterir. Göden barsağı urunda hareketlilik, kuyruk sokumu kemiğinin oluşturduğu-arka düzleme, göden barsağının yan düzlemlerine, erkekte öndeki sidik torbası-prostat düzlemine, kadında da dölyoluna (bu durumda, hem dölyolu, hem de göden barsağı aynı anda parmakla muayene edilir) göre araştırılır.
Damar içine karşıt madde verilerek sidik yolları filmi çekme
Yerel bilançoyu tamamlayan başlıca muayenelerdendir. Sidik borularının alt bölümü ve sidik torbası göden barsağma çok yakın organlar oldukları için, ur tarafından sıkıştırılmaları tehlikesi büyüktür. Bu sıkıştırılma çoğunlukla klinik açıdan belirti vermez; dolayısıyle, belirlenmesi için röntgen muayenesine başvurmak gerekir. Sıkıştırılma, çok ender olarak bazı hastalarda sidik torbası içine bakma muayenesine (sistoskopi) yöneltebilir. Bu çeşitli muayeneler, ameliyat güçlüklerini önceden görmeyi sağlar. Ayrıca sidik yolları filmi, göden barsağının parmakla muayenesi gibi, prostatta bir adenom bulunup bulunmadığını da araştırmayı sağlar; adenom varsa, bazen urla birlikte çıkarılması gerekir.
Baryumlu lavman
Muayene baryumlu lavmanla tamamlanır. Baryumlu lavmanın, göden barsağı kanserinde teşhis açısından hiç bir değeri yoktur; ama çoğunlukla, parmakla muayenede ulaşılamayan ve göden barsağı içine bakma muayenesiyle belirlenemeyen (uru geçemez) urun üst sınırını belirler. Urun üst bölümündeki kalın barsak bölümünün uzunluğunu (kişilere göre çok değişiktir) ve niteliğini değerlendirir. Bu sonuncu bilgi, ameliyatta alınacak tutumu önceden belirlemek için çok önemlidir.
Ayrıca baryumlu lavman, kalın barsak düzeyinde yerleşmiş başka bir kötücül urun araştırılmasını sağlar. Barsak üstünde iki urun birlikte bulunmasına aslında ender raslamr; ama bulunması ameliyat yöntemini değiştirir.
Yayılmaların araştırılması
Yayılmaların (metastazların) araştırılması çok önemlidir; çünkü yayılmalar bulunması, iyileştirici bir cerrahi tedavi şansını ortadan kaldırır.
Karaciğere yayılmalar
Hastalığın en sık yayılmaları karaciğeredir. Sert, düzensiz, bazen duyarlı, hattâ elle muayenede ağrılı olan bir karaciğer büyümesiyle yansırlar; karaciğerin alt kenarı, sağ kaburga kemerinin altında her zaman ele gelir. Daha geç olarak, bu karaciğer büyümesine sarılık, hattâ kanamalar eklenir.
Akciğere yayılmalar
Çoğunlukla klinik muayenede belirti vermezler. Her hastada akciğer filminin çekilmesiyle araştırılmalıdırlar. Düzenli, yuvarlak saydamsızlıklar biçiminde belirirler.
Beyne yayılmalar
Bazen açıkça belirti verirler: Hızla yerleşen zihin bozukluğu; felçler ya da kafa içi basınç artışı sendromu (baş ağrıları ve kusmalarla birlikte). Ama bazen daha az belirgindirler ve titizlikle uygulanması gereken sinir sistemi muayenesinde açığa çıkarılırlar.
Lenf düğümlerine yayılmalar
Lenf düğümlerine yayılmaların çoğu, klinik muayenede saptanamaz. Bir lenf düğümü büyümesi bulunması, çok ilerlemiş bir urun belirtisidir.
Dolayısıyle, klinik muayenede yayılmalar bulunmaması, iyileştirici bir cerrahi tedavi öngörme-yi sağlar. Bununla birlikte, yayılmaların kesin bilançosu, girişim sırasında bütün karın organlarının elle muayenesinden sonra tamamlanır. Bazen, ameliyat sırasında karın organlarının elle muayenesi, en iyi biçimde yapılan klinik muayenelerde ve röntgen filmlerinde bile gözden kaçabilen yayılmaları ortaya çıkarmayı sağlar.
Ameliyat öncesi bilanço
Hazırlanacak son bilanço, hastanın genel durumuyla ilgilidir. Göden barsağı kanseri için ortalama yaşın 60 olduğunu daha önce söylemiştik. Bu yaşta, özellikle 3 organın (akciğer; kalp; böbrek) iyi çalışıp çalışmadığının doğrulanması çok önemlidir.
Bu organlardan birinin ciddi yetmezliği, ame liyata gidilmemesini gerektirir. Daha hafif bir yetmezlik, ameliyat öncesi ve sonrasında özel hazırlık ve bakımı zorunlu kılar. Ayrıca, atardamar yüksek basıncı ya da şeker hastalığı gibi genel bir hastalık aranmalıdır. Bu gibi hastalıklar ameliyatın yapılmasını engellemezler; ama ameliyat öncesinde ve sonrasında tedavi gerektirirler.
EVRİM
Erken ortaya çıkarılan ve tedavi edilen göden barsağı kanserlerinin evrimi iyidir.
Genel ihtilatlar
Kanseri akla getiren belirtilerin (özellikle dışkılama isteğinin sıklaşması) artmasıyla ortaya çıkarlar. Zayıflama ciddileşir ve giderek hızla kilo yitiren hasta, bir deri bir kemik kalır. Kansızlık da ciddileşir: Alyuvarların azalması hemoglobinin düşmesine, dolayısıyle de oksijenin dokulara kötü taşınmasına neden olur. Dokuların oksijenlenmesinin azalması, soluk darlığı ve göğüs ağrıları gibi bozukluklara yolaçar. Hastalığa başka genel ihtilatlar da eklenebilir: Aslında göden barsağının leğen bölgesindeki kanserlerde oldukça ender raslanan ivegen ya da asivegen barsak tıkanması; delinme çevresinde bir apse oluşmasıyla karın zarı iltihabı; enfeksiyonlar. Yerel ihtilatlar
Özellikle sidik yollarını ilgilendirirler. Urun çevreye doğru büyümesiyle, erkekte sidik torbası ile göden barsağı arasında bir fistül (anormal ilişki) ortaya çıkabilir. Sidik yolları enfeksiyonuyla, işeme sırasında kamıştan (penisten) hava gelmesiyle ve bazen sidikle birlikte dışkı atılmasıyla yansır. Sidik sistemini ilgilendiren ikinci ihtilat 1 ya da her 2 sidik borusunun daralmasıdır. Bu darlık, üstte kalan sidik borusu ve böbrekte genişlemeye, daha sonra da, kanda üre yükselmesiyle beliren böbrek yetmezliğine yolaçar; son olarak, tı-kayıcı engel tam ise, bu hastalarda öldürücü bir ihtilat olan sidik çıkaramama (anüri) ortaya çıkar. Öteki yerel ihtilatlar, küçük leğendeki damar ve sinirlerin bası altında kalmasına bağlıdırlar: Toplardamar iltihabı kaynağı olan toplardamar basısı; çok şiddetli ağrılara yolaçan sinir basısı.
Yayılmalar
Yukarda saydığımız ihtilatlara, yayılmalar da eklenir.
HASTALIĞIN ÖTEKÎ BİÇİMLERİ
Göden barsağı kanserinin yerine ve mikroskopik yapılarına göre değişik biçimler sözkonusudur.
Yerel biçimler
Hastalığa özel belirtiler verirler.
Kalın barsak-göden barsağı köşesi kanseri
Kalın barsak-göden barsağı köşesi (göden barsağı-sigmamsı kalın barsak köşesi) kanseri,hastalığın özel bir biçimidir; çünkü bu bölgenin çapı normal olarak küçüktür. Sindirim borusunun boşluğunu daha da daraltan bir urun gelişmesi, çok erken olarak önemli barsak geçiş bozukluklarına yolaçar: Kabızlık ya da ishal. Bu. bozukluklar artabilir ve bu düzeyde bir kanseri akla getiren, tıkanmaya yakın bir duruma yolaçabilirler. Kanserin yüksek yerleşiminin bir başka sonucu, göden barsağının parmakla muayenesinde ulaşılamamasıdır; teşhis, göden barsağı içine bakma muayenesiyle ya da baryumlu lavmandan sonra alman röntgen filmleriyle konur.
Makat kanalı kanseri
Çok şiddetli ağrılarla belirti verdiği için teşhisi kolaydır. Bu belirtiye, çoğunlukla büzücü kasın kansere tutulmasıyla makat yetmezliği ya da en azından dışkılamanın iyi denetlenememesi eklenir.
Mikroskopik anatomi
Özellikle yayılma biçimleri önemlidir; kalın barsak kanserlerinin hücresel biçimi adenokanserdir (bağdokusu içinde silindirsi epitel görünümündeki kanser hücreleri, bez halkaları oluştururlar). Kanser, göden barsağınm belirli bir noktasından doğar. Daha sonra,, ilerleyici biçimde göden barsağınm bütün çeperine yayılır. Başlangıçta epitel-de yerleşmiştir; bu yüzden çok erken olarak mukozanın derin katlarına ulaşır ve mukoza kas tabakasına yayılır; sonra 2 kas katma, daha sonra da kaim barsak çeperi dışma çıkarak karın zarına ve komşu organlara yayılır. Bu enine ilerleme, kural olarak çok yavaştır ve hastaların çoğunda, kanserin bu evrimi birçok yılda tamamlanır. Ur, uzunlamasına oldukça yavaş, enlemesine oldukça hızlı büyür. Enlemesine büyümesi, kanser dokusundan bir halka oluşturur ve göden barsağı boşluğunu daraltır; bütün hastalarda, hastalığın klinik belirtileri ne olursa olsun, urdan parça alınmalıdır. Lenf düğümlerine yayılmalar ise atlaya atlaya (arada hastalanmayan lenf düğümleri bulunabilir) olur.
Ura yakın olan lenf düğümleri sağlam kalırken, daha uzaktaki bazı düğümlerde yayılmalar görülebilir.
AYIRICI TEŞHİS
Göden barsağı kanserinin teşhisi fazla sorun yaratmaz; çünkü göden barsağı kanserinden sözedebilmek için, bütün hastalarda ve hastalığın klinik belirtileri ne olursa olsun, göden barsağından örnek alınıp laboratuvarda incelenmesi gerekir. Yalnızca, önemli yerel yayılmalarla birlikte olan ilerlemiş bazı biçimlerin başlangıç noktalarını belirlemede güçlükle karşılaşılır. Sidik yolu ve prostata yayılmış bir göden barsağı kanseri, göden barsağına ve sidik torbasına yayılmış bir prostat kanseriyle karıştırılabilir. Asıl sorun, kanser öncesi bozunlardır. Gerçekten, bir polip düzeyinde küçük bir yozlaşma bölgesi bulunuyorsa, polipin çıkarılmasıyla yetinilmeyip, bir kanser gibi tedavi etmelidir.
TEDAVİ
İyileştirici tedavi
Şimdi göden barsağı kanserlerinin cerrahi tedavi kurallarını, önerilen girişim tiplerini ve cerrahi olmayan yöntemleri gözden geçireceğiz.
Cerrahi tedavi
Göden barsağı kanserinin cerrahi tedavi kuralları kesindir. Hasta ameliyattan önce iyice hazırlandıktan sonra, ur ve çevresindeki barsak bölümü genişçe çıkarılmalıdır. Hastanın girişime hazırlanması yaklaşık 1 hafta sürer. Hazırlık yerel ve geneldir. Yerel olarak, barsağm mikroptan arınmasını ve az dışkı içermesini sağlamak amacıyla, sülfamit ya da antibiyotik gibi barsak mikroplarını öldürücü ilaçlarla birlikte, posasız bir beslenme rejimi uygulanır ve hafif bir barsak yumuşatıcısı verilir. Ayrıca, girişimden önceki 48 saatte 2-3 lavman yapılır. Genel hazırlık, urun yolaçtığı eksiklikleri gidermeyi amaçlar ve özellikle kan (kansızlık varsa) ve çeşitli vitaminlerin verilmesine dayanır. Ayrıca atardamar yüksek basıncı ya da şeker hastalığı gibi genel bir hastalık varsa tedavi edilir. Böylece hasta, ameliyata en iyi koşullarda alınmış olur. Ameliyatın yaygınlığı bazı kurallara bağlıdır. Bir tekrarlamayı önlemek için, kanserin yayıldığı ya da yayıldığından kuşkulanılan en fazla dokuyu çıkarmak gerekir. Ayrıca, sürekli bir yapay makat gerçekleştirmekten kaçınmak için, göden barsağınm büzücü kas sisteminin korunmasına çalışılmalıdır. Bu iki gereklilik birbirlerine karşıttırlar; dolayısıyle, göden barsağı kanserlerinde ameliyat gerekliliği kararı vermedeki bütün güçlük, bu noktalarda toplanır.
Ameliyatlar
2 ameliyat yöntemi vardır: Yapay makat gerektiren; ur, makat büzücü kasına yakınsa, makatı koruyan (göden barsağı-sigmamsı kalın barsak köşesi urlarında; göden barsağının leğen parçası urlarının bazılarında). Büzücü kası çıkartan, dolayısıyle, yapay bir makatla sonlanan girişimler, karm -apışarası yoluyla çıkarımlardır (abdomino-perineal rezeksiyon). Makatı koruyan ameliyatlar ikiye ayrılır. Birincisinde büzücü kasın üstündeki barsak bölümü kesilip çıkarılır ve kalın barsak,göden barsağınm geri kalan bölümüne ağızlaştırıhr. Ötekinde yalnızca büzücü kas korunarak daha geniş bir çıkarma uygulanır ve kaim barsağm uç bölümü büzücü kasın içinden geçirilir. Bu girişimlerin her birinin kendine özgü tehlikeleri vardır. Karın-apışarası yoluyla çıkarımlar, yapay bir makat oluşturulmasını gerektirir; sidik ve üreme organlarıyla ilgili ihtilatlara yolaçar: Erkekte iktidarsızlık; her 2 cinste de sık görülen işeme bozuklukları. Bu bozukluklar, kural olarak, girişimden sonra bir sidik sondası takılmasıyla önlenirler. Bu sonda yardımıyla, sidik torbasının yeniden eğitilmesi ve ivegen sidik tutukluğu ihtilatlarmm önlenmesi sağlanabilir. Bazen, bu yeniden eğitim başarısız kalır ve hastada değişik derecelerde bozukluklar görülür: Enfeksiyon tehlikesi ile birlikte tam olmayan sidik tutukluğu (sidik torbasını tam olarak boşaltamama) ya da tersine, sidik kaçırma. Ama bu gibi bozukluklar kalıcı değildirler, özellikle de sidik torbasına doğru giden sinirlerde bozunlara yolaçan oldukça geniş çıkarımlardan sonra görülürler. Karın yoluyla yalın çıkarma ameliyatının uygulamada tek, ama çok ciddi bir ihtilatı vardır: Barsak devamlılığını sağlayan ağızlaştırmanın sızıntı yapması ya da ağızlaştırma düzeyinde dikişlerin çözülmesi. Kalın barsak-göden barsağı ağızlaştırması düzeyindeki bir nokta (dikişler) gevşeyebilir (dikişin uygulandığı doku çok zayıflamıştır). Bu dikiş çözülmesi, dışkıların karın boşluğuna dökülmesine bağlı çok ciddi enfeksiyon ihtilatlarına (ivegen karın zarı iltihabı) yolaçar.
Cerrahi olmayan yöntemler
Cerrahi olmayan yöntemler «ışın tedavileri» diye nitelenir. Radyum tedavisi sözkonusudur. Ur düzeyine, ışın salan radyoaktif maddelerden yapılı küçük iğneler batırılır ya da radyoaktif kobalt (Co6ü) ile dıştan ışınlama yapılır. Bu maddeler iyonlaştırıcı ışınlar salarak, batırıldıkları kanserli dokuları yıkarlar.
Cerrahi girişime yolaçmadığı için çekici gelen bu yöntemin de kendine özgü bazı tehlikeleri vardır. Doku yıkımı fazla olursa, karın içi organları arasında fistüller (göden barsağı-dölyolu fistülleri
gibi) oluşabilir. Ayrıca enfeksiyon tehlikesi büyük ölçüde artmıştır. Işınlanan dokular alışılagelmiş yapılarını yitirirler ve sonradan bir cerrahi girişimin gerekliliğine karar verilirse, bu ameliyat çok daha güçleşmiş olur.
Bu değişik tedavilerden hangisinin uygulanması gerektiğine karar vermek, oldukça güç bir iştir.
Göden barsağının leğen parçası kanserlerinde, urlu dokuyu kaldırmak için öyle geniş bir çıkarma yapılır; çoğunlukla uygulanan girişim, büzücü kası çıkaran ve sürekli bir yapay makat ile tamamlanan karın-apışarası yoluyla çıkarımdır.
Göden barsağı-sigmamsı kalın barsak köşesi kanserlerinde, ur çoğunlukla karın yoluyla yalın bir çıkarıma ve sürekliliğin yeniden sağlanmasına izin verecek biçimde yüksekte yerleşmiştir.
Cerrahi olmayan yöntemleri uygulama kararı verilmesiyse, urun yerleşimi ile değil de, büyüklüğü ile ilgilidir. Yalnızca başlangıç çevresindeki çok küçük kanserlerde ışın tedavisi etkili olur; bu tedavi mutlaka özel donatımlı bir merkezde yapılmalıdır.
Geçiştirici tedavi
Urun büyüklüğü, uzak organlara yayılmalar bulunması ya da bir ihtilat iyileştirici tedaviyi olanaksız kılıyorsa, geçiştirici cerrahi tedavi uygulama zorunda kalınabilir. Bu tedavinin amacı bütün urlu dokuyu çıkarmak değil, yalnızca bir ihtilatın belirtilerinin . giderilmesini sağlamaktır. Sözgelimi, ilerlemiş bir göden barsağı kanseri bir tıkanmaya yolaçarsa, 2 biçimde tedavi edilebilir. Bu iki yöntemin yalın olanı; urlu bölgeye dokunmadan, tıkanmanın üst bölümünde yapay bir makat oluşturarak, barsak içeriğinin boşalmasını sağlamaktır. Öteki yöntemle daha geniş bir girişim seçilebilir ve küçük bir barsak bölümü ile birlikte çıkarılır. Bu girişim, ura özgü bütün öteki ihtilatlan (kanama, enfeksiyon) önler.
Ayrıca, geçiştirici tedavi yöntemleri arasında urun kütlesini küçültmeyi amaçlayan ışın tedavisi ve kanser ilaçlarının kullanımı (5-flüorourasil) sayılabilir.
SONUÇ
60 yaşlarındaki kişilerde görülen göden barsağı kanseri, kötücül bir urdur ve bu hastalıkta günümüzün sorunu, tedaviyle değil, teşhisle ilgilidir.
Kanser erken teşhis edilirse, geleceği daha iyi olacaktır. Dolayısıyle, erken bir taramaya yönelmek gerekir. Bu tarama, makattan kan çıkaran ya da barsak hareketlerinin düzeninde değişiklikler gösteren bütün hastalarda, göden barsağının parmakla muayenesi ve göden barsağı içine bakma muayenesiyle kolayca gerçekleştirilebilir.













Leave a Reply