Göğüs Ve Karın Hastalıkları
Memede meydana gelecek bozuklukları her zaman ciddiye almak gerekir. Hemen kanser korkusuna kapılıp telaşlanmak hiç de doğru bir şey değildir, ama bu olasılığı gözden uzak tutmak da yanlış bir tutum olur.
Çoğu zaman, ivegen bir hastalık diye korkulan şeyin gerçekte basit bir meme çıbanı olduğunu öğrenmek hasta için rahatlatıcı bir sürprizdir.
Basit apseler çocuk emziren kadınlarda çok sık görülür. Aynı şekilde, kuşku duyulan yumuşak bir urun süreğen bir apseden başka bir şey olmadığını, katı urun da bir kist, bir adenofibrom, iç salgıbezi kökenli bir hastalık olduğunu anlamak, bir deri bozukluğunun egzama ya da uyuz kökenli olduğunu, kanser yapıcı Paget hastalığının söz konusu olmadığını öğrenmek de hastayı rahatlatır.
Meme kanseri, teşhisinde geç kalınırsa, çok kötü sonuçlara yolaçar. Sert, düzensiz ve ağrısız bir düğüm, az ya da çok iri bir ur, bir yangılanma, meme derisinde veya memenin kendisinde bir ülserleşme, bir kan akıntısı gibi anormal bir durum ortaya çıktığı zaman, önemle üzerine eğilmek gerekir. Böyle bir belirti karşısında, kadın derhal doktora başvurmalıdır.
Göğüs, karın ve kafatası, yaşam için gerekli olan organları korurlar. Bu organlar göğüste göğüs kemiği ve kırıldıkları zaman büyük bir tehlike yaratan kaburgalar tarafından korunurlar. Karında ise organların korunması oldukça zayıf bir kas çeperiyle sağlanmaktadır.
Günümüzde modern yaşamın rahatlığına kapılan insanlar jimnastik yapmaktan kaçındıkları için bu kas çeperi giderek daha da güçsüzleşmektedir.
Düşmelerin, ezilmelerin, iş kazalarının yolaçtığı berelenmeler, trafik kazaları nedeniyle günümüzde çok artmıştır.
Çarpışma halinde, otomobil sürücüsünün göğsü ya da karnının üst bölümü direksiyona çarparak ezilmektedir.
Emniyet kemeri özellikle karın berelenmelerinde önemli bir rol oynamaktadır; emniyet kemeri iç organlarda bir kopmaya yolaçabilir.
Şiddetli bir çarpmadan sonra, emniyet kemerinin olduğu yerde bir deri sıyrılması görülürse hemen iç organlarla ilgili incelemeler yapmak gerekir.
Böylece, söz konusu olabilecek derin bir dökusal bozukluk ortaya çıkarılabilir ve tehlikenin önüne geçilir.
Göğüs berelenmeleri, bir organa zarar vermese bile, çoğu zaman ürküntü verici bir niteliğe bürünür. Ağrı, solunum güçlüğü, şok hali, sıkıntı gibi huzursuzluklar yaratır.
Böyle durumlarda, çok ilginç bir olay görülebilir. Yüzün her yanı düz mavimsi bir renge bürünür ve yüz ekimozlu bir görünüm alır. Boynun ve yüzün alt bölümünde noktacıklar halinde kanama görülür.
Bu berelenmeler ciddî bozukluklara yolaçarlar. Bu bozuklukların başlıcası anfizem nedeniyle soluk tıkanımı, soluk kesici pnömotoraks çok ağır dış ya da iç kanama deri altı anfizemidir Travma sonucu akciğerde bronşlarda, büyük ana atardamar gibi göğüs damarlarında hatta kalpte ve kalp dış zarında meydana gelen kopmalar günümüzde oldukça sık rastlanılan durumlardır.
Bu dokusal bozulmalar son derece acele bir tedaviyi ve ancak çok uzmanlaşmış hastanelerin olumlu sonuca ulaştırabileceği müdahaleleri gerektirir. Solunum sıkıntısı, bayılma, ivegen kansızlık gibi durumlar görüldüğünde yaralının çevresindekiler derhal doktora başvurmalıdırlar.
Göğüste mermi ya da bıçak yaraları olduğu zaman da yine süratle doktor çağırılmalıdır. Özellikle ortadan çarpma durumunda, bağırsakların ve iç organların omurgaya ve karın arka çeperine yaslanarak ezilmelerine yolaçan karın berelenmeleri çok tehlikeli olmakla birlikte, doktora başvurmada birkaç saatlik bir gecikme genellikle büyük bir sakınca yaratmaz.
Yaralı sarsıntı geçirmişse, olayı izleyen saatlerde iç kanama ve şok belirtileri kendini gösterecek, deri ve mukozalar solacak, el ve ayaklar soğuyacak, terleme ve aşırı susuzluk görülecektir. Çarpıntılar ortaya çıkacak, nabız, güçsüz ve hızlı atacaktır.
Ayrıca tansiyon düşmesi, iç organ delinmesi belirtileri ve ağrılar görülebilir. Bu durumda ciddi bağırsak delinmesi, karaciğer, dalak ve pankreas patlamaları olasılığı üzerinde önemle durmak gerekir. Bu durumlarda bir cerraha başvurmak en iyi çaredir.
Ameliyat olasılığı her acil karın hastalığında söz konusu olabilir. Acil durum daha önceden bilinen bir hastalığın etkilediği bir bölgede ortaya çıksa da, aniden meydana gelse de ivegen karın hastalığı hastalanan iç organlara bağlı olarak değişen birağrıyayolaçar.
Ağrı, kusma, şok durumu, karnı tahta gibi sertleştirebilen karın çeperi kasılması gibi belirtiler derhal bir ameliyat gerektirir. Belirtilerin görünüşteki yatışmasına aldanmamak gerekir. İşin kolay yönüne kaçmak ve ağrı kesici ilâçlar vermek soruna çözüm getirmez.
Tersine, ağrı kesici ilâçlar, hastalığı maskeleyerek gizli ve tehlikeli bir biçimde gelişmesine yolaçarlar. Berelenmelerde olduğu gibi, ciddî bir karın hastalığı da çoğu zaman iki evrede ortaya çıkar. İki evre arasında aldatıcı bir yatışma dönemi görülür. Karından gelen her kuşkulu belirtinin derhal doktora haber verilmesi gerekir.
Prof. Hanri Mondor “karnın hastalanmasıyle ölüm arasındaki süre o kadar kısadır ki geniş bir inceleme yapma zamanı yoktur” diyerek bunu çok iyi belirtmiştir.
Gerçekten de teşhis her zaman sanıldığı kadar kolay değildir.
Ansiklopedilerde ve halkın anlayacağı dilde yazılmış kitaplarda.klasik olarak sıralanan uyarıcı karın hastalığı belirtileri çoğu zaman ya görülmez, ya da başka belirtiler tarafından maskelenir. Ayrıca belirtiler değişik bir biçimde de gelişmiş olabilirler.

Leave a Reply