Hayvan Zehiriyle Zehirlenme
Bazı hayvanlar ısırarak, ya da sokarak, kurbanlarının vücuduna etkinliği değişik, hatta öldürücü olabilen zehirler akıtırlar.
Bu zehirler karmaşık yapılar gösterir. İçerdikleri zehirli maddeler temel olarak iki gruba ayrılır. Merkez sinir sistemini felce uğratarak etki gösteren nörotoksin ve kandaki alyuvarları tahrip ederek kanamalara yolaçan hemorrajin. Zehirli hayvanların başında yılanlar gelir. Ancak, yapılan istatistikler, yılan sokmalarından ileri gelen ölüm olaylarının giderek azalmakta olduğunu göstermiştir. Örneğin, çok zehirli yılan türlerinin bol olduğu ABD’de, tedavi gören 6600 kişiden ancak 14′ü ölmüştür. Avrupa’da ise, gerçekten korkulacak yılan türü olarak yalnız engerek vardır. Kara yılanları genellikle zararsızdır; ancak birkaçının ısırığı tehlikeli olabilir. Yılan ısırığının kesinlikle çok acele bir tedaviyi gerektirdiğini hatırlatmakta yarar vardır. Hastaya zehiri etkisiz kılacak serum şırınga edilmeli ve duruma göre bir ilk yardım hastanesine götürülmelidir.
Avrupa’daki akrepler genellikle küçüktür ve sokmaları bir arının ya da bir eşek arısınınkini andırır. Bununla birlikte, Buthus occitarrus adını taşıyan akrep (8-10 cm. kadar) çocuklar için tehlikeli olabilir. Kuzey Afrika’da ise durum bambaşkadır. Burada yaşayan akrepler iri bir yengeç büyüklüğündedir ve en az engerek yılanı kadar tehlikelidirler. Akrep sokmaları da acele bir tedaviyi gerektirir. Akreplerin gece dolaşmaktan hoşlandıkları da akıldan çıkarılmamalıdır. Bu hayvanın yaşadığı ülkelere gidenlerin dikkatli olmaları, uyandıklarında farkedecekleri ağrılı bir sokma izinden hemen kuşkulanmaları gerekir. Avrupa’da yaşayan örümcekler genellikle tehlikeli değildirler. Değişik iriliklerde olabilen, mahzenlerde ve kuytu yerlerde yaşayan bu örümcekler bazen soktukları yere, sıcak bir şişkinlik ve eklem ağrıları yapan zehir akıtabilirler. Sokmaları çok acı veren tehlikeli örümcekler tropikal bölgelerde görülür. Bu bölgelerde yaşayan en tanınmış örümcekler, yer örümceği (migale) ile hakkında çok abartılmış hikâyeler anlatılan “kara dul”dur. Bu örümcekler karanlık ve nemli yerleri (banyo, tuvalet, v.s.) sever ve çoğunlukla belden aşağısını sokarlar.
Zar kanatlılar (arılar, eşekarıları) da küçümsenmemesi gereken tehlikeler gösterirler. Birçok arının sokması söz konusuysa, durum önemlidir. 40 arı sokması bir engerek yılanının sokmasına denktir. Bundan başka, sokma yeri ağız içindeyse (eşekarısı bir meyve içinde gizlenebilir), soluk borusu ağzı meydana gelen ödemle tıkanır ve boğulma tehlikesi başgösterebilir. Yüzde, gözde ve boyun da görülen sokmalar da özellikle önemli ödem ve hastalıklarla bir araya gelince çok tehlikeli olabilirler. Eğer arı zehirini yüzeysel bir damara akıtırsa, sanki damara ilâç şırınga edilmiş gibi, bu zehir vücuda büyük bir hızla yayılır.
Zararsız bir yılanın başı ile bir engereğin başının karşılaştırılması. Zararsız yılanın başında büyük pullar (1 ve 2) engereğin başında ise birbirine eşit olmayan küçük pullar (3 ve 4) vardır.
Engerek yılanının sokmasıyla meydana gelen yara 1 cm. kadar aralıklı iki küçük kırmızı delikten ibarettir. Resimdeki X işaretleri yara bölgesinin nasıl kesilerek yarılacağım göstermektedir. Bacak, yaranın biraz üstünden sımsıkı bağlanmıştır. Böylece kan dolaşımı ve dolayısıyle zehirin hızla yayılması yavaşlatılır. Ama yılanın soktuğu kişiyi hiç bir şekilde hareket ettirmemek ve en kısa süre içinde serum şırınga etmek gerekir.
Bütün bu durumlarda ve özellikle alerjik tepki gösteren kişilerde, çok acele bir tedavi gerekir. Bir arı sürüsünün hücumuna uğrayan ve birçok yerinden sokulan bir kişi ölebilir. Böyle bir olayın kurbanı çoğunlukla bir çocuk ya da yaşlı bir kişidir. Bu tür olaylar genellikle kazaen bir kovan devrildiği zaman meydana gelir. Bu durumda vücuda giren zehir miktarı çok yüksektir ve bu yüzden müdahale etkili olamaz. Yaşadığımız iklim kuşağında, bazı zehirli deniz hayvanlarına da rastlanabilir. Bunlar arasında, bazı kedi balığı türleri ile trakunya balığı (çarpan balık) sayılabilir. Trakunya balığının sırt yüzgecindeki dikenler oldukça zehirlidir. Bu dikenlerle yaralanan organ şiddetle ağrır, çok kanama yapar, aynı zamanda şişer ve uyuşur. Bu durum günlerce sürebilir. Ayrıca, sinirsel bozukluklar da ortaya çıkabilir. İskorpit balıklarının sırt yüzgeçleri de bu tür zehirlenme olaylarına yolaçabilir.
Basit bir değme ile yaralanmaya yolaçan başka deniz hayvanları arasında, kırmızı süngerler, deniz lâleleri, ahtapotlar, deniz hıvarları ve özellikle deniz anaları sayılabilir. Bu hayvanlar, alerjik tepkilere yolaçarlar.

Leave a Reply