Hazımsızlık Ve Tedavisi
HAZIMSIZLIK VE TEDAVİSİ
HAZIMSIZLIK İKİ ŞEKİLDE KENDİNİ BEELİ EDER
1 — Yemeklerden çok sonra yanma ve ağrılar, ekşi geğirme ve bazen de kusma görülür. Ağrılar çoğu kez bir kaç lokma bir şey yemek ya da karbonat almakla diner. Bu gibi kimselerde mide gereğinden fazla asit salgılamaktadır. Mide hareketleri şiddetlenir ve zaman zaman kramp şeklinde ağrılar hissedilir.
2 — Yemekten hemen sonra mide bölgesinde bir ağırlık ve dolgunluk hissi vardır. Karın şişer, bazen yüz kızarır. Çoğu kez uyuklama hali görülür. Geğirirler ve sık sık gaz çıkarırlar.
Bu belirtiler yemekten 1-2 saat sonra geçer. Bu durumda olanlarda mide asidi çok azdır ve mide hareketleri ağırlaşmıştır. Midenin gevşek ve tembel oluşu boşalmayı geciktirir.
NEDENLERİ:
Mide ülseri, oniki parmak barsağı ülseri, had ve müzmin gastritler, kanser hazımsızlığın başlıca nedenleri olabilir. Hazımsızlık midede organik bir afet olmadan da meydana çıkabilir. Mide salgısının ya da hareketlerinin artması, ya da azalması, başlı başına hazımsızlık nedeni olabilir. Bu şekilde hazımsızlıklara beslenme bozuklukları da yol açabilir. Örneğin mideyi tahriş eden besinler, alkol, tütün, çay, iyi çiğnememek gibi, ayrıca çürük dişlerin, aşırı beden yorgunluğunun, ruhî şokların, ağır dimağ çalışmalarının da hazımsızlık nedeni olabileceği bilinmelidir.
TEDAVİ:
Geçici olarak ortaya çıkan hazımsızlıklarda bir kaç gün mideyi rahat ettirecek bir perhiz uygulamak çoğu kez bu sıkıntıyı halleder. Bu nedenle mideyi tahriş eden maddelerden, yağlı, baharatlı, ağır yemeklerden sakınmak çoğu kez yeterlidir. Midede ekşime varsa karbonat ya da mide asitliğini azaltan ilaçlar kullanmak gerekebilir. Bu tedbirlerle geçmeyen hazımsızlık hallerinde mutlaka doktora başvurmak gerekir.
Sindirim Güçlüğü (Hazımsızlık, Dispepsi)
Sindirim güçlüğü olan kişiler, genellikle yemekten sonra bulantı; midede şişkinlik, gerginlik, yanma, rahatsızlık, geyirerek gaz çıkarma, ekşime ve ağrı gibi durumlarından ya da bunların bir kısmından yakınırlar. Sindirim güçlüğü, sindirim kanalının hiçbir yerinde bir bozukluk olmadan görülebileceği gibi, sindirim sisteminin herhangi bir yerindeki bozukluktan da ileri gelebilir.
Örneğin, pankreas ve safrakesesi hastalıkları sindirim güçlüğüne yol açabilir. Ayrıca, yakınmaların bir bölümü, akciğer ve kalp hastalığı, süreğen nefrit ve siroz gibi çeşitli hastalıklardan birinin yan belirtileri olabilir.
Herhangi bir hastalığı bulunmayan kişilerde sindirim zorluğu değişik nedenlerden ileri gelebilir. Sindirim güçlüğünün asit salgısının çok az ya da çok fazla oluşundan ileri geldiği düşünülse de bunun doğru olmadığı anlaşılmıştır. Asit salgısı çok az ya da fazla olan kişilerin bazılarında sindirim güçlüğü görülmemiş, sindirim bozukluğu olanlarda ise başka sindirim kanalı hastalıkları olduğu ortaya konmuştur.
Başka hastalığı olmayan kişilerde sindirim güçlüğünün nedeni, ruhsal gerginlikler, endişe, korku, aşırı çalışma, kişisel sorunlar, kötü beslenme alışkanlıkları, bazı besinlere duyarlılık olabilir. Fazla alkol de, mide boşalmasını geciktirir, enzimlerin etkinliğini azaltarak sindirimi zorlaştırır.
Şu kötü alışkanlıklar sindirim güçlüğüne yol açabilir: Yemekte acele etme, aşın yeme, iyi çiğnemeden yutma, gelişigüzel zamanlarda ve düzensiz beslenme; jorgun, üzgün ve gerginken yeme; açken sigara, koyu demli çay, kahve içme; .açken alkol alma; fazla acı, baharatlı besinler; yağda kızartma, turşu, aşırı posalı ve sindirimi güç yiyecekler; çok soğuk yiyecek ve içecekler.
Doktor köntroluyla başka hastalığı bulunmadığı anlaşılan ve sindirim bozukluğu olan kişiler yukarıda sayılanlardan hangilerini yapıyorsa, o alışkanlıklardan vazgeçmelidir. Ayrıca, yendikten sonra dokunduğu anlaşılan besin varsa, o da diyetten çıkarılmalı ya da pişirme şekli değiştirilerek denenmelidir.
Dokunan yiyecekler diyetten çıkarılmalı, çıkarılan besin beslenme yönünden önemliyse, Terine eşdeğerde- başka besin konmalıdır. Sinirsel ve ruhsal yönden gerginlik yaratan ortamdan olabildiğince uzak durmalı ve Hüzenil yaşamaya çalışmalıdır.

Leave a Reply