Hipofiz
Hipofiz uzun zaman bütün öbür iç salgıbezlerini etkileyen ve çalışmalarını ayarlayan bir ana bez olarak kabul edilmiştir. Bu kavram bugün için de geçerlidir. Ama arabeyinle olan sıkı bağlantıları hipotalamusa sanıldığından da büyük bir önem kazandırmaktadır. Hipofiz, beynin altında bir boşluk içinde yer alan çok önemli bir iç salgıbezidir. Bir bezelye tanesi iriliğinde olan hipofizin üç bölümü vardır. Bunlar önde bulunan ön hipofiz (adenohipofiz), arkada bulunan arka hipofiz (nörohipofiz) ve ara hipofizdir.
ön hipofizde yer alan üç göze türü, içerdikleri göze taneciği sayısına ve bu cisimciklerin boyanma biçimine göre sınıflandırılmıştır. Bu gözeler kromofob-lar, eozinofiller ve bazofillerdir. Kromofoblarda, çok az sayıda tanecik bulunur; eozinofillerde asitli boyalardan ve bazofillerde bazik boyalardan etkilenen tanecikler vardır. Eozinofil gözeleri büyüme hormonu, lüteinleştirici hormon ve laktasyon hormonu; bazofiller ise adrenokortikotropik, tireotrop ve folikül uyarıcı hormonları salgılarlar. Bu hormonların vücut işlevleri üzerinde çok önemli etkileri vardır. Bütün doku ve gözeleri etkileyen büyüme hormonu normal gelişme için son derece önemlidir. Bu hormonun çocuklukta aşırı salgılanması devliğe, yetersizliği ise cüceliğe yolacar. Erişkinlerde normalden çok salgılandığında akromegali ortaya çıkar.
Adrenokortikotropik hormon (ACTH), böbreküstü salgıbezini etkileyerek hidrokortizon üretimine yolaçar. Plazmadaki hidrokortizon miktarı azalınca, hipofiz bezi daha fazla ACTH salgılayacak biçimde uyarılır ve böbreküstü bezinin hidrokortizon salgısı artar. Tireotrop hormon, aynı mekanizmayla kalkanbezinin salgılarını denetler. ACTH ve tireotrop hormon gibi, vücudun öbür bölümlerinde yer alan iç organları, hormon salgılayacak biçimde etkileyen hormonlara trofik hormonlar denir. Hipofiz bezinin üreme üzerinde önemli etkileri vardır. Folikül uyarıcı hormon kadınlarda Craaf foliküllerinin gelişmesini ve yumurtalıklarda östrojen salgılanmasını, erkeklerde ise sperma üretilmesini gerçekleştirir. Lüteinleştirici hormon, kadınlarda olgunlaşan Graaf foli-külünün yumurtalıktan atılmasını sağlar. Erkeklerde entersiyel gözeleri uyandırıcı hormon adını alan bu hormon, erbezlerinin testosteron hormonunu salgılamasını sağlar. Laktasyon hormonu emzirme sırasında memelerde süt salgılanmasına yolaçar. Gonadotrop denilen ve erkek ve dişi üreme organlarının gelişiminde rol oynayan hormonların ne kadar salgılanacağı, östrojen ve progesteron miktarına ve belirli beyin bölümlerinin uyarım etkinliğine bağlıdır. Yakın zamana kadar derideki renk değişimini gerçekleştiren melanosit uyarıcı hormonun, hipofizin ara bölümünde salgılandığı sanılmaktaydı. Oysa son araştırmalar bu hormonun ön hipofizde salgılandığını göstermektedir. Yeni çalışmalar ayrıca arka hipofizde salgılandığı sanılan vazopresin ve oksitosinin gerçekte hipotalamusta salgılanıp, arka hipofizde depolandığını göstermektedir. Vazopresine, böbrekleri etkileyerek vücuda yeniden su alınmasına yolaçtığı için “antidiüretik hormon” da denir. Vazopresin üretimi aksarsa, vücut su tutamaz ve hasta hergün büyük ölçüde su atar. Dölyatağında kasılmalara yolaçan oksitosin doğumlarda çok kullanılır. Oksitosin hipofiz hormon larından prolaktinin salgılanmasını da denetler.
Hipotalamusta salgılanan bazı hormonlar arka hipofizde depolanır. Bunlardan biri, ön hipofizi ACTH salgılayacak biçimde etkiler. Arka hipofiz böylece beyin, hipotalamus ve ön hipofiz hormonları arasında bağlantı kurrnaktadır. Hipofiz bezinin çalışmasında görülen bozukluklar çeşitli hastalık durumlarına yolaçarlar.













Leave a Reply