SPONSORLU BAĞLANTILAR

İkincil Adet Görmemeler

Normal yaşta görülen âdet kanamalarının sonradan değişik bir zamanda yitmelerine, «ikincil âdet görmeme» denir.

Cinsel etkinlik dönemindeki bir kadında ilk olarak gözönüne alınması gereken teşhis, gebeliktir.

İkincil âdet görmemelerin değişik olası nedenleri, ancak hastanın gebe olmadığının kesinlikle saptanmasından sonra araştırılmalıdır.

Bütün birincil âdet görmemelerde olduğu gibi, nedenin araştırılması bütün düzeylerde yapılır ve bir dölyatağı nedeni, bir yumurtalık nedeni, bir hipotalamus hipofiz nedeni ortaya konur.

Ama âdet kanamalarının üreme organlarını ilgilendirmeyebilen çok sayıda hastalıkta da (özellikle içsalgı hastalıklarında) kesildiklerini bilmek gerekir.

Âdet kanamalarının geçici olarak kesilmelerinde ve ruhsal kökenli âdet görmemelerde, duygusal yapı da son derece önemli rol oynar.

Genel nedenli âdet görmemeler

Bütün ciddi hastalıklar âdet görmemeye neden olabilirler: Özellikle karaciğer sirozu; ağır bir şeker hastalığı; bir kalp hastalığı; verem hastalığı (üreme organlarına yerleşmemiş bile olsa).

Bazı içsalgı hastalıkları, âdet görmemeyle birlikte olabilirler; ya tiroyit bezi yetmezlikleri ya da böbreküstü bezi hastalıkları sözkonusudur. Böbreküstü bezi hastalıkları arasında Cushing hastalığı” (böbreküstü bezinin aşırı çalışması), Addison hastalığı (böbreküstü bezi yetmezliği), erkekleşmeye ve âdet kanaması kesilmesine yol açan bazı kötücül böbreküstü bezi urları sayılabilir.

Bütün bu olasılıklarda hastanın genel muayenesi, teşhisi yapısal bir hastalığa ya da bir içsalgı hastalığına doğru yönlendirir. Teşhis, gerekli hormon ölçümleriyle kesinleştirilir. Âdet görmemenin tedavisi, neden olan hastalığın tedavisini izler.

Dölyatağı nedenli âdet görmemeler

Başlıca 2 neden ayırdediîir: Travma kökenli dölyatağı yapışıklıkları; üreme organları veremi.

Travma kökenli dölyatağı yapışıklıkları

Dölyatağımn ön ve arka çeperlerinin yapışmasına bağlıdırlar. Bu yapışma bir doğum ya da bir düşük sonrasında yapılan aşırı bir kazıma (kürtaj) sonrasında ortaya çıkabilir. Mukoza tabakasının bütünüyle yıkılması ya da mukozanın damarlarının yıkılması ve sonunda oluşan yapışıklıklar, kanamanın ortadan kalkmasına neden olur. Hiç bir hormon eksikliği belirtisinin eşlik etmediği bir âdet görmeme sözkonusudur; çünkü ateş eğrisi, yumurtlama olayına işaret eden ateş yükselmesinin varlığını gösterir ve hormon ölçümleri, iyi nitelikli bir sarı cisim bulunduğunu kanıtlarlar.

Sorguda bir doğumdan ya da bir düşükten sonra yapılan dölyatağı mukozası kazımasından sonra âdet kanamalarının yeniden başlamadığı öğrenilir. Kenarları tırtıklı, çok belirgin, zımba ile delinmiş gibi ve herhangi bir yere yerleşebilen düzensiz boşluklar gösteren dölyatağı filmi, teşhisi sağlar. En kötü durumda, bütün dölyatağı boşluğu yapışmıştır ve boşluğa hiç saydamsız madde geçmez («eldiven parmağı» görünümü).

Dölyatağında, bir merkezi yapışıklığın filmi. Dölyatağı boşluğunun ortasında zımba ile delinmiş gibi büyük, düzensiz boşluk. Bu yapışıklık, bir düşük sonrasında yapılan kazımadan sonra ortaya çıkmıştır. Hasta, kısırlıktan ötürü hastaneye başvurmuştur.

Tedavi cerrahidir; ya sondalarla ya da yapışıklıkları gideren özel bir bıçak yardımıyla dölyatağı boşluğunun yalm olarak genişletilmesine dayanır. Dölyatağı boşluğuna, yeniden yapışmaları önlemek amacıyla kısırlaştırmalarda kullanılan bir aygıt (spiral gibi) konur.

Üreme organları veremi

Ergenlik öncesi dönemde verem, dölyatağı çeperlerinin birbirine yapışmasına yolaçar; daha geç dönemde, Koch basili, dölyatağı düzeyinde, dölyatağı mukozasının bazı düzeylerde yitmesiyle yapışıklıklar oluşturur.

Bu durumda da hiç bir içsalgı bozukluğu yoktur ve hormon ölçümleri normal sonuç verir. Buna karşılık, hastanın geçmişinde bir akciğer, akciğer zarı ya da lenf düğümleri veremi bulunur. Ayrıca kısırlık vardır. Muayenede büyük bir dölyatağı borusu ya da yumurtalık kütlesi bulunmasına çok ender raslanır.

3 muayenenin mutlaka uygulanması gerekir:

— karşıt madde verilerek dölyatağı filmi çekme; dölyatağı boşluğundaki anormalliği (düzensiz ve kıvrımlı bir geçite dönüşmüştür) ve dölyatağı borularındaki niteleyici bozunları (demir çubuk görünümünde, sert, teşbih biçiminde genişlemeler) gösterir,

— dölyatağı mukozasından parça alınması: Laboratuvarda doku incelemesiyle veremin kanıtlanmasına çalışılır; verem varsa, bu muayenede niteleyici bozunlar saptanır,

— karın içine bakma muayenesi: Çoğunlukla karın zarı ve dölyatağı boruları üstünde darı tanesi gibi tanecikler gösterir ve kuşkunun sürdüğü durumlarda dölyatağı borusundan parça almayı sağlar.

Tedavi, yeterince uzun süreli ilaçla verem tedavisidir. Daha ileri bir tarihte ve iyice durdurulan bozunlar üstünde, âdet kanamalarını yeniden başlatmak amacıyla yapışıklıkların tedavisine gidilebilir.

Yumurtalık kökenli âdet görmemeler

Bazı yumurtalık urları, özellikle de salgı yapan ve erkekleştirici urlar, bir âdet görmemeye neden olurlar.

Âdet görmeme, erkek tipinde kıllanma ve bızır büyümesiyle birlikte erkekleşme sendromuna eşlik eder. Ama bu âdet görmeme tipine çok ender raslanır. Tam yumurtalık yetmezlikleri erken bir yaşdönümüne yolaçarlar ve iyi gelişmemiş ya da üretken olmayan yumurtalıkların sonucudurlar; bazen, özel hiç bir neden bulunmaz.

Tam yumurtalık yetmezlikleri çok erken, 35 yaşa doğru, hattâ daha önce ortaya çıkabilirler. Çok belirgin ve aşağı yukarı değişmez bir belirti olan sıcak basması nöbetlerine eşlik ederler; sıcak basması duygusu, hemen bir yumurtalık yetmezliğini düşündürmelidir. Çoğunlukla kalp çarpıntılarıyla, kalp bölgesi ağrılarıyla, romatizma ağrılarıyla birliktedir.

Hormon bilançosu teşhisi doğrular: Hipofizden salgılanan yumurtalık uyarıcı hormonlar çok yükselmiştir. Buna karşılık yumurtalık hormon salgıları hemen hiç yoktur.

Bu durumda ailenin büyüklerinde, annede ya da teyzelerde erken yaşdönümünün bulunmasına çok sık raslanır.

Bazı hastalarda, yaşdönümü şiddetli bir heyecan şoku sonrasında ortaya çıkmıştır.

Ayrıca bu sendroma tam gelişmemiş bir yumurtalık (karın içine bakma muayenesinde sapta nır) da yolaçabilir. Bu durumda yaşdönümü çok erken, hattâ 20 yaşında ortaya çıkabilir.

Mutlaka tedavi gereklidir; çünkü yaşdönümü geri dönüşsüzdür. Tedavi, yumurtalık salgılarının yerini östrojenlerle ve progesteronla belirli bir düzen içinde doldurmaya dayanır; âdet çevrimini ve kanamalarını düzenler; sıcak basması nöbetlerini önler.

Hipotalamus hipofiz kökenli âdet görmemeler

Değişik hastalıklara bağlı 3 klinik tablo oluştururlar.

Sheehan hastalığı

Bir doğum sonrasındaki önemli bir kanamayla ilgili olarak hipofiz bezinde doku ölümüne bağlıdır. Bu doku ölümü, bütün hipofiz bezinin işlevsel yıkımına neden olur ve hipofiz bezi salgı salgılama yeteneğini yitirir.

Doğum sırasında, kanın çevre damarlarda toplanmasına ve ivegen bir kansızlığa yolaçan ciddi bir kanama olur. Hızla kan aktarımları yapılır ve doğum yapan kadın kurtarılır.

Bununla birlikte süt artışı olmaz ve hasta bitkindir. Hiç bir şeyle ilgilenmez, her şey onu yorar. Daha geç dönemde, âdet kanamaları yeniden belirmez.

Klinik tablo bir tiroyit bezi yetmezliği (solukluk, soğuğa dayanıksızlık, şişkin yüz) ve böbrek üstü bezinin yetmezliği (bitkinlik; hattâ koma) belirtilerinin ortaya çıkmasıyla tamamlanır.

Charles Estienne’in 1545′te basılan «De dissectione pürtium corporis humani libri tres adlı kitabından alınmış levha «Açılmış dölyatağı».

Tedavide kortizon ve tiroyit özleri kullanılarak, bütün bu yetmezlikler düzeltilmelidir.

Yumurtalık yetmezliği, yapay âdet çevrimleriyle dengelenecektir. Bu tedavi ömür boyu sürdürülmelidir; çünkü hipofiz bezindeki doku ölümü geri dönüşsüzdür.

Hipofiz bezi urları

Hipofiz bezinin uru kromofob adenom (ön hipofizin gama hücreleri de denen boya almayan hücrelerinden çıkan urlardır) birinci belirti olarak âdet görmemeye yolaçar. Bu nedenle, bütün ikincil âdet görmeme durumlarında, kafanın yandan filmi çekilerek uru araştırmak (hipofizin altında yeralan Türk eyerinde biçim bozuklukları) ve bir görme alanı muayenesi yapmak (görme sinirinin liflerine ur bası yapabilir) gerekir. Bu urlar, âdet görmemenin çok ender görülen nedenlerindendir.

Tedavi yalnızca cerrahidir.

Süt akmtısıyla birlikte âdet görmeme

Memeden süt akması ile âdet kanamaları bulunmamasını birleştiren çok özel bir sendromdur (meme emzirmeye bağlı âdet kanaması yokluğu). Doğumdan sonra (Chiari Frommel sendromu) ya da doğumlar dışında (Argonzdel Castillo sendromu) görülebilir. Her zaman için bir hipofiz bezi uru bulunup bulunmadığını araştırmak gerekir. Ama çoğunlukla, bu araştırma olumsuz sonuç verir.

Ortaya çıkış koşulları ne olursa olsun, sorguda, hastanın sinirleri yatıştırıcı ilaçlarla ya da sülpirid ile tedavi görüp görmediği araştırılmalıdır; çünkü bu ilaçlar, bu tür bir belirtiye neden olabilirler. Bu durumda, ilacın kesilmesiyle her şey normale döner.

Ruhsal kökenli âdet görmemeler

En sık raslanan âdet görmemelerdir; ama hastalığın kökenini doğrulamak her zaman kolay değildir ve durumun hastaya kabul ettirilmesi de güçtür.

Özellikle 3 durumda gözlenirler:

— âdet görmeme, daha çok ruh hekiminin alanını ilgilendiren bir sinir hastasında ortaya çıkar; âdet görmemeyi başlatan etmen önemsizdir; bu, en ender raslanan durumdur;

— âdet görmeme, ciddi bir duygusal şok ya da yaşama düzeninde önemli bir değişiklik sonrasında ortaya çıkar; bu durumda geleceği bu genç kadınların ruhsal dengesine bağlıdır;

— âdet görmeme, çoğunlukla başlangıcı çocukluğa dayanan duygusal dengesizlik gösteren bir kadında ortaya çıkar; bu durumda âdet kanamalarının kesilmesi, kişinin iç sıkıntısına ya da derin ve açıklanamayan huzursuzluğuna karşı bir korunma yöntemidir; tedavi, sonuçları genellikle doyurucu olan ruhsal tedavidir.

Yaşdönümü öncesinde yumurtalık.

Bazı ruhsal kökenli âdet görmemeler özel tablolar gerçekleştirirler: Sinirsel iştahsızlık; sinirsel gebelik; v.b.

Sinirsel iştahsızlık

Çoğunlukla öğrenim görmüş, aile çevresi tarafından anlaşılmadığı duygusuna kapılmış 15-20 yaşlarındaki bir genç kızda ortaya çıkar.

Âdet görmeme genellikle birinci belirtidir ve bazen bir aile içi anlaşmazlık dolayısıyle başlar.

Zayıflama ikinci ve temel belirtidir, çok önemlidir; besinlerden tiksinmeyle tam bir iştah yitimine eşlik eder.

Tedavi edilmezse, ciddi metabolizma bozukluklarıyla birlikte gerçek bir zayıflık yerleşir.

Tedavi her şeyden önce aile çevresinden uzaklaşmayı gerektirir. Hastanın çoğunlukla bir hastanede, uygun ruhsal tedaviyi, ve yeniden besin almaya başlamayı sağlayacak uzmanlaşmış bir servise yatırılması gerekir.

Genç kız eski iştahına, yeterli duygusal dengeye ve alışılagelmiş kilosuna kavuştuğunda (yani iyileştikten sonra), âdet kanamaları yeniden başlar.

Sinirsel gebelik

Bu da çok özel bir âdet görmeme biçimidir.

Aşırı biçimde istedikleri ya da korktukları bir gebelik düşüncesine takılan kadınlarda ortaya çıkar.

İstem dışı gebelik belirtileri çok belirgindir: Bulantı; uykusuzluk. Ayrıca hastalar, karın şişmesi ve önemli kilo artışıyla hızla, gebe kadınların görünümünü alırlar. Çoğunlukla, karınlarında çocuğun hareket ettiğini duyduklarını söylerler.

Muayene güçtür; çünkü bu kadınlar muayene edilmeye pek razı olmazlar; kuşkusuz hiç bir nesnel gebelik belirtisi yoktur; dölyatağı normal hacimdedir.

Tedavi, hastayı gebe olmadığına (gerektiğinde bir gebelik testi yaptırarak) inandırmaya dayanır.

Âdet kanamaları kendiliğinden başlamazsa, küçük bir östrojen tedavisiyle başlatılır.

About the Author

Leave a Reply

You can use these XHTML tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>

Reklam İçin İletişim Adresi: ismail.001@hotmail.com Telefon: 0542 219 21 99