SPONSORLU BAĞLANTILAR

İyotlu Tiroyit Hormonları

İYOTLU TİROYİT HORMONLARI

Sırasıyla, tiroyit hormonlarının taşınmasından, fizyolojik etkinliğinden, öteki içsalgı bezleriyle olan ilişkilerinden ve salgılanma düzenlenmesinden söz edeceğiz.

Biyosentez ve yapısı

Tiroyit bezinin iyotlu hormonlarının biyosentezi (canlı varlıkların kendilerinin, kendi içlerinde yaptıkları kimyasal bireşim), tiroyit keseciklerini çevreleyen tek sıralı epitel hücrelerinde ya da bu keseciklerin koloyit maddesinde, birbirini izleyen pek çok evreden geçer.

Dolaşan iyodun tutulması

Sindirim kanalı ya da solunum yoluyla havadan alındıktan sonra kana geçen iyot, iyon biçiminde, yani iyodürler biçiminde (iyodun yalın ya da bileşik bir cisimle yaptığı birleşimler) bulunur. Tiroyit dokusu, yani kesecik hücreleri, iyodürlere çok fazla ilgi gösterirler (organizmadaki bütün hücrelerden daha çok) ve böylece onları tutarlar. Bu ilk evre, hipofizin tireotrop hormonu tarafından (TSH) kolaylaştırılır ya da bazı özel maddelerle engellenir: Tiroyidin çalışmasını araştırmak için kullanılan tiyosiyanatlar.

İyodun oksitlenmesi

Hücre enzimleri sayesinde, iyon halindeki iyot, serbest iyot haline döner; bu da kesecik hücrelerinde, hipofizin tireotrop hormonunun denetimi altuv-da olur.

Serbest, yani organik iyot, proteinlere bağlanır.

Serbest iyot, kesecik hücrelerinden ayrılıp, koloyit maddeye giderek, orada tirozin moleküllerine bağlanır ve mono ya da diiyotlu türevleri oluşturur. Bu mono ve diiyotlu türevler de, kendi aralarında 2′şer 2′şer birleşerek, ditri ve tetraiyodo tironinleri oluştururlar; bunlar, iyotlu tiroyit hormonlarıdır. Tironinin yanısıra kesecik koloyitinin bir başka öğesi olan tireoglobüline bağlı kalırlar.

Burada da, ön hipofizin tireotrop hormonu işe karışır.

İyotlu hormonlann salgılanması

Çok büyük bir molekül olan tireoglobüline bağlı oldukları için, kan dolaşımına ancak, enzimlerin etkisiyle tireoglobülinden ayrıldıktan sonra salınabilirler. Daha sonra, hemen kan dolaşımına geçerler.

Tiroyit. Üstte, etkinlik halinde bez: Kesecikleri küçüktür, çevrelerinde yüksek boylu hücreler var, içlerinde yalnızca hafifçe bazofil, pek az koloyit bulunuyor, emilim boşlukları çok sayıda. Ortada, dinlenme halinde bez (koloyit guatr): Kesecikler çok büyük, çok yassı hücrelerle çevrelenmiştir. Koloyit madde çok fazladır, yoğundur, eyozinofildir, kesitleri yapan makinenin titreşimleriyle lekelenmiştir. Emilim boşlukları yok denecek kadar azdır.

Hormonları serbestleştirme enziminin etkisi, TSH tarafından kolaylaştırılır.

Yalnızca tri ve tetraiyodo tironin (T3 ve T4 ya da tiroksin) salınır.

Mikroskopik açıdan, iyotlu tiroyit hormonlarının biyosentezinin çeşitli evreleri, kesecik hücrele-rindeki değişikliklerle yansır. Tiroyit bezi dinlenirken, koloyit maddesi ‘boldur, epitel hücreleri küçük ve yassıdır. Tersine, bez etkinlikteyken, hücrelerin boyu yüksektir ve koloyit emilmiştir (emilme boşluklarının artışı).

Tiroyit hormonlarının taşınma ve etkileri Taşınmaları

Triiyodo tironin (ya da T3) ve tetraiyodo tironin ( T4 ya da tiroksin) kana salınır salınmaz, taşıyıcı kan proteinlerine bağlanırlar. Taşıyıcılar şunlardır:

— özgün taşıyıcı: Tiroksine (ya da T4) çok fazla, T3′e daha az ilgisi olan TBG (ingilizce tiroksin taşıyıcı globülinin kısaltılmışı);

— yardımcı taşıyıcılar: Albüminler ve pre-albüminler denen maddeler (kısaltılmışı TBPA). Tiroyit hormonları ile taşıyıcıları arasındaki bağlar çözülür; bu da, organizmadaki hedef organlar düzeyinde bu hormonların serbestleşmesini sağlar. Yalnızca serbest hormonlar hedef hücrelere girebilirler ve orada yeniden hücre içi proteinlerine bağlanırlar. Demek ki, kandaki serbest tiroyit hormonlarının düzeyi, bunların dokular tarafından kullanımını düzenler.

Biyolojik etkinlikleri

Dolaşan T3 ve T4′ün az bir bölümü, değişmeden, sidikle atılır.

T3′ün çevresel dokular tarafından kullanımı, T4′ ten daha hızlıdır. Ama bu iki hormondan hangisinin daha etkin olduğu söylenemez. Sonuçta, hedef hücrelerin içinde gerçekten etkinlik gösteren hormonun T3 ya da T4′ten türeyen bir molekül olduğu sanılmaktadır. Bu yeni molekül, bazı enzimlere efrkiyerek, hücre metabolizmasını değiştirir.

Yıkımları

Tiroyit hormonları, özellikle karaciğer ve böbrekte, ama aynı zamanda da beyin, iskelet kasları ve kalpte yıkılır.

Fizyolojik etkinlikleri

Isı yapımı, ısı düzenlenmesi ve bazal metabolizmaya etkileri

Tiroyit hormonları T3 ve T4, organizmada oksi’-en harcanmasını, tiolayısıyle, ısı kaynağı olan oksitlenme olaylarını düzenlerler. Organizmanın dış sıcaklık koşullarına, özellikle soğuğa uyumunu sağlarlar. Hayvanda soğuk, sırasıyla şunları başlatır: Tiroksinin harcanmasının hızlanması, dolayısıyle kandaki düzeyinin düşmesi; bu düzey düşmesinin tiroyit bezini uyarmasıyla ön hipofizden TSH serbestleşmesi; sonuçta T3 ve T4 salgılanması.

Bazal metabolizma, 12 saatten beri aç, 30 dakikadan beri uzanıp dinlenen bir kişinin, bir saatte, beden yüzeyinin m2′si başına normal ısı koşullarında, ürettiği ısı miktarının kalori cinsinden belirtilmesidir. Normalde saatte m2 başına 36′-40 kaloridir. Bazal metabolizma, ısı yapımı (termogenez: Canlı varlıklar tarafından ısı üretimi) ve ısı ayarlamasına (termoregülasyon: Bulunulan ortam ne olursa olsun, iç ısıyı değişmez tutmak için bedenin soğumasına karşı savaşan düzenleyici görev) bağlıdır. Tiroyit bezi hastalıklarını (aşırı ya da az çalışması) incelerken göreceğimiz gibi, bazal metabolizma, tiroyit hormonlarıyla çok yakm ilişkidedir.

Ara metabolizmalara etkileri

Yağ metabolizması

Tiroyit bezi hastalıklarını incelerken, kolesterol ve yağların kandaki düzeylerinin tiroyidin aşırı çalışmasında düşeceği, yeterince çalışmamasında (yetmezlik) ise tersine, artacağını göreceğiz.

Şeker metabolizması

Öteki hormonlara paralel olarak, iyotlu tiroyit hormonları, şeker metabolizmasının bütün evrelerinde rol alır. Hayvanda deneysel olarak tiroyidin çıkarılması, kan şeker düzeyine düşme eğilimi verir. Tersine tiroksin verilmesi, kan şeker düzeyini hafifçe yükseltir.

Protein metabolizması

Fizyolojik olarak, iyotlu tiroyit hormonları, pntein yapımını artırır, böylece büyümeyi kolaylaştırırlar. Ama çok aşırı miktarda bulunurlarsa, proteinlerin yıkımı, yapımından daha fazla olur.

Su-mineral metabolizması

İyotlu tiroyit hormonları, suyun sidikle atımını artırır. Tersine eksikliklerinde, dokular arasında, özellikle yüz ve mukozalarda bir su tutulması olur.

Büyüme etkileri

Kurbağa yavrularında tiroyit bezinin çıkarılması, başkalaşımlarını engeller ve devleşirler. Memelilerde tiroyidin çıkarılması, orantısız bir cüceliğe yolaçar.

İnsan dölütünde tiroyit bezi, dölyatağı içi yaşamın 16. haftasından başlayarak hormonlarını salgılamaya başlar ve çalışması, normal bir gelişme için mutlaka gereklidir.

İyotlu tiroyit hormonları, büyüme kıkırdağını etkileyerek, kemiklerin boylamasına büyümesini sağlar. Kemikleşme noktalarının belirmesinde, yani kemik olgunlaşmasında rol oynar. Özellikle dölütte ve küçük çocukta, beyin kabuğunun gelişme ve olgunlaşmasında da son derece önemli rol oynar.

Büyümeye olan bu etkiyi, ön hipofizde yapılan büyüme hormonuyla aynı yönde gösterirler. Hipo-fizi çıkarılan bir hayvana tiroksin verilmesi, büyümeyi sağlamaz. Ama tiroyit yetmezliği durumunda, iğneyle büyük miktarlarda STH verilmesi, iyotlu tiroyit hormonlarının eksikliğini kapatır.

İç organlara etkileri

Sinir sistemi üstüne

Zeka etkinliğini ve kemik-kiriş reflekslerinin çabuk gevşemesini sağlarlar. Sempatik sinir sistemiyle bazı bağlantıları vardır.

Kalp-damar aygıtı üstüne

Kalp atım sayısı ve hacmi ile kanın dolaşım hızını artırırlar.

Alyuvarları yapan kemik iliği üstüne

Yeni alyuvarların yapımını artırırlar. Tiroyit yetmezliğinde, kemik iliği yetmezliğine bağlı bir kansızlık görülür, tiroyit hormonlarının verilmesiyle geçer.

Sindirim kanalı üstüne

Barsak sağınma hareketini hızlandırırlar.

Öteki içsalgı bezleriyle ilişkileri Üreme bezleri

Hayvanda deneysel olarak tiroyidin çıkarılması, cinsel olgunlaşmanın durmasına yolaçar.

Tiroksin ile östrojenler arasında karşıtlık olduğu sanılmaktadır.

Kadında, ergenlik dönemi başlangıcında, adet dönemi öncesinde ve gebelikte, çoğunlukla gizli bir tiroyit bezi büyümesi görülür.

Gerçekte bu ilişkiler son derece değişken ve karmaşıktır.

Böbreküstü bezleri öz maddesi

Böbreküstü özü hormonları ile iyotlu tiroyit hormonları, birbirlerinin etkilerini güçlendirirler; bunların kalp-damar etkilerinin buradan kaynaklandığı sanılmaktadır. Böylece tiroksin, kalp kasını (adrenaline hassaslaştırarak) etkiler.

Pankreasın insülin salgılayan içsalgı bölümü

Tiroyit hormonları insülinin yıkımını hızlandırırlar.

Böylece pankreas ve tiroyidin, kan şekeri üstüne karşıt etkileri vardır.

Böbreküstü bezleri kabuğu

Deneysel olarak, kortizol, iyodun tiroyit bezine bağlanmasını ve dolaşan iyot miktarını (özellikle hormon içindeki) azaltır. Kortizolün, TSH’nın hipotalamus tarafından yapımını durdurduğu düşünülmektedir.

Salgılanmanın düzenlenmesi Hipotalamus-hipofiz düzenlemesi

Geri denetim (feed back) ilkesine göre yapılır. Düzenleme merkezi hipotalamustur. Hipotalamus, iyotlu tiroyit hormonlarının düzeyinden etkilenir ve hipotalamus-hipofiz kapı sistemiyle ön hipofize giden TRF’yi serbestleştirici etmen salgılar. TRF ön hipofize ulaşınca, TSH yapımını uyarır. TSH da genel kan dolaşımına karışır ve hedef organ olarak tiroyidi alır; TSH uyarısına göre, tiroyit bezi, tiroyit hormonlarını salgılar: Tiroyit hormonları yükselirse, TRF ve TSH azalır; alçalırsa, TRF ve TSH yükselir.

Sıcaklık koşullarının rolü

Beden üşüyünce, kalori yapımı (termogenez: Isı yapımı) ve tiroyit tarafından iyot tutulması azalır.

Beslenme etmenlerinin rolü

İyot bakımından çok yoksul sular içilmesi, bir guatrın belirmesine yolaçar. Ama, aşırı iyodun da, tiroyit bezinin çalışmasını durdurabileceği bilinmelidir.

About the Author

Leave a Reply

You can use these XHTML tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>

Reklam İçin İletişim Adresi: ismail.001@hotmail.com Telefon: 0542 219 21 99