Bağlantılar

Son Eklenenler

Bağlantılar


« Erkekte Cinsel Organ Hastalıkları | Main | Şeker Hastalığı »

Kadında Cinsel Hastalıklar

By admin | Ağustos 16, 2008

Kadının cinsel organlarında dikkat edil­mesi gereken dört grup belirti vardır. Bu belirtiler açık bir biçimde bir anormalli­ğin varlığını haber verirler. Bu durumda bir kadının hemen bir doktora ya da bir uzmana başvurması gerektiği halde, ka­dınların çoğunun bu durumu ilgisizlikle karşılaması, hastalığı kendi haline bıra­karak geri dönülmesi olanaksız bir nok­taya ulaştırması şaşırtıcı bir durumdur. Dikkati çekmesi gereken belirtiler şöyle sıralanabilir:
* İrinli akıntılar;
* Âdet kanamaları dışında kanlı akıntılar;
* Ağrılar;
* Âdet bozuklukları.
irinli akıntılar bir ya da birçok anatomik düzlemde etkili olabilen bir hastalığın varlığını gösterir. Bu durumda, hastalı­ğın gelişme evresine göre, vulva yangı­lanmaları, vulvadölyolu yangılanmala­rı, Bartholin bezleri yangılanması, dölyatağı ve Fallop borusu yangılanmaları söz konusu olabilir. Laboratuvar tahlil­leri hastalığa yolaçan mikrobun ortaya çıkarılmasını sağlar; bundan sonra anti­biyotik tedavisine geçilir. Bazen de ame­liyata başvurmak gerekebilir. Ne türden olursa olsun, anormal kan kaybı söz konusu olduğunda, acele bir muayene gereklidir. Kanamanın nedeni polipler (mukoza urları) ya da bir dölya­tağı fibromu olabilir. Âdet kanamaları bol sık ve uzun süreli olduğu zaman da­ha çok dölyatağı fibromu söz konusu olabilir. Ancak dölyatağı boynu ya da dölyatağı gövdesi kanserini de olasılık dışı tutmamak gerekir. Dölyatağı boynu kanserinin çoğu zaman kötü sonuçlara yolaçtığı bir gerçektir. Ancak, erken teş­his edilirse, iyileştirilmesi olasılığı da büyüktür.
Cinsel organ ağrıları çoğu zaman bir ka­rın hastalığıyle karıştırılır. Kadının eski­den geçirdiği jinekolojik bozukluklar bi­linse bile, dölyatağı dışı gebelikle birlik­te görülen ağrıları ve şok halini, yumur­talık kisti ağrılarını ve ivegen Follop bo­rusu yangısından ileri gelen sancıları birbirinden ayırdetmek ve teşhis koy­mak her zaman kolay değildir. Kasık çevresinde duyulan bir ağrı hastanın en­dişelenmesi için yeterli bir nedendir. Böyle bir endişe ise, teşhisin gecikmesi­ni önlemesi yönünden yararlıdır.
Ağrılı durumlarda dölyatağı iç zarı urla­rından (andometrioz) kuşkulanılmalıdır. Bu durumda, normal yerlerinden ayrılan kist oluşumlarının kasık bölge­sinde çoğalmasından ileri gelen sinsi bir hastalık söz konusudur. Dölyatağı, yu­murtalık, karın zarı, v.b. üzerine yerle­şen bu kist oluşumları dölyatağı muko­zasında rastlanılanlarla aynı yapıyı gös­terir.
Âdet kanamaları sırasında, hormon et­kisinde kalan bu kistler, dokusal yapıları nedeniyle, kan yutarak şişerler ve az çok şiddetli, ama yaygın ağrılara yola-çarlar. Sonu zaten tehlikeli olmayan bu hastalık androjen esaslı hormon tedavi­siyle kolayca iyileştirilebilir. Âdet bozuklukları ise çeşitli türleriyle sık sık kaygılanmalara yolaçarlar. Genel olarak, bozukluğun yumurtalık kökenli olduğu sonucuna varmadan önce, dölyatağı ya da Fallop borularıyla ilgili ye­rel bir nedenin veya iç salgıbezi bozuk­lukları, ruhsal hastalıklar, genel hasta­lıklar gibi daha genel bir nedenin söz konusu olup olmadığını araştırmak ge­rekir. Eğer bozukluk yumurtalıkla ilgi­liyse, bunun doğrudan doğruya yumur­talığa mı bağlı olduğunu ya da hipofiz ya da sinir kökenli bozuklukların da et­kisinin var olup olmadığını saptamak gerekir.
Âdet bozuklukları çeşitli görünüşlerde ortaya çıkabilir.
* Âdet kanamaları yetersiz olabilir (oli-gomenore) ya da bütünüyle kesilir (ame nore). Bu durumda ilk önce akla kadı­nın gebe kaldığı olasılığı gelmelidir. Ge­belik söz konusu değilse bozukluk er­genlik tipi (ergenlik gecikmesi, hipofiz bozukluğu ya da ruhsal bozukluklar) ve­ya menopoz tipi (erken menopoz iç sal­gıbezi bozukluğunun sonucudur) olarak sınıflandırılır.
* Âdet kanamaları normalden çok faz­ladır (menoraji). Bir fibromdan ya da bir polipten, v.b., ileri gelebilecek kana­malar üzerinde durduktan sonra, sarı ci­sim yokluğuna bağlı kanamalı bir hasta­lık düşünülmelidir. Zaten böyle bir du­rumda, âdet kanamaları genellikle önce gecikir, sonra da aşırı bir biçimde gelir1.
* Âdet kanamalarından önce öznel (yani ancak hastanın kendisi tarafından farkedilebilen) bozukluklar başgösterir. Bu bozukluklar arasında bel-leğen böl­gesi ağrıları, memelerde gerilme, sinir­lilik, bacaklarda ödem, yarım baş ağrı­ları, astım krizi, ateş, ruhsal bozukluk­lar, v.b., sayılabilir. Bu öznel hastalık tablosu bazen günlük yaşama ve evlilik ilişkilerine karşı tepki doğurur. Tedavi­de hem ilâçtan hem psikolojik yöntem­lerden yararlanılır.
* Âdet kanamaları düzensiz olabilir. Bu durum ergenlik çağında ve menopoz döneminde sık görülür. Yumurtlama ola­yını ve düzensiz östrojen salgılanmasını açığa vurur.
* Âdet kanamaları ağrılıdır (dismenore). Son yıllara kadar çoğu kadınları ür­küten bu durum doğum kontrol hapı yu­tarak kolayca önlenir.
Beslenme bozuklukları ve yetersizliği çeşitli hastalıklara ve işlevsel aksaklıkla­ra yolaçmaktadır. Bu durum, maddî olanaksızlıklarla ilgili olabildiği gibi, yanlış beslenme alışkanlıklarından ve bilgisizlikten de ileri gelebilmektedir. Bütün bu nedenlere kalıtsal etkenler, başka hastalıkların yan etkileri ve vücu­dun hastalığa yatkınlığı eklendiğinde önemli bazı sorunlar ortaya çıkmakta­dır.
Aşağıda yetersiz ve yanlış beslenmeyle ilgili bazı hastalıklar üzerinde durula­caktır.

Alt Kategoriler: , , , , , , , , , ,

Üst Kategoriler Hastalıklar Ve Tedavisi, Kadın Sağlığı Ve Kadın Hastalıkları |

Comments