Kalp Cerrahisi
Kalp cerrahisindeki gelişmelerin sonucu son yıllarda bir zamanlar umutsuz durumlar sayılan birçok kalp hastalığının tedavisinde büyük başarılar sağlandı. Günümüzde açık kalp ameliyatlarıyle, yapı bozukluklarının giderilmesi çok kolay olmaktadır.
Ancak kalp cerrahîsinin henüz gelişmekte olan bir dal olduğunu unutmamak gerekir. Tıp alanındaki hızlı çalışmaların yardımıyle hiç kuşkusuz yakın bir gelecekte miyokard enfarktüsünün nedeni olan kalp damarları tıkanmaları da cerrahî bir çözüme kavuşacaktır. Kalp nakli ameliyatı, yani hasta kalbin sağlam bir kalp ile değiştirilmesi işlemi, şimdiye kadar genellikle beklenen, sonuçları vermemiştir. Hastaların uzun bir süre daha yaşamaları hâlâ olağanüstü bir başarı olarak nitelendirilmektedir. Ancak bu tür ameliyatlardan sonra mutlaka ortaya çıkan, bağışıklık ile ilgili bazı sorunlara karşın bazı hastalar uzun sayılabilecek bir süre daha hayatta kalmaktadır. Kalp nakli uygulanan bütün hastalarda nakledilen organ vücut tarafından reddedilme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Nakledilen organ vücut için istenmeyen yabancı bir nesne olduğundan vücut bundan kurtulmaya çalışmaktadır. Bu sorun çözüldüğünde, yani nakledilen yabancı organların vücut tarafından reddi denetim altına alındığında gerçek başarıya ulaşmak uzun sürmeyecektir.
Bağışıklık sorunu yanında başgösteren bir başka problem de hastanın vücudu ile uyuşma sağlayacak sağlam bir kalbin bulunması güçlüğüdür. Bir başka deyişle güçlük, alıcı verici çiftini istenilen zamanda bulabilmektir. Organ bankalarının bu konuda ne dereceye kadar yararlı olabileceği henüz kesinlikle bilinmemektedir.
Kalp bir tür karmaşık tulumbadan başka bir şey olmadığına göre enerjisini kendi başına sağlayan ve yıpranmayan yapay kalplerin yapımı, sorunu büyük ölçüde çözecektir. Ayrıca böyle bir kalbin vücut tarafından reddedilme tehlikesi de olmayacak ve böylece her yıl binlerce kalp hastasının kurtulması olanağı belirecektir.
Günümüzde bilim adamları bu sorun üzerine de eğilmektedirler. Denemeler sonucu birtakım çözüm yolları bulunmuştur. Ancak bunlar oldukça masraflı ve güç yollardır. Atom enerjisinden yararlanma ve elektronik gereç yapımındaki ilerlemeler büyük bir olasılıkla gelecek yüzyıl başlarında kalp-akciğer makinelerinin kullanılmaya başlanacağı umudunu doğurmaktadır.

Leave a Reply