Kan Dolaşımı
Kan dolaşımı
Kalp damarları üzerinde yapılan ilk bilimsel çalışmaların 1628 yılında İngiliz hekimi VVilliam Harvey ile başladığı söylenebilir.
Kalp yüzyıllar boyunca ruhun, belleğin ve hatta zekânın merkezi olarak kabul edilmiştir. Eski Mısırlılar ve ilk Yunan hekimleri atar ve toplardamarların kalpten çıktıklarını saptamışlardır.
Hippokrates yalnız toplardamarlarda kan bulunduğunu, atardamarların ise havayla dolu olduğunu ve kalbin asla hasta olmayacağını ileri sürmüş ve bu yanlış görüş kuşaktan kuşağa aktarılmıştır.
Milâttan önce dördüncü yüzyılda İskenderiyeli Herophilos insan nabzının atışının kalple eşzamanlı olduğunu bulmuştur. Milâttan sonra ikinci yüzyılda, Calenos beş yüz yıldan fazla bir süre etkili olan yanlış bir düşünce ileri sürmüştür.
Galenos’a göre kan, toplardamarlarda bulunduğu gibi atardamarlarda da bulunmakla birlikte atardamarlar ve toplardamarlar olmak üzere iki ayrı damar sistemi vardı. Bu sistemlerden her biri ayrı bir dolaşıma sahipti. Biri kalbin sağ bölümünden, öteki ise sol bölümünden geçiyordu. Sağ bölümle sol bölüm arasındaki bağlantı gözle görülemeyecek kadar küçük açıklıklar kanalıyle sağlanıyordu.
On aitıncı yüzyıldan itibaren anatomi bilimindeki ilerlemelerin yardımıyle gerçek meydana çıkmaya başladı. Yine de küçük kan dolaşımnı ortaya çıkaran Michel Servet (1511-1553) pek ciddiye alınmadı. Michel Servet’nin savunduğu bütün fikirler bir yandan engizisyona, öte yandan da Calvin’e ters düşmekteydi.
Bu nedenle Michel Servet 1553′te Cenevre’de engizisyon kararıyle yakılarak öldürüldü. Gerek Katolik ve gerekse Protestanlar için Michel Servet bir’dinsizdi.
Aşağı yukarı yüz yıl kadar sonra VVilliam Harvey kan dolaşımının kesin kanıtlarını ortaya koyduğu zaman bu konu büsbütün alevlendi ve çeşitli tartışmalara yolaçtı.
Bu tartışmalar bilim dünyasına yayıldığı gibi sanat çevrelerine de girdi. Moliere ileri görüşlülerin yanında yer aldı. Boileau da bilim, tutucularını son derece gülünç bir duruma sokan “Gülünç Yargı” adlı yapıtı ile gericilere karşı saldırıya girişti.
Sigara Kan Dolaşımını Nasıl Etkiler.?
Sigara içen erkeklerde ayaklarda kan dolaşımı bozukluğunun daha kolay olduğu doğru mudur?
Özel bir hastalık vardır ki, buna erkekler kadınlardan daha kolay yakalanır:
Bürger hastalığı ya da tromboangiitis obliterans. Özellikle bacak ve ayaklardaki arter ve venlerde, yani atar ve toplardamarlarda yavaş yavaş tıkanma yapan bir hastalık.
Hastalık, en çok, otuz yaşlarındaki genç erkeklerde belirir. Kadınlarda az görülür.
Her ikisinde de, sigara, en önde gelen nedendir.
Başlangıç yavaş yavaş olup, sonradan arterler o kadar daralır ki, ayaklara yeterince kan gitmez olur. Ayaklarda şişlik, flebit nöbetleri, yani venlerin iltihaplanması ve birkaç adım yürüyünce bacak kaslarında spazm olabilir.
Bu hastalığın başka bir ilginç yanı da, genellikle Rus ya da Polonya asıllı kimselerde görülmesidir. Bu hastalık, bu insanların hepsinde. değil, ancak sigaraya ileri derecede duyarlı olanlarında ortaya çıkar. Birçok tedavisi olmakla birlikte en önemli olan tedavi, sigaranın kökünden bırakılmasıdır.
Sigara kan dolaşımını etkilediğine göre, acaba kanın kendisini de etkiler mi?
Bir incelemeye göre, çok sigara içenlerin kanı, vücudun tüm organ ve dokularına oksijen taşıma gücünü ileri derecede yitirmektedir. kan damarlarını Sigara daraltır, dolaşımın sağlıklı olmasını aksatır.

Leave a Reply