SPONSORLU BAĞLANTILAR

Karaciğerin Fizyolojisi

KARACİĞERİN FİZYOLOJİSİ

Karaciğer bir iç salgı bezidir. Salgıladığı maddeyi kana veren salgı bezlerine, «iç salgı bezi» denir; tiroyit bezi, böbreküstü bezleri, pankreas ve karaciğer, iç salgı bezleridir.

Karaciğer aynı zamanda bir dış salgı bezidir. Salgısını bir kanalla sindirim sistemine ya da doğrudan doğruya dışarı veren bezlere de «dış salgı bezi» denir. Tükürük bezleri, pankreas, ter bezleri, dış salgı bezleridir. Karaciğer de, sindirim borusuna dökülen safrayı salgılar.

Karaciğer, gerçek bir «kimya fabrikası»dır. Bütün metabolizmalarda görev alır. Organizmanın kullandığı büyük kimyasal bileşik topluluklarında oluşan değişikliklerin tümüne «metabolizma» denir. Sözgelimi, bir karbonhidrat metabolizması vardır. Karbonhidratlar şekerleri temsil ederler; temel birimleri glikozdur: Glikoz karbonhidratların geçildiği bütün değişikliklerde ortaya çıkan ve en yaygın olan şeker cinsidir. Daha kesin olarak söylemek gerekirse, kimyasal bir maddenin metabolizması 2 yönde olur. Daha karmaşık maddeler yapımına doğruysa (sentez, molekül eklenmesi) buna «anabolizma» denir; tersine daha yalın ya da daha az etkin maddeye dönüş varsa, buna «kata-bolizma» denir.

İÇ SALGI BEZİ KARACİĞERİN FİZYOLOJİSİ

Karbonhidrat metabolizması

Karbonhidratlar (glüsitler), glikoz aracılığıyla insan bedenini oluşturan hücrelerin başlıca (hattâ bazıları için tek) enerji kaynağını oluştururlar: Sözgelimi, beyin hücreleri yalnızca glikozla beslenebilir.

Hücrelere yeterli miktarda glikozu götüren kandır. Kanın glikoz düzeyi (glisemi) değişmez olmalıdır; normalde litrede 1 gramdır (% 90-110 mgr). Karaciğer, kan glikoz düzeyinin düzenlenmesinde önemli rol oynar: Kan şekeri düşerse, kana glikoz verir; kan şekeri yükselirse, bir bölümünü alır ve depo eder. Yemekten sonra barsaktan gelen ve karaciğere giden (kapı toplardamarı yoluyla) kan, sindirilmiş şekerlerden dolayı bol glikoz taşır (sindirilmiş şekerlerin çoğunluğunun ekmek, sebzeler, tatlılar ve öteki şekerlemelerden alındığı unutulmamalıdır); karaciğer o zaman kandaki bu şekeri alır ve glikojen biçiminde depo eder (glikojen yan yana eklenmiş glikoz moleküllerinden oluşur).

Buna karşılık, yemeklerden uzun süre sonra ya da oruç gibi uzun açlık dönemlerinde, organizma hücreleri glikoz harcamayı sürdürürler; o sırada kan şekerini normal düzeyde tutacak dışarıdan şeker alımı yoktur; böyle bir durumda karaciğerin şeker yapması gerekir; iki seçeneği vardır-Ya glikojen depolarından alacak ya da başka maddelerden şeker yapacaktır. Karaciğer çalışmasının sonucu, karaciğer toplardamarı içindeki glikoz miktarının değişmez oluşudur. Kan, karaciğeri geçtikten sonra, karaciğer toplardamarıyla genel dolaşıma katılır: Karaciğer toplardamarlarından geçen glikoz miktarı ölçülürse, debisinin yemeklerle değişmediği görülür. Bu, düzenlemenin karaciğer tarafından yapıldığını kanıtlar. Karaciğer bozukluklarında, kan glikoz düzeyinde bozukluklar görülür.

Lipit metabolizması

Lipitler (ya da yağlar) organizma için hem bir enerji kaynağıdırlar, hem de enerjinin bir tür depolanma biçimidirler.

Karaciğer lipit metabolizmasında da önemli rol oynar: Onları lipit anabolizmasına (uzun zincirli «yağ asitleri» biçiminde depolama) ya da katabolizmasına doğru yöneltin Lipitlerin yıkım ürünlerinden başka maddeler sentez edilir (glikoz), açığa çıkan enerji kullanılır; yıkım ürünleri, bazı hücreler (keton cisimleri) tarafından dolaysız enerji kaynağı olarak kullanılır.

Metabolizmaları karaciğer tarafından yönetilen ve lipitler sınıfına sokulan bileşikler de vardır: Steroyitler. 20 .kadar karbon atomundan oluşan ve hepsi kolesterole benzeyen bu bileşiklerin çok çeşitli işlevleri vardır: D vitamini, cinsellik hormonları, kortizon, v.b. bu gruba girer. Kolesterol gibi bazıları hemen orada sentez edilirken, bazıları da karaciğerde etkinleşirler: «Esterleşmiş» kolesterol; D vitamini; v.b. Bazılarıysa, karaciğerde uçlarına birkaç atom ya da bir molekülün eklenmesi sonucu etkisizleşirler: Cinsellik hormonları; böbrek üstü bezi hormonları.

Protein metabolizması

Burada da karaciğer çok önemli rol oynar. Karmaşık maddeler olan proteinler, yalın maddeler olan aminoasitlerden oluşur. Bu maddeler genellikle hayvansal besinlerden, et ve balıktan alınır. Proteinler organizmanın yaptığı en karmaşık maddelerdir.

Karaciğerse, organizmanın protein yapımının büyük bölümünden sorumludur. Karaciğerin bütünüyle çıkarılmasından sonra , kan protein dü zeyi (normalde % 7-8 mgr) yüzde 30 kadar azalır; özellikle, kan pıhtılaşmasında görev alan ve organizmada çabuk yıkılan proteinlerin oranı daha çabuk düşer. Kanın pıhtılaşması ve belli bir ağdalılık

oranını koruması için, birçok protein görev almaktadır; bunlardan en çok inceleneni «protrombin»dir.

Protein sentezi yapılmadığında, aminoasitler kullanılmaz ve kandaki, sidikteki miktarları artar.

Protein metabolizmasına bağlı olarak amonyak sorunu da ortaya çıkar. Besinlerin sindirimi ve proteinlerin yıkımı, kanda amonyak belirmesine yolaçar. Bu madde, hücreler (özellikle sinir hücreleri) için bir çeşit zehirdir (toksin); karaciğerin görevi, kanda dolaşan amonyağı yakalamak, başka moleküllerle birleştirerek zehirleştirmek ve böbrekten atılan üre haline sokmaktır. Karaciğerdeki bir işlev bozukluğu, kanda amonyağın artmasına ve üre miktarının azalmasına (böbrekler normalse) yolaçacaktır.

Genel metabolizma

Karaciğer, organizmanın büyük değişmezleri-jıin korunmasında önemli rol oynar: Karaciğer yetmezliği durumlarında asidoz (kan asit/baz oranının asitten yana bozulması) eğilimi görülür.

DIŞ SALGI BEZİ KARACİĞERİN FİZYOLOJİSİ

Karaciğer safrayı salgılar; demek ki bir dış salgı bezidir. Ama safra yalın bir madde değildir ve karaciğer bu yolla birçok maddeyi de dışarı atar. Safra büyük ölçüde, yağların sindirimine yarayan safra tuzlarından oluşur; ama bunun yanı-sıra, karaciğerin parçaladığı ya da bileşik yaptığı maddelerin türevlerini de kapsan Tiroyit hormonları ya da bilirübin gibi. Bilirübin, hemoglobinin yıkılma ürünüdür. Karaciğer kandaki bilirübini alır, bağlayarak suda erir hale getirip safra yollarına verir.

Safra yollarında bir engel (taş, ur) nedeniyle karaciğer salgısının barsaklara akamaması durumunda, kanda bağlanmış bilirübin miktarı artar. Karaciğerin hücresel işlevi bozulmuşsa da, kanda serbest bilirübin artar.

TIBBİ SONUÇLAR

Görüldüğü gibi, karaciğerin bozukluğunun nerede olduğunu anlamak için, çok çeşitli olan işlevlerinin araştırılması gerekmektedir.

Karbonhidrat metabolizması

Genellikle son devrede etkilenenlerdendir; ama kan şekeri düzeyine bakılabilir.

Lipit metabolizması

Araştırmak için şunlara bakılır:

— toplam lipit ölçümü;

— kolesterol esterlerinin ölçümü;

— serbest kolesterol ölçümü.

Protein metabolizması

Şunlara bakılarak araştırılır:

— toplam protein ölçümü;

— kan albümin düzeyi (45gr/lt);

— protrombin oram (normalde kontrol olarak alman kişidekinin yüzde 60′mdan fazla olmalıdır).

Karaciğer hücresinin yapısı

Bu çeşitli değişiklikleri yapabilmesi için karaciğer hücresi çok sayıda enzim taşımaktadır; bunlar katalizör görevi yaparlar; onlar olmadan tepkimeler olmaz.

Bu enzimlerin bazıları karaciğer hücresine özgüdür ve hücre parçalandığında kana verilirler: Demek ki, kandaki miktarları ölçülerek karaciğer hücresi konusunda fikir edinilebilir. En özgül olanları transaminazlar, özellikle de «SGPT»dir.

Safra salgılanması

Bağlanmış bilirübinin kanda ortaya çıkışı, safra salgılanışının yetersiz olduğunu belirtir.

Bu yetersizliğin derecesini göstermekte en iyi test, BSP (bromsülfalein) testidir.

BSP hastaya iğneyle verilir; bu madde normalde sağlam karaciğer tarafından alınır ve atılır. İğneyle vermeden sonraki belli dakika, ve saatlerde kandaki miktarı ölçülür.

Bu test bol bilgi verir: İlk 45 dakika hücrenin durumu konusunda; 45 dakikadan sonrası ve yit me eğrisi de,.safra salgılanması konusunda.

About the Author

One Response to “ Karaciğerin Fizyolojisi ”

  1. Merhabalar

    Kardeşim mide bulantısından kollarının ağrısından ve halsiz olmasından şikayetçi olarak doktora gitti..tahliller yapıldı..tüm tahlilleri temiz çıktı..ancak sarılık olduğunu öğrendik..daha sonra karaciğerlerinin fazla enzim salgıladığını söylediler…normalden 10 kat fazla enzim salgılıyormuş..ve üniversite hastanesine sevk verdiler…karaciğerin 10 kat fazla enzim salgılaması hangi hastalığı tetikler…Ne gibi sonuçlar çıkar tahlillerinde…ve tedavisi nasıl yapılır…sorularıma cevap verirseniz çok sevinirim…ilginize şimdiden teşekkürler
    saygılarımla
    derya

Leave a Reply

You can use these XHTML tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>

Reklam İçin İletişim Adresi: ismail.001@hotmail.com Telefon: 0542 219 21 99