Kardeşlerin Yeni Doğan Bebeklerle İlişkileri
KARDEŞLERİN YENİ DOĞAN BEBEKLE İLİŞKİLERİ
Anne ve babanın ilk çocuklarına yakında bir kardeşi olacağı düşüncesini kabul ettirmeleri çok zordur. Anneye güven duygusu vermek için, ilk çocuk ne kadar küçük olursa, ona kardeş kavramını benimsetmenin ve kıskançlığını önlemenin o derece kolay olacağı söylenirse de, bunun gerçekle ilgisi yoktur.
Bunun tam karşıtı olarak çok küçük, örneğin bir yaşlarındaki bir bebek, eve yeni bir çocuğun geldiğini görünce belki de daha fazla tepki gösterecektir. Çünkü henüz kavuşamamakta, derdini anlatamamktadır ve yeni gelen kardeşine yönelik sorunları düşünmesini engelleyecek hiç bir uğraşı yoktur.
Çevresinde geçenleri kavrayamamakta, kendi isteklerini deyansıtamamaktadır. Bu durumda, onun ani ve sert tepkiler göstermesi yadırganmamalı, hatta kıvançla karşılanmalıdır. Çünkü, böyle bir tutum, mutlaka içine kapanık kalmasından, çevresindeki bir eşyaya yönelip ona bağlanmasından veya hastalanması ya da ürkek davranmasından iyi olacaktır. Başka bir deyişle, kekeleyerek konuşan içe dönük bir çocuk olacağına, zaman zaman sert tepkiler gösterebilen hareketli bir çocuk kişiliğinde olması yeğ tutulmalıdır.
Aralarında iki yaş fark olan iki çocuklu bir ailede anne ve babanın, izleyecekleri en doğru tutum, büyüğün yanında yeni doğan küçükle mümkün olduğu kadar az ilgileniyormuş gibi görünmektir. Büyük çocuk bir kardeşin kaçınılmaz varlığını kabul edene kadar bu davranışları sürdürmek gerekir. Küçük çocuğun bakılması, beslenmesi, uyutulması, temizlenmesi gerekir ve anne çoğunlukla bütün bu gereksinmeleri giderecek tek kişidir.
Ancak, annenin bu görevlerini yerine getirirken çok dikkat etmesi, aşırı sevecenlik gösterilerinden kaçınması ve büyük çocuğunun ihmal edildiği duygusuna kapılmasını önlemesi gerekir. Örneğin, büyük çocuğuna yeni oyunlar öğreterek onun oyalanmasını sağlayabilir. Ancak bu oyunlara kendisi de mümkün olduğu kadar katılmalı ve çocuğuyla birlikte oynamalıdır. Bu yeni eğlencelerin onun sessiz durup, başka bir şeyle oyalanması amacı ile yaratılmadığını hissettirmek de üzerinde durulacak bir başka önemli konudur.
Büyük çocuk üç, dört ya da beş yaşlarında ise durum biraz değişiktir. Bu gibi durumlarda çocuğu yeni bir kardeşin doğumuna her yönden hazırlamak gerekir. Üç yaşına gelmiş bir çocuğun cinsel eğitimine başlamak için bulunmaz bir fırsat olan bu durumdan yararlanmak iyi olur. Böylece çocuk yeni bebeğin nereden geleceğini bilecek, hatta onun kıpırdanışlarını dinleyebilecektir.
Biraz daha büyüyen çocuk bu kez kardeşinin annesinin karnından nasıl çıkacağını merak eder. Ona, bütün doğumların aynı olduğunu, değişik bir şey olmadığını tekrarlamakta ve kendi doğumundan söz etmekte yarar vardır. Çocuklar genellikle küçük, zayıf korunmasız dönemlerinden söz edilmesini severler. Çünkü bu onlara o günlerle şimdiki durumlarını karşılaştırarak övünme olanağını vermektedir.
İşte, çocuklardaki bu duygudan yararlanarak onları yeni bir kardeş beklemeye alıştırmak, sanki bir sorumluluk yükleniyorlarmış duygusunu vererek bu kardeşi karşılama hazırlıklarına katılmalarını sağlamak mümkündür. Ayrıca bu dönem, erkek çocukla babası veya kız çocukla annesi arasında bir çeşit ortaklık kurmak, Oedipus kompleksinin (anne ile erkek çocuk, baba ile kız çocuk arasında oluşan çok yakın bağlar) ortaya çıktığı evredeki gelişmelere yardımcı olacaktır.
Baba artık büyümüş olan oğlu ile balık tutmak, bisiklete binmek, otomobille gezmek gibi sporlara katılırken, annede kızında annelik duygusunu uyandırmaya, onda ev işlerine yardım etme ve doğacak kardeşiyle ilgilenme isteği uyandırmaya çalışacaktır. Kardeşinin doğumu sırasında, evin küçük kızına, bir bebek armağan etmek çok yararlı olur. Küçük kız, yapma bebeğiyle oynarken bir annenin yavrusuna karşı duyacağı duyguları tadar ve böylece annesinin yeni doğacak kardeşine ilgisini daha olumlu karşılar.
Yine de kıskançlığa tam anlamıyla engel olmak çok güçtür. Anne ve babanın özellikle ilk günlerde, örneğin annenin hastaneden bebekle birlikte geldiği gün son derece dikkatli olmaları gerekir. Bebeğe, öteki çocuğun varlığını unutacak kadar aşırı bir ilgi göstermemek doğru olur. Bebek erkekse kızkardeşinin kıskançlığı aralarında cinsiyet farkı bulunduğunu belli ederek önlemek yoluna gidilir.
Aile içindeki ilişkileri ve kardeşler arasındaki bağları etkileyen bu konu anne ve baba için gerçek bir sorundur ve kısa sürede ve daha başlangıçta halledilmesinde yarar vardır. Bebeğin doğumunda büyük kardeşirf şu ya da bu nedenle evden uzaklaştırılması, örneğin akrabalara gönderilmesi büyük bir yanlıştır ve ileride büyük olaylara sebep olabilir.
Gerçekten, evden bir bahane ile uzaklaştırıldığını hisseden ve bir bakıma kovulduğunu sanan çocuğun dünyasında bu olayın etkileri mutlaka görülecektir. Birden fazla çocuğu olan ailelerde en ideal durum çocuklar arasında sekiz on yaş fark bulunmasıdır. Böyle durumlarda büyük çocuk, yetişme çağındaki kardeşine çeşitli yönlerden yardımcı olabilecek, onun birçok zorlukları yenmesini sağlayabilecektir. Üstelik, büyük çocuğun kız olması halinde, bu onun bir an önce annelik görevlerini yüklenmesini ve o alanda eşsiz tecrübeler kazanmasını sağlayacaktır.
Göz önünde tutulması gereken bir başka nokta da, büyük çocukların, içine kapanık ya da asî davrandıkları zamanlar bile yakınlarında bulunan küçük kardeşlerine karşı büyük bir sevgi ve ilgi duyduklarıdır. O zamana kadar kendilerini yalnız hisseden çocuklar yeni karde şin gelişiyle canlılık kazanmakta, onu severken, okşarken, korurken mutluluk duymaktadırlar.
Sonuç olarak, yeni bir çocukları olduğunda anne ve babanın çok titiz ve dikkatli bir tutum izlemeleri ve hiç bir ayrım yapmaksızın tüm çocuklarına aynı ilgiyi göstermeleri gerektiği söylenebilir.
Büyük çocuklar, yeni doğan kardeşlerinin, annenin tüm sevgi ve özenin çekeceğini düşünerek kıskançlık gösterirler. Doğal karşılanması gereken bu davranışları zamanla kaybolacaktır.













Leave a Reply