Bağlantılar

Son Eklenenler

Bağlantılar

Bulaşıcı Hastalıklar

Sıtma Hastalığı

Pazartesi, Ağustos 11th, 2008

Anofel adı verilen sivrisineğin dişisi ta­rafından aktarılan bir hücreli asalağın yolaçtığı bulaşıcı ve ateşli bir hastalıktır. Sıtma plazmodyumunun iki gelişme ev­resi vardır. Birincisi sivrisinekte ge’çen eşeyli evre, ikincisi insanda geçen eşey­siz evredir. Sivrisinek bir insanı ısırdığın­da, eşeysel gelişmesini tamamlamış olan asalağı da aktarır. İnsan dokularına yerleşen asalak, oraGa çoğalır; yeni asa­laklar alyuvarlara ulaşırlar. Eşeysiz evre [...]

Kolera Hastalığı

Pazartesi, Ağustos 11th, 2008

Kolera vibriyonu, 1883′te Mısır’da Robert Koch tarafından saptanmıştır. Hin­distan’da ve güneydoğu Asya’da hastalı­ğın yerleşik olduğu bölgeler vardır. Bu bölgeler korkunç salgınların çıkış nokta­larını meydana getirir. Veba salgını 1882′de Fransa’da 100 000 kişinin ölü­müne sebep olmuştur. Vibriyonlar görü­nüşte sağlıklı olan mikrop taşıyıcıların­da, hastaların dışkılarında, kusmukla­rında, sidiklerinde, giysi ve çamaşırla­rında, özellikle de kirli su ve besinlerde bulunurlar. [...]

Veba Hastalığı

Pazartesi, Ağustos 11th, 2008

Bütün salgınlar arasında, insana en çok korku veren kuşkusuz vebadır. “Kara ölüm” olarak da adlandırılan bu hasta­lık, bugün etkinliğini ancak Hindistan’ın Çin’in ve Afrika’nın bazı küçük bölgele­rinde gösterebilmektedir. Veba basili 1894′te Hongkong’ta, Pasteur’ün bir öğ­rencisi olan Yersin tarafından bulunmuş­tur. Yersin virüsü taşıyanların kemirgen­ler ve özellikle de sıçanlar olduğunu, ama aktarmanın sıçandan sıçana yayıl­dığını, hastalığın daha [...]

Asalak Hastalıkları

Pazartesi, Ağustos 11th, 2008

Uluslararası sağlık denetimlerinin art­ması, sağlık bilimindeki ilerlemeler ve aşı uygulamaları yüzyıllar boyu korku veren büyük salgınları azaltmış ve he­men hemen ortadan kaldırmıştır. Örne­ğin günümüzde 1348 yılında olduğu gi­bi, dünya nüfusunun dörtte birinden çoğunu yok eden büyük veba salgınları görülmemektedir. Ancak yirminci yüz­yıl başlarında bile Avrupa’da vebadan ve koleradan birçok kişinin öldüğünü hatırlamak gerekir. Kolera son [...]

Kuduz Hastalığı

Cuma, Ağustos 8th, 2008

Kuduz : Pasteur’ün çalışmalarıyla yakın­dan ilgili olan bu tehlikeli hastalık, uzun bir süre yaygınlığını yitirdiği hal­de, son yıllarda yine tek tek olaylar ha­linde görülmeye başlanmıştır.
Bugün, kuduz virüsü köpekler tarafın­dan olduğu kadar tilkiler tarafından da taşınmaktadır. Bu etoburlar evcil hay­vanları ısırarak kuduz mikrobunu insan­lara geçirebilirler. Mikrobun insan vü­cuduna girebilmesi yönünden, bir pen­çe çiziği de bir ısırık [...]

Tetanos Hastalığı

Cuma, Ağustos 8th, 2008

Tetanos : 1884′te nikolayev tarafından tanımlanan tetanos basili toprakta ve tozlarda çok yaygındır. Bazı topraklar özellikle tetanos mikrobu barındırırlar Tetanos anatoksininin ve serum tedavi­sinin bulunmasında yine Roux ve Ramon’un çalışmalarından yararlanılmış­tır.
Toprakla, gübreyle, at ve inek dışkılarıy­la kirlenen yaralar, savaş yaraları, teta­nos mikrobunun vücuda girmesi için en uygun giriş yollarıdır. Sistemli tetanos aşısı uygulamalarına karşın, zamanımız­da [...]

Bouillaud Hastalığı

Cuma, Ağustos 8th, 2008

Bouillaud hastalığı : Bu hastalık çoğu kez sanıldığı gibi bir ivegen eklem ro­matizması değildir. Gerçekte strepto­kokların yolaçtığı ve kendine özgü ge­lişmesiyle olduğu kadar bıraktığı kötü izlerle de son derece tehlikeli bir bulaşı­cı hastalık söz konusudur. Bu hastalık en çok çocukları ve yeni yetmeleri etki­ler ve sakatlıklar bırakabilir. İlk önce anjin başlar. Daha sonra eklem ağrıları [...]

Grip Hastalığı

Cuma, Ağustos 8th, 2008

Grip : Son derece bulaşıcı bir mevsim hastalığıdır. Kuluçka dönemi kısadır. Baş ağrıları, kırıklık, üst solunum yolları nezlesi, ateş, genel halsizlik gribin en yaygın belirtileridir. Genellikle kötü so­nuçlar doğurmayan bu hastalık, salgına yolaçan virüse ve hastanın bünyesine (zayıf, alkolik, yaşlı oluşuna) bağlı ola­rak, son derece ağır bir durum alabilir. Ayrıca kalp damar, böbrek ya da [...]

Sarılıktı Spiroketoz Hastalığı

Cuma, Ağustos 8th, 2008

Sarılıktı spiroketoz : Bu bulaşıcı hastalık sarılıklı kanamalı leptospiroz olarak da adlandırılır.
Hastalığın mikrobu olan spiroketi fare­ler, ısırarak veya dışkısıyla kirlettiği su­lar aracılığıyla aktarır. Maden, kanali­zasyon ve mezbaha işçileri bu hastalığa daha çok yakalanırlar. Hastalık ayrıca, nehirlerde ya da havuzlarda yıkanmakla da geçebilir.
Spiroketoz ani bir ateş ve yaygın ağrılar­la hafif bir beyin zarı yangısı gibi başlar. [...]

Düğümlü Eritem Hastalığı

Cuma, Ağustos 8th, 2008

Düğümlü eritem : Alerji kökenli değil­se, verem başlangıcı belirtisidir. Ateş 38 -39 dereceye yükselir. Deri önce pembe ve daha sonra çürüğü andıran morumsu bir renk alır. Bu sırada, deride yuvarlak düğümlerden oluşan bir döküntü başlar. Nekahat dönemi uzun olan bu hastalık iyi bir bakım gerektirir.
Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..!

Pages: Prev 1 2 3 4 5 6 Next