İç Hastalıklar(Dahiliye)

SPONSORLU BAĞLANTILAR

Böbreküst Bezleri Yetersizliği

Çoğu zaman böbreküstü bezlerinin ve­reme yakalanması sonucu görülen ve yavaş ilerleyen yetersizlik Addison has­talığı adını alır. Bu hastalığı üç temel belirti niteler: * Melanoderma yani derinin renginin koyulaşması; koyulaşma derinin normal renkli bölgelerinde ve çıplak kısımların­da belirgin bir durum alır. * Kas güçsüzlüğü, en önemli belirtidir; bu durum hızla ilerleyerek, kasın en kü­çük bir çaba [...]

Paratiroit Bezleri

Kalkanbezinin ön tarafında yer alan pa­ratiroit bezlerinin görevi organizmanın kalsiyum fosfor metabolizmasını den­gelemektir. Paratiroit yetersizliği kanda kalsiyum oranının düşmesi ve fosfor ora­nının yükselmesiyle kendisini gösterir. Paratiroit bezlerinin aşırı çalışması du­rumunda ise, bu olayın tersi ortaya çı­kar. İsviçre’de ve Avusturya’da ilk kalkanbe­zi çıkarma ameliyatlarını gerçekleştiren ve bu ameliyat sırasında, paratiroit bez­lerini de çıkaran cerrahlar, dikkatleri bu [...]

Kalkanbezinin Yetersiz Çalışması

Bu durumun yolaçtığı tipik hastalık miksödemdir. Bu hastalık, hastalananın ço­cuk ya da yetişkin olmasına göre çok değişik biçimlerde ortaya çıkar. Gerçek­ten de yetişkin kadında, çoğu kez me­nopozdan sonra göze azalmasının sonu­cu olan ve özellikle beslenme bozukluklarıyla kendini gösteren gecikmiş bir bo­zukluk söz konusu olur; çocukta, kal­kanbezinin rolü nedeniyle, özellikle ge­lişme bozuklukları görülür. Yetişkinde ortaya çıkan [...]

Kalkanbezinin Aşırı Çalışması

Böyle bir durum özellikle cinsel yaşamı­nın herhangi bir evresindeki (ergenlik, gebelik, menopoz) yetişkin kadınlarda ve önceden bu bezle ilgili bir kalıtım gösteren aşırı heyecanlı erkeklerde gö­rülmektedir. Kalkanbezinin aşırı çalış­masının en tipik biçimi, egzoftalmik (göz fırlaması) guatr da denilen Basedovv hastalığında görülür. Basedovv has­talığının başlıca belirtileri şunlardır: * Guatr yani kalkanbezinin hafifçe iri­leşmesi; * Egzoftalmi, yani [...]

Kalkanbezi

Boyunda yer alan ve tiroid adı da veri­len bu salgıbezi, başlıca büyüme ve me­tabolizma üzerinde etki yapar. Ayrıca vücudun ısı dengesinde, deri yapısı ve sinir sistemi üzerinde de etkili bir rol oy­nar. Bu nedenle, kalkanbezi çıkarılmış bir hayvan cüce kalır; çünkü kemik ve kıkırdakların gelişmesi durmuştur. Bu bezin metabolizmada oynadığı rol bazal metabolizma ölçülerinde anlaşılir. [...]

İç Salgı Bezleri

Bezler, yani bir maddeyi hazırlayıp salgılamakla yükümlü organlar iki gruba ayrılır: Salgı maddesi bir dış kanal yoluyla uzaklaştırılan (sözgelimi tükürük ya da pankreas kanalı) dışsalgı bezleri; salgı maddesi, bezin içindeki toplardamar ağı yoluyla doğrudan kan dolaşımına geçen içsalgı bezleri. Bu ikinci durumda, salgı maddesine hormon adı verilir; çünkü, kan yoluyla bedenin her yanına dağılır ve [...]

Amibyaz Hastalığı

Amiplerin yolaçtığı bir hastalıktır. Amib­yaz uzun süre tropikal ve subtropikal bölgelerde görülen bir hastalıktır. Birin­ci Dünya Savaşı yıllarında, Avrupa’ya girmiştir. Bundan sonra, Avrupa dışına yolculuk yapmamış kişilerde de görül­meye başlamıştır. Dışkı muayenesi yapıl­dığında amipler ya da kistleri görülebilir ama hastalığın bazı dönemlerinde amip­lerin kistleşmesi durur ve teşhis olanaksızlaşır. Amipler kalınbağırsağın işlevle­rini aksatırlar. Bu nedenle hastalık [...]

Sarı Humma Hastalığı

Vomito negro (kara kusmuk) adı da ve­rilen bu hastalık karaciğer böbrek yan­gısı ve sinir bozukluklarıyla ortaya çı­kar. Meksika körfezinde yerleşik durum­da olan hastalık Güney Amerika kıyıla­rında, Batı Afrika’da, salgın halde görü­lür. Sarı hummaya bir virüs yolaçar. Mikrop insana çizgili sinek (stegomia fasci-ata) ile geçer. Hastalığın kuluçka döne­mi üç ile altı gün arasında değişir. Bu süre [...]

Bağışıklık Nedir

Bağışıklık günümüzde başlı başına bir bilimdir. Bu bilimin sağladığı olanaklar son derece zengindir. Bütün organ na­killerinin gerçekleşmesinde bağışıklık büyük bir rol oynar. Ayrıca kanserin sa­nıldığı gibi bazı hallerde alerji ve bağı­şıklıkla ilgili bir tepkinin sonucu olması halinde bağışıklık bilimi, kuşkusuz kan­serin yenilmesinde de çok önemli bir rol oynayacaktır. Organizmanın kendini bütün saldırılara karşı koruduğu bilinmektedir. [...]

Sidik Yolu Yangılanması Nedir

Sidik yolu yangılanması İşeme sistemi hastalıkları arasında, sidik yolları yangısı da önemli bir yer tutar. Siyekte biriken irin akıntıya yolaçar ve hastaya ağrı verir. Bu yangılanmaya es­kiden genellikle gonokoklar yolaçardi; bugün ise daha çok virüslerin sidik yolu yangılanması yaptığı görülmektedir. Gonokok kökenli yangılanmalar antibi­yotik tedavisine karşın ortadan kaldırı­lamamıştır. Cinsel temas sonucu alınan gonokok siyekte yerleşerek [...]

Yapay Böbrek Ve Böbrek Nakli

Yapay böbrek ve böbrek nakli Elektrolitik denge bozukluklarını dü­zeltmek ve vücutta normal sidik oluşu­munu sağlamak için, işlevini yerine ge­tiremeyen böbreğin işlevini başka yol­lardan sağlamak konusunda araştırma­lar yapılmıştır. Bu araştırmalar sonunda yapay böbrek ortaya çıkmıştır. Yapay böbrek uygulaması son derecede başa­rılı sonuçlar vermiştir. Yapay böbrek son derecede basit bir il­keye dayanır. Hastanın kanı vücut dışı­na alınarak [...]

Böbreklerin İşlevlerinde Görü­len Düzensizlikler

Şimdi de böbreklerin işlevlerinde görü­len düzensizliklerin sonucu olan hasta­lıklar üzerinde duralım. Yüzyılımızın ilk yılarında, Fernand VVidal adlı ünlü bir Fransız hekimi bu tür hastalıkları ayrın­tılı bir biçimde incelemiştir. Aradan ge­çen zaman karşı VVidal’in saptadığı dört belirti yine de geçerliğini korumakta­dır. İlk iki belirti, albümin işeme (albuminü-ri) ve ödem belirtisidir. Bu iki belirti arasında yakın bir [...]

Böbrek Hastalıklarının Teşhis Yolları Nelerdir

Teşhis yolları Böbreklerde anormal belirtiler başgösterdiğinde önce, bir sidik tahlili yapılır. Sonra şeker ve albumin olup olmadığı araştırılır. Hastalığın varlığını belirten hafif kan işeme durumunda böbrek hüc­releri incelenir. İrin görülürse bakteri­yolojik inceleme yapılarak saptanan hastalık için antibiyotik tedavisinden yararlanılır. Boşaltım aygıtı için radyolojik inceleme çok önemlidir. Yaygın olarak uygulanan bir radyoloji yönteminde bir damar içi­ne [...]

Böbreğin İşlevleri Nelerdir

Böbrekler vücut için zararlı bazı sıvı maddelerin atılmasında önemli rol oy­nayan organlardır. Belde belkemiğinin sağ ve sol yanına yerleşmiş olup, fa­sulye biçimindedirler. Koyu kırmızı renkte olan böbrekler, kanın süzülmesi ve sidiğin hazırlanması işlevlerini ger­çekleştiren iki milyon kadar nefrondan oluşmuştur. Her nefrojı, bir kılcaldamar yumağı (glomerül) ile bir sidik kanalından mey­dana gelir. Böbrek atardamarlarından çıkan kılcal [...]

Karaciğer Asalakları

Karaciğer Asalakları Karaciğer bâzı asalakların rahatça yerleştikleri bir organdır. Genellikle köpeklerin bağırsaklarında yaşayan köpek tenyası adlı şerit insan karaciğerinde kistler meydana getirir. Köpek tenyası insanlara köpeklerden geçer. Köpeğin diliyle insanları yalaması, bu asalağın insanlara geçmesinde en önemli etken­dir. Sıcak ülkelerde yaşama zorunluğunda olan kimseler, özellikle içecekleri sula­rın dezenfekte edilmesine dikkat etme­lidirler. Ayrıca herhangi bir deri [...]

Karaciğer Bozukluklarının Belirtileri

Karaciğer bozukluklarının belirtileri başlangıçta fazla etkili olmazlar. Çünkü karaciğer dokularının büyük bir yenilen­me yeteneği vardır. Bu nedenle karaci­ğer bölgesinde duyulan sancılar genel­likle karaciğer kökenli olmayıp öd kese­sinin yolaçtığı ağrılardır. Sarılığa yolaçan nedenler ise çeşitli ol­duğundan her biri üzerinde ayrı ayrı durmak gerekir.

Karaciğerin İşlevi

Karaciğerin işlevleri arasında en önemli­si ödle ilgili olandır. Karaciğer hücreleri günde 0,5 ile 0,1 litre kadar öd salgılar­lar. Karaciğer tarafından salgılanan öd lopçuk çevresi öd kanalları, karaciğer ve sidik kanalcığı aracılığı ile öd kesesi­ne ulaşır, öd kesesinde biriken öd, be­sinlerin geçişi sırasında, zaman zaman bağırsağa dökülür, öd, tuz, pigment (boya maddeleri) ve kolesterolden oluş­muştur. öd [...]

Yemek Borusu Hastalıkları

Yemek borusu hastalıkları Bu konuda akla ilk gelen yemek borusu kanseridir. Genellikle orta yaşlı kişilerde görülen bu hastalığın gelişiminde alkcl ve tütünün önemli etkileri vardır. Bütün sindirim aygıtı kanserleri gibi, yemek borusu kanseri de çok geç ortaya çık­maktadır. Cerrahi tekniğin bütün ilerle­melerine karşın bu konuda henüz tam bir başarı elde edilmemiştir. Bu nedenle ilk belirtiler [...]

Sindirim Hastalıklarının Belirtileri

Sindirim aygıtı hastalıkları incelendiğin­de, bunların vücut görevleriyle olduğu kadar aygıt içinde meydana gelen bo­zukluklarla da ilgili oldukları görülür. Herhangi bir sindirim bozukluğunda, tamamlayıcı bilgiler edinebilmek için hemen bir doktora başvurulması gerekir. İlk belirtiler ağrı ve sızılardır. Bu ağrılar geğrek kesiminde, göbek çevresinde, yanlarda böğür çevresinde ve aşağıda alt karın ve kasık kesimlerinde başgösterirler. Burada üzerinde [...]

Kalın Bağırsakta Sindirim

Kalın bağırsakta sindirim : Sindirim artık sona ermiştir. Bağırsaklarda kalan vücu­da yararsız maddelerin artık vücut dışı­na atılması gerekir. İşte kalın bağırsağın görevi bu kalıntının suyunu emerek dışkıyı oluşturmaktır. Bu işlem ortalama altı saat sürer, dışkının oluşması işle­minde bakteriler de rol oynarlar ve çe­şitli mayalanma ve çürüme olaylarının gerçekleşmesine yolaçarlar. Çıkan kalın bağırsak, enine kalın bağırsak [...]

İnce Bağırsakta Sindirim

İnce bağırsakta sindirim : Sindirimin en önemli aşaması ince bağırsakta gerçek­leşir. Sindirim aygıtının bundan önceki bölümlerinde gerçekleşen işlemler ha­yatî bir önem taşımazlar. Bu nedenle midesi çıkartılmış bir insan yaşamını sürdürebilir. Buna karşılık ince bağırsa­ğının önemli bir bölümü çıkartılmış bir kimsenin uzun süre yaşama olanağı yoktur. İnce bağırsak salgıladığı salgılar­la kimüsü özümlenebilecek duruma ge­tirir. İnce bağırsağın [...]

Ağızda Sindirim

Ağızda sindirim : Ağız önde dudaklar, yanda yanaklar, üstte damak, altta dil ve geride boğazla çevrilmiş bir boşluk­tur. Bu boşlukta dişler yer alır. Sindirim ağızda çiğneme ile başlar. Ağza alınan besinler köpek dişleri ve kesici dişlerie kesilir parçalanır, azı dişleri ile de ezilip öğütülür. Böylece besinler sindirime el­verişli bir duruma gelmiş olurlar. Ağız­daki çiğneme işlemi [...]

Sindirim Aygıtı

Sindirim aygıtını meydana getiren or­ganlar bir biyokimya laboratuvarına benzetilebilir. Gerçekten bu organlar çeşitli besinleri organizma hücrelerinin yaşamlarını sürdürmek için gerekli te­mel öğelere dönüştürürler. Besinleri kimüs adı verilen yarı sıvı bir bulamaç haline getiren bu organlar ağız, mide, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşurlar. Kimüs sindirim salgılarının et­kisiyle daha da yumuşadıktan sonra ba­ğırsaklar tarafından özümlenir; yararsız [...]

Akciğer Yangısı

Akciğer yangısı : Akciğer yangısı (zatür­ree) na pnömokok adlı bir bakteri yolaçar. Akciğer yangısının uzun bir süre ihtiyarlığın doğal bir sonucu olduğu sa­nılırdı. Çünkü bu hastalık yaşlılarda gençlere göre daha ağır durumlara yolaçar. Ayrıca güçten düşmüş ve alkol alışkanlığı olan kişilerde de daha ağır sonuçlar doğurur. Akciğer yangısının belirtileri bütün vücudu saran şiddetli ve uzun [...]

Solunum Yollarının Düşmanları Nelerdir

Solunum Yollarının Düşmanları Solunum hastalıkları çok eski zamanlar­dan beri etkili olmuşlardır. Kötü sağlık koşulları ve modern yaşamın getirdiği kimi zorunluluklar da bu hastalıkların gelişimini hızlandırmaktadır. Bronşların çok bilinen başlıca düşmanları soğuk, rutubet ve sistir. Bu etkenler her yıl bir­çok hastalığa yolaçarlar. Hava kirlen­mesi de, sanayileşme başladığından be­ri çok sayıda akciğer hastalığına neden olmaktadır. Bu hastalıklar [...]

Toplam 3 sayfa, 2. sayfa gösteriliyor.123
Reklam İçin İletişim Adresi: ismail.001@hotmail.com Telefon: 0542 219 21 99