Karaciğer ve Pankreas
Karaciğer, çeşitli görevleri olan bir organdır. İri bir yapıya sahip olmamakla birlikte vücudun en önemli organlarından biridir. Bu bölümde karaciğerin işlevini ve en önemli hastalıklarını ele alacağız. Solda. Karaciğerin hacmi, siroz hastalığında artar. Karaciğerin hacminin arttığı, dıştan yapılacak muayene ile saptanabilir. Sağda: Alkolizm, sirozun nedenlerinin yüzde seksenini oluşturur..Alkolizmle birlikte beslenme yetersizliği de varsa, siroz kaçınılmaz [...]
Mide
Midemiz 1.2 litre yiyeceği barındırabilecek kadar büyüyebilen elastik bir torbadır. Midemiz diyaframın hemen altında, karnımızın sol tarafında yer alır ve en alt 5 kaburga tarafından korunur. Yiyecekler midede 2 ile 4 saat arasında sindirim işlemine tabi tutulur. Mide kasılıp gevşeyerek yiyecekleri ezer ve sindirim sularıyla karıştırır. Sindirim sularının ve salgılarının oluşması yemek düşüncesi ya da [...]
Sindirim Sisteminin Yapısı ve Görevleri
Küçücük bir sperm hücresinden 120 cm uzunluğundaki bir sinir hücresine kadar vücudumuzdaki her hücrenin belirli bir işi vardır. İş enerji gerektirir ve enerji üretmek için yakıta ihtiyaç vardır. Vücudumuz için gerekli olan yakıt, yediğimiz yiyeceklerden, karbonhidratlar, proteinler ve yağlardan oluşur. Yiyecekler aynı zamanda vücudumuzdaki sistemlerin oluşması, onarılması ve kontrolü için ihtiyaç duyulan hammaddeyi oluşturur. Sindirim [...]
Burun Kanaması
Burun kanaması ekseriya çocuklarda aşikâr bir sebep olmaksızın ortaya çıkar. Yaşlı kimselerde burun kanaması tansiyon yükselmesine delâlet eder. Bundan başka buruna isabet edecek bir darbenin de kanamaya sebebiyet vereceği tabiîdir. Hafif burun kanamaları pek zararlı olmaz ve kısa zamanda kendi kendine durur. Çok kesif ve muannid burun kanamalarında ise doktora müracaat etmek zarureti vardır. Ne [...]
Kronik Yorgunluk Sendromu
Bu hastalığın etkisi altına aldığı insan sayısı tahminlerin çok üzerindedir. Avrupa ülkelerinde ve Amerika’da uzun yıllardır bilinen kronik yorgunluk sendromu, son yıllarda Türkiye’de de tanınmaya başlandı. Sağlık profesyonelleri genellikle kronik yorgunluk sendromu ile depresyonu karıştırmaktadır. Hakikaten pek çok hastada tarif edilen yakınmalar depresyonla kronik yorgunluk sendromunun karışmasına neden olabilecek kadar benzerlik taşır. Kronik yorgunluk sendromu [...]
Osteoporoz (Kemik Erimesi)
Kemikler ilerleyen yaşlarda doğal olarak bedenin tüm organları gibi zayıflamaya eğilimli hale gelir. Kemik dokusu içinde gerekli olan sertliği veren mineral ve hormonlar azalmaya başlar. Kemiklerin içinde boşalma görülür. Peynirin içindeki boşluklar gibi kemik dokusunun içinde de boşalmalar meydana gelir. Böylelikle kemik içindeki boşluklarla birlikte bedenin yükünü taşımaya başlamıştır. Bu da insan bedeninin ağırlığını taşıyan [...]
Kromoterapi
Renklerle tedavi ülkemiz için son derece yeni bir tedavidir. Bu tedaviyi profesyonel anlamda uygulayan ve bunu dünya standartlarında yapan sağlık kuruluşu maalesef yoktur. Bu konuyla ilgili yurt dışında belli başlı merkezler özel tedaviler uygulamakta, buralarda sırf renklerin tedavi edici gücünü kullanarak birçok hastalığa karşı önemli derece başarılı sonuçlar elde etmektedir. Renklerle tedavinin ne anlama geldiğini [...]
Kronik Depresyonun En Önemli Nedeni
Bağırsaklarda üretilen seratonin diğer organlarda üretilenden daha fazladır. Bağırsaklar düzenli çalışmıyorsa sonuç mutlaka depresyondur. Pek çok depresyon tarifinde depresyona girmiş insanların bağırsaklarında çalışma hızında azalma olduğu ifade edilir. Oysaki bağırsakların çalışmıyor olması depresyonun bir sonucu olmaktan ziyade asıl ve çok daha önemlisi depresyonun nedenidir. Bu durum, bağırsaklar üzerinde yapılan son araştırmalardan sonra ortaya çıkarılmıştır. Orijinal [...]
Diş Tedavisi ve Bozucu Alan Etkisi
Nöral Terapi uygulamasında tıp doktorları ve diş hekimleri birlikte çalışmalı. Ağız boşluğumuzda bulunan dişlerin hastalıklarımızda son derece önemli olduğu tespit edilmiştir. Dişlerin sinir kökleri vasıtasıyla beynimizden köken alan sinir sistemimizi ve bunların uyarmakta olduğu organları, beden bölümlerini doğrudan etkilemekte olduğu için Nöral Terapi diş hekimlerinin ilgilenmesi ve öğrenmesi gereken bir tedavi yöntemidir. En doğru olan [...]
Cinsel Sorunlarda Nöral Terapi
Cinsel hastalıklar ülkemizde sık rastlanan hastalık gruplarmdandır. Birçok çeşidi vardır ve bunların hemen hepsinde Nöral Terapi anlamlı sonuçlar ortaya çıkarır. Yaşlanmaya bağlı cinsel istek kayıpları doğal olmakla birlikte çok ileri yaşlara kadar sağlıklı bir insan için bu fonksiyonların dengeli devam etmesi beklenir. Bu tedavi yöntemiyle erken boşalma ve cinsel işlev yetersizliklerinde kısa zamanda ciddi etkiler [...]
Mantar Hastalıkları
Mantar hastalıkları, insan bedeninde mantarların bulunması ve gelişmesi sonucu oluşan hastalıklardır. İnsanlarda hastalığa yolaçan mantarların sayısı 100 dolaylarındadır. Bu hastalıkların evrimi aylar boyunca sürer ve yerel belirtilerle ortaya çıkarlar. Bu belirtiler özgün değildir ve yalnızca etkeni ortaya çıkaran incelemelerle teşhis doğrulanır. Mantar hastalıklarından sorumlu mantarlar birçok yolla, ama özellikle su, hava ve cinsel ilişki yoluyla [...]
Pişik ve Derideki Mantar Bozunları
Kadınlarda bozunlar, değişik görünümlerle, özellikle dış üreme organına yerleşirler; kuru ya da yaş, sızıntılı bozunlardır. Genellikle süreğen, bazen ivegen ya da asivegen evrim gösterirler. Küçük dudaklarda, bızırda, büyük dudaklarda, makatta ve kasık kıvrımlarında da bulunabilirler. Erkekte, üreme organları çevresindeki kıllı bölge, erbezi torbası ve makat çevresi bölgesinde pişiklere raslanır. Gerçek mantar pişikleri 2 görünüm ayırdedilir. [...]
Bitlenme
Bitlenme Kasık biti denen bir asalağın yolaçtığı bir deri hastalığıdır. Bedenin belli bölgelerinde, özellikle kılların bol olduğu bölgelerde görülür. Kasık biti, sokucu bir böcektir. Kanatsızdır ve değişimi ya da başkalaşımı tam değildir. İnsan bitleri ailesindendir. Görünümü baş bitinden farklıdır; yalnızca insanda bulunan bir asalaktır. Beslenmek için, asalak yaşadığı organizmanın kanını emer. yani kanyiyicidir (hematofaj). Dünyanın [...]
Üreme Organları Trichomonas Hastalığı
Üreme organları trichomonas hastalığına, trichomonas vaginalis adlı bir mikroorganizma yolaçar. Bütün ülkelerde raslanan bir cinsel hastalıktır. Hem kadın, hem erkeklerde görülür; kadınların yüzde 15-20′sinde trichomonas vaginalis vardır. Nedenler Triehomonas hastalığı, özellikle cinsel ilişkiyle aktarılır; hekime başvuran kadın, eşine de hastalığı geçirmiş olabileceği bakımından uyarılmalıdır. Mikroorganizma Trichomonas, birhücreli (protozoa), oval, 3 özel öğeli bir asalaktır; sözkonusu [...]
Üreme Organları Siğilleri
Üreme organları siğilleri icondyloma acumi nata), apışarası düzeyinde deri ve mukozanın aşırı gelişmeleridir. Dokubilim açısından bunlar, iyicil evrimli, küçük urlardır. Yerleşim Yeri Cinsel ilişkiler sırasında ortaya çıkan bu «küçük siğiller», erkekte kamışbaşı sünnet derisi çizgisinde (sünnet derisini kamışbaşına eğildiği bölge), kamışbaşında, bazen sidik yolunun dışa açıldığı delikte yerleşebilirler. Kadında özellikle dış üreme organında, küçük ve [...]
Kadınlarda Eşcinsellik
Erkeklerde eşcinselliğin ciddi araştırmalara konu olmasına karşılık, kadınlarda eşcinselliğin buna oranla nerdeyse önemsiz bir biçim olarak görülmesi şaşırtıcıdır. Toplum genel olarak, bu görüşü benimser görünmekte ve sevici kadınlara eşcinsel erkeklere oranla daha hoşgörülü davranmaktadır. Cinsellik bilimi uzmanları, romancılar, v.b. bu konuda oldukça sessiz kalmakta ve konuyu büyük bir temkinlilikle ele almaktadırlar. Bütün bunlar, kimsenin kadınlar [...]
Erkekte Kısırlaştırma ya da Sperma Kanallarının Bağlanması
Erkekte kısırlaşma kendiliğinden olabileceği gibi, erbezlerinden sidik yoluna kadar spermatozoyitlerin geçiş yolu olan sperma kanalının tıkanmasıyla sonuçlanan bir hastalığa (verem, belsoğukluğu, cerrahi girişim sonucu ortaya çıkan biçim bozukluğu) bağlı olarak da gelişebilir. Sperma kanalı içine spermatozoyitlerin geçişini ortadan kaldırmayı amaçlayan sperma kanallarının bağlanması (vazektomi), cerrahi bir kısırlaştırma yöntemidir. Girişim biçimi Ancak bazı ülkelerde uygulanan (bazılarında [...]
Döl Yatağı Borularının Bağlanması
Bazı ülkelerde dölyatağı borularının bağlanması, bir yandan yasal ve ahlaksal, öte yandan da dinsel ve ruhsal bir sorun oluşturur. Tıbbi gereklilikler Süreğen akciğer hastalıklarında, ameliyat edilemeyen ya da ameliyattan sonra tekrarlayan kalp hastalıklarında, süreğen böbrek iltihabı, böbrek veremi gibi böbrek hastalıklarında, tekrarlanan sezaryenler gibi doğumla ilgili hastalıklarda, mültipl skleroz, kas yorgunluğu hastalığı, erken bunama, şizofreni [...]
Isı Ölçme Yöntemi
Doğum kontrol haplarının ve spiralin ortaya çıkışına kadar, hekimler bu yöntemi, öğütlerlerdi. Günümüzde de bütün değerini koruyan bu yöntemin bırakılmasının nedeni, zeka ve istem ortaklığı gerektirmesidir. Bununla birlikte, yumurtalıklann işleyişini incelemek ve kadının hormon açısından sağlığını denetlemek için yeri doldurulmaz bir yöntem olmayı sürdürmektedir. Yöntemin ilkeleri Bu yöntem, her sabah düzenli olarak ölçülen beden ısısı [...]
Spiraller
Dölyatağı içi yoluyla döllenmeyi önleme, en eski doğum kontrol yöntemleri arasında yeralır. Eskiden Araplar, çölü geçmeden önce develerin dölyatağı içine yuvarlak ve düz bir taş koyduklarında, dişi hayvanların kendilerini erkek hayvanlardan sakındıklarını buldular; bu, doğum kontrolü konusunda en yalın yolu oluşturmakla birlikte, çağdaş hekimlerin amaçlarını biraz aşmaktadır. Bu alışkanlık Büyük Sahra’da hâlâ sürdürülmektedir. Aynı biçimde, [...]
Sperma Öldürücü Yerel İlaçlar
Etki biçimi Doğru uygulama koşulları içinde, spermatozoyitleri öldüren ya da en azından kesinlikle hareketsizleştirebilen maddeler sözkonusudur. Eskiçağ’da bu amaçla balmumu, üstübeç, bal kullanılmıştır. Bu arada, çok sayıda yaşlı kadını zengin eden bazı «kocakarı ilaçları»nı da unutmamak gerekir. Yakın dönemde bulunan maddeler (krem, pelte, fitil, köpükler, tozlar, v.b.), spermatozoyitlerin geçişine fiziksel ve kimyasal engel oluşturacak biçimde [...]
Dönemsel Cinsel Perhiz Yöntemleri
İlkeler Doktor Rozenbaum’un yazdığı gibi, «raslantısal bir olasılıklar hesabına dayanan bu yöntemler, gelecek üstüne girişilen ve çoğunlukla yitirilen birer bahistir.» Bununla birlikte, bir ay süresince kadının gebe kalabileceği ancak birkaç gün olduğundan, sözkonusu perhiz yöntemlerinin gene de doğru bir dayanağı vardır. Gerçekten, her ay ancak 1 yumurta hazırlanır ve 2 yumurtanın hazırlandığı çok ender durumlarda [...]
Kadınlara Yerleştirilen Gebelik Önleyiciler
En eski çağlardan bu yana kullanılmışlardır. Her çağda, dölyoluna yabancı cisimler konmuş, boşluğun dibi tıkanarak spermayı durdurma amacı güdülmüştür. Bu alanda en büyük başarıyı, dölyolunun dibine sirke emdirilmiş sünger koyan Romalılar sağlamışlardır. Asetik asit tartışmasız en iyi sperma öldürücüdür. Bu yöntem doğum kontrol haplarının çıkışma kadar kullanılmış ve Batı toplumlarında eczacılar 1960 yıllarına kadar, fahişelerin [...]
Erkeklerin Kullandığı Gebelik Önleyiciler
Eski bir Fransız atasözü «prezervatif, frengiye karşı örümcek ağı, zevke karşı kalkandır» der. Erkeklerin kullandıkları prezervatifler, XVI. yüzyılda ortaya çıkmıştır. O çağlarda, özellikle cinsel hastalıklardan korunma sözkonusuydu. Prezervatiflerin bu amaçla kullanılmaları son derece etkilidir; ama çiftler prezervatiflerden özellikle gebelikten korunma aracı olarak yararlanmaktadırlar. Halk arasında «kaput» diye de adlandırılan prezervatifler, lateksin bulunmasından önce koyun körbarsağmdan [...]
İktidarsızlığın Çözümü ve Tedavisi
Erkek sözkonusuysa «iktidarsızlıktan, kadın sözkonusuysa «soğukluk»tan sözetme alışkanlığı vardır. Bu iki terim, cinselliğin normal kabul edilen görünümlerinin bozulmasını dile getirir. Bu klasik ayrıma burada da uyacağız. Tanımlama İktidarsızlık, seçilen bir eşle tam bir çiftleşme yapma olanaksızlığıdır. Tam ve kısmi iktidarsızlıkları ayırdetmek gerekir. Kısmi iktidarsızlıklarda olay, ilişkinin sertleşme, sperma atma, orgazm gibi bir bölümünü ilgilendirir. Aynı [...]
