SPONSORLU BAĞLANTILAR

Kiraz

KİRAZ

Bu meyveyi bilerek yiyecek olursak reçete ile satın ala­cağımız ilaçlar kadar faydalı ve hem de daha ekonomik olur.
Acaba kirazın içinde ne gibi maddeler vardır? Evvelâ bunu işleyelim: Kirazda A, B, ve C vitaminleri vardır.
Kiraz

Mineral dedi­ğimiz madenlerden demir, kalsiyum, fosfor, kükürt, sodyum, magnezyum, potasyum, çinko, bakır, manganez ve kobalt var­dır. Bunlardan başka kirazda levüloz dediğimiz meyve şekeri vardır. Şeker hastaları için rafine şeker kadar dokunmaz ve şe­ker hastaları kiraz yiyebilirler.

VASIFLARI :

Kiraz vücuttan toksin dediğimiz zehirleri atar ve bu yüz­den kuvvetli bir temizleyicidir, içinde mineraller bulunduğu için çocuk ve yaşlıların vücudunu mineralize eder. Vücut kas­larına enerji saçNar, mikroplara karşı kor ve vücudun:müda­faa kabiliyetini çoğaltır. Sinirleri sakinleştirir ve serinletici hassası vardır. Kirazın mide ve karaciğer çalışmaları üzerin­de düzenleyici, etkisi vardır.

Kirazın sapları kaynatılır ve içilir­se idrar söktürür, işeyemiyen üremili ve ölecek diye bir ta­rafa itilmiş hastalara şaşılacak derecede faydalar sağlamış­tır. Kiraz vücudu romatizmaya karşı korur. İnsana yumuşaklık verir ve vücut dokularını gençleştirir.

NERELERDE KULLANILIR:

Kiraz damar sertliğinde, şişmanlıkta, büyümesi geç kal­mış, çocukların mineral noksanlığında, karaciğer hastalıkla­rında, romatizma, damla hastalıklarında, böbrek ve safra ke­sesi taşlarında, kabızlıkta ve nihayet yaşlılığı geçirmekte kul­lanılır.

NASIL KULLANILIR:

İçten kullanılışı:

Arka arkaya iki gün kiraz yenilecek olursa kanı temizler ve birçok toksinleri vücuttan atar. Kiraz gibi suyu ile de ayni tedavi yapılabilir.
Dıştan kullanılışı:
Kiraz, çekirdekleri ile ezilerek bir yakı yapılır. Bu yakı ya­rım başağrısı olanların ağrılı alın kısmına koyacak olursanız ağrı geçer. Aym şekilde yüz ve ense kısımlarına da konulacak olursa yorgun deri ve kaslar dinlenir.

Kiraz, besleyici mad­delerden yoksun olduğundan çok miktarda şişmanlar tarafın­dan yenilebilir ve yalancı bir doyurma meydana gelir. İçinde bulunan leyüloz dediğimiz rafine şeker olmadığından şeker hastaları tarafından yenilebilir.
Çocuklar ve yaşlı hazımsızlar için komposto ve reçelleri çok’ şifalıdır. Çekirdeklerinden elde edilen yağ ise romatizma­ların ağrılı yerlerine sürülürse fayda sağlar.

Kirazın Bir Başka Tarifi ve Anlatımı

Gülgiller familyasındandır. Türkiye’deki yabanileri 10-15 metreye, Avrupa’dakileriyse 30 metreye çıkan, ama meyve ağacı olarak genellikle 3-5 metre boylanabilen, hatta son yıllarda 1-2 metrelik bodurları yetiştirilen, dikenli ya da dikensiz bir ağaçtır. Uzunca, yumurtamsı, dişli kenarlı yaprakları vardır, birkaçı bir arada bir salkım oluşturan beyaz çiçekler açar. 2 cm çapında küremsi ya da yüreğimsi, ince kabuklu, tek çekirdekli, tatlı, sulu meyveleri vardır.

Bunlar kırmızı, açık san, bazen de siyaha yakın renklerdedir. Anayurdu Kuzeydoğu Anadolu’dur. Giresun’un adının, o çevrede yetişen ve “Ceresia” denilen yabani kiraz ağacından geldiği ileri sürülür.

Napolyon kirazı diye anılan kanlı canlı, iri kirazların adının da Bursa’nın batısında yer alan ünlü Apollon (öteki adı Uluabat) gölü ve çevresinden geldiğini, burada yetişen kirazların eskiden çok daha güzel olduğunu belirtelim bu arada. Kirazla ilgili ilk yazılı bilgiler İÖ 324′te Theophrastos’tan gelmektedir; daha o yıllarda Avrupa’da kiraz bahçeleri vardır.

Dünyada kiraz üretimi 1997′de 1,5 milyon tondur. Türkiye’deyse 21 bin hektarlık bir alandan 200 bin ton kiraz (Prunus avium) elde edilir ve bu ABD’nin hemen arkasından ikincilik demektir. Ülkemizin Ege, Marmara, Karadeniz bölgelerinde yaygın olarak yetiştirilir.

Kiraz nisan sonlarından haziran başlarına sadece iki ay yenebilen bir meyvedir. Ne saklanabilme, ne de diğer aylarda yetiştirilebilire imkânı vardır.

Potasyum zengini kiraz betakaroten, pektin ve fosfor, kalsiyum, demir, sodyum mineralleriyle A, B grubu ve C vitaminlerini içerir.

Betakaroten sayesinde, cildi erken yaşlandıran serbest radikallerden korur. Bağırsakları hafif yumuşatıcı ve böbrekleri çalıştırıcı etkileri de vardır.

Son araştırmalara göre de kiraz aspirin kadar etkili bir ağrı kesicidir.

Kirazın meyvesi dışında özellikle meyve saplarının, ardından kabuğu, yapraklan ve çiçeklerinin şifalı etkileri vardır.

1 litre (5 bardak) kaynar su, havadar bir yerde kurutulmuş 20-30 gram kiraz sapı üzerine dökülür, 10 dakikalık demlenmeden sonra süzülüp günde üç kez birer bardak içilirse ishal kesici, güçlendirici ve idrar artırıcı etkiler elde edilir.

Kiraz ağacının kabuğu ishal giderici ve ateş düşürücü; yaprakları bu kez kabızlık giderici; çiçekleri göğüs yumuşatıcı, öksürük kesici etkilere sahiptir.

Maurice Messegue, kiraz ağacı için şöyle demektedir:

“Bitkibilimciler için, en güzel salkımlar üzerinde, genç kızların dudaklarına benzeyen meyveler taşıyan bu güzeller güzeli kiraz ağacı, yalnızca bir erik ağacıdır: Prunus cinsindendir. Bitki örtüsüne küpeler veren ve sonbaharda kıpkırmızı bir renkli görünüm alan hir ağaç için ne kötü bir talih…”

Bizim talihimizse, belki yılın sadece iki ayında, bu güzeller güzeli meyveye göstereceğimiz sevgiyle gülümseyecektir…

About the Author

admin

Leave a Reply

You can use these XHTML tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>

Reklam İçin İletişim Adresi: ismail.001@hotmail.com Telefon: 0542 219 21 99