Kromoterapi
Renklerle tedavi ülkemiz için son derece yeni bir tedavidir. Bu tedaviyi profesyonel anlamda uygulayan ve bunu dünya standartlarında yapan sağlık kuruluşu maalesef yoktur. Bu konuyla ilgili yurt dışında belli başlı merkezler özel tedaviler uygulamakta, buralarda sırf renklerin tedavi edici gücünü kullanarak birçok hastalığa karşı önemli derece başarılı sonuçlar elde etmektedir.
Renklerle tedavinin ne anlama geldiğini bilmek için öncelikle renklerin psikolojik dünyamız için ne gibi anlamlar ifade ettiğini anlamamız gerekir. Renk terapisi ile insan belirgin bir rahatlama hissedebilir.
Kromoterapi adıyla bilinen renk tedavisi eski Mısır’da, Çin’de ve Hindistan’da çok eskiden beri biliniyordu. Bu tedavi yöntemi insanda bazı renklere ait merkezler olduğu teorisinden yola çıkmaktadır. Alan adı verilen bu merkezler belirli organları yönetir. Bu alanlar enerji alanlarıdır. Bunlar belirli renklerle uyum halindedir. Renklerin özel hâkimiyeti altında bulunan bu enerji alanlarının çalışması için bu renkler son derece önem taşır. Enerji alanlarının ilgili bu renkler tarafından doyurulması gerekir. Bu renkler yeteri kadar olmadığında enerji alanlarında organik veya psikolojik hastalıkların ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Böylelikle bu merkezler hiçbir şekilde görevlerini yapamaz duruma gelir; hem idare ettikleri organlarda bazı hastalık belirtileri görülmeye başlar hem de uyum halinde bulundukları renk titreşimleri azalarak bu renge olan ihtiyaç fazlalaşır.
Kromoterapi tedavisinde hastaya aksayan enerji alanının rengiyle ilgili tedavi uygulanır. Ayrıca bu merkezin uyum hali içinde bulunduğu renkle ilgili besinler tavsiye edilir. Bazen bu renk merkeziyle ilgili metallerin taşınması da önerilebilir. Tedavi esnasındaki süre kromoterapi uzmanının tavsiyesine göre yapılır.
Renklerin Tedavi Değerlen
Her renk şifa verici etkinliğe sahip, önemli bir tedavi edicidir. Tüm renklerin bedenin değişik bölgelerine yönelik etkileri vardır. Bu etkiler yöntemine uygun kullanıldığında birçok hastalık için iyileştirici olur. Yurt dışında renkle tedavi oldukça yaygın olmasına rağmen bu konuda maalesef ülkemizde istenilen düzeyde bir gelişme sağlanabilmiş değildir.
Bu tarz tedavilerle ilgilenen, tıp doktoru olmayan kişiler vardır. Yurt dışında şifacılar olarak adlandırılan bu insanların çoğu yaşamış oldukları hastalık dönemlerinden sonra bu tedavilere ilgi duymuşlar bu tedavilere yoğunlaşarak başka insanlara da fayda sağlamak adına uygulayıcı olmuşlardır.

Renklerin Şifadaki Anlamlan
Renkler hem tedavi amacıyla hem de kişilik özelliklerinin tespiti açısından Önemlidir. İnsanın enerji bedeninde ihtiyaç duyulan bölgelere zihinsel yöntemlerle ve daha başka metotlarla bu terapi yapılmaktadır. Sadece ihtiyaç duyulan bölgelere uygulanılın a sının dışında, insan aurasının düzeltilmesinde, beyinde alfa dalgası hâkimiyetinin oluşturulmasında, sindirim sorunlarının tedavisinde, zihinsel performansın arttırılmasında, kişinin psikolojik ve ruhsal dengesindeki dalgalanmaları ortadan kaldırmak amacıyla kullanımı hızla artmaktadır.
Her renk bedendeki bazı rahatsızlıkları ortadan kaldırmak için kullanılma potansiyeline sahiptir. Renkleri değerlendirmeyi becermek ve olabildiğince onların gücünü şifayı, elde etmekte kullanabilmek için sessiz, sakin bir ortamda zihnin kullanılması yeterlidir. Teknik kolay olsa da uygulayan kişi tam olarak konsantre olamazsa iyi sonuç almamayabilir. Uygulamaya devam edildikçe birçok insan oldukça iyi neticeler alır ve renklerin şifa verici etkisini tecrübe imkânına kavuşur.
Kırmızı: Dolaşımı bozulmuş dokulardaki dolaşımı düzenlemek ve soğuk vücut bölgelerini ısıtmak için kullanılır. Kırmızı renk yaşam görevimiz düzeyinde tutku ve güçlü duygularımızın kaynağıdır. Pembe ile karışıksa aşk, parlak kırmızı ise hareket halindeki öfke, koyu kırmızı bastırılmış öfke, kırmızı ve turuncu karışımı ise cinsel tutkuyu ifade eder.
Kırmızıyı diğer renklere göre öncelikli olarak tercih edenler, güçlü bir kişiliğe sahiptir. Cinsellik dâhil her alanda enerjik ve cüretli davranarak kendini hem topluma hem de eşine kabul ettirmek gibi davranışların yanında, kısmî bir zorbalık, çevresindekilerle yumuşak ilişkiler kuramama, diplomatik davranamama ve dilini çok sivri kullanma gibi özellikleri de taşıması söz konusudur.
Mavi: Sakinleştiricidir. Hassasiyetimizi ve öğretici yönümüzü temsil eder. Konuşma kabiliyetinin; yani insanın özellikle iletişim yeteneğinin güç aldığı renktir. Sinir sistemini sakinleştirici, bedenin hararetini azaltıcı, algılama yeteneğini geliştirici özelliği vardır.
Mavi rengi diğer renklere göre öncelikli olarak tercih edenler, coşkularını çevresinde bulunanlarla paylaşmak, bulunduğu ortamlarda yumuşak ve yakın ilişkiler kurmak arzusundadırlar. İlişkilerinde insanlara çabuk yaklaşırlar ve onlara aşırı derecede candan davranırlar. Herkesin hakkını almasını arzularlar ve sağlam bir adalet duygusu taşırlar. Hatalı bir iş yaptıklarında, bu durum tatlı bir dille kendisine söylenilince olgunlukla kabul eder ve bu yanlışlarım düzeltmeye çalışırlar. Düşünmeyi, düş kurmayı ve zaman zaman da yalnız kalmayı severler.
Mor: Kişinin ruhsal dünyasıyla bağlantı kurmasına yardımcı olur. Çivit mavisi imgelemeyi arttırarak zihnin açılmasını sağlar. Mor, ruh ile derin bağlılığı ve çivit ise ruhla derin bağlılığa gidişi temsil eder. Korku ve kaygının azaltılmasında, kanın temizlenmesi amacıyla kullanılmaktadır.
Mor rengi birincil renk olarak beğenenlerin yaşamlarında aşk önemli bir yer tutar. Sevmekten, sevilmekten, iltifattan ve kendilerine karşı ince ve kibar davramimasından hoşlanırlar. Güzel ve çekici olmayı arzularlar. Başkalarını kolaylıkla etkileyebilirler, insanlara karşı gösterdikleri samimiyet ve içtenlik çoğu zaman yüzeysel de olsa kendilerini kabul ettirmek için çevrenin görüş ve değer yargılarından dışarıya pek çıkmıyor gibi gözükürler.
Beyaz: Acılarımızı almak ve yerine barış ile huzur getirmek için görev yapar. Yaşam görevimizdeki anlamı, gerçeği temsil etmesidir. Huzurlu ve sorunsuz bir ruh halini ifade eder.
Beyaz nötr bir renk olmasına karşın aslında bütün renklerin birleşmesi ile oluşmuştur. Çünkü beyaz, güneş ışınlarını olduğu gibi yansıtır. Bu anlamıyla beyaz renk saflığı, berraklığı, kararlılığı, sürekliliği ve temizliği simgeler. Süt, kar, toz şeker, un, pamuk, yalnız beyazın değil, aynı zamanda berraklığın da göstergesidir. Beyaz rengi tercih edenler kendilerini her türlü şaibeden ve kirden arınmış olarak göstermeye çalışan insanlar olarak değerlendirilebilir.
Pratik Uygulama
Sessiz, sakin bir ortamda bulunun. Işığın olmasının olumsuz bir etkisi yoktur. Bir koltuk, sandalye veya sert bir zemin üzerine oturun. Bacaklarınızı bağdaş pozisyonuna getirebilir veya koltukta iseniz ayaklarınızı aşağıya doğru sarkıtabilirsiniz. Belinizin tüm omurganız boyunca dimdik durması çok önemlidir. Omuzlarınız biraz geride, göğsünüz hafifçe ileride, kafanız omuzlarınızın arkasında kalacak şekilde durun. Kuyruk sokumu bölgesinde birinci enerji alanında kırmızı ufak ceviz veya domates büyüklüğünde bir rengin girdap yaparak ve saat yönüne doğru dönerek büyümeye başladığını hayal edin.
Zihninizde canlandırmakta zorlandığınız renkler, ihtiyaç duyduğunuz renklerdir. O renkteki eksikliğin giderilmesi için hem aurada hem de enerji alanlarının çalışmasında sinerjik bir etki oluşturulur. (Bu uygulamanın amacı vücutta etkisi azalmış olan renklerin gücünü tekrar diriltmek ve mükemmel sağlığa ulaşmakta onları kullanmaktır. Evrenin bir kanunu olarak eksik olan herhangi bir şeyin eksikliği giderildiğinde doğal olan bütünlük tamamlanmış olacaktır. Bu doğal olan bütünlük de mükemmel sağlığın kendisidir.)
Dönerek büyümekte olan o renkli enerji topunu zihninizde canlandırın. İlgili rengin derin derin nefes alarak akciğerlerinize girdiğini düşünün.
Tüm gücünüz ve konsantrasyonunuzu kullanarak akciğerlerinize çektiğiniz bu rengin aynı şekilde nefes verdikten sonra çıktığını görene kadar bu uygulamaya devam edin. Nefes verirken ciğerlerinizden çıkardığınız havanın rengi akciğerlerinize aldığınız renk ile aynı tonlarda olana kadar uygulamanın yapılması gerekmektedir.
Kuyruk sokumu bölgesinde kırmızı rengi hayal etmekte zorluk çekiyorsanız domatesi düşünebilirsiniz. İkinci enerji alanı olan göbeğin altındaki alanda renk turuncudur. Bu rengin hayalini portakalı düşünerek kolaylaştırabilirsiniz. Portakal renginde girdap yapıp büyüyen bu alan için yukarıdaki uygulamanın hemen hemen aynısının yapılması gerekir. Solar pleksus, göğüs, boğaz, üçüncü göz ve tepe enerji alanlarında bu uygulama çok hafif ve basit birkaç değişimle yapılmalıdır. Değişimleri uygulamaksızın her enerji alanının kendine has renginin düşünülmesi ve o rengin derin derin akciğerlere çekilmesi de uygulamadan istifade edilmesi için yeterli olur.
Hayal gücünün kullanımı ve renklerin vücudumuzda ait olduğu alanlarda girdap halinde saat yönünde döndüğünü hayal edebilmek ve o girdaplardan vücudumuzun o renkleri absorbe ettiğim (emdiğini) düşünebilmek bizi çok farklı; ama derin bir rahatlığın kollarına bırakacaktır.
Beyaz ışığın (bu, bir duman olabilir veya bulutu düşünmenizde aynı etkinliği sağlar) tam kafanızın tepe noktasından yukarıdan aşağıya doğru indiğim düşünün. Boş bir kaba veya şişeye süt doldurduğunuzda sütün yavaş yavaş yukarıya doğru yükselmesi gibi siz de ayak parmak uçlarınızdan yukarıya doğru, ayak bilekleri, dizler, bacaklar, karın bölgesi ve göğüs boşluğu en sonda beyninizin o beyaz ışıkla veya bulutla tamamen dolduğunu hayal edin.
Beyaz ışıkla dolmanız şarj edilmiş olduğunuzu gösterir. Cep telefonunuzun bitmiş olan pilinin şarj edilmesi, akünüzün doldurulması veya daha birçok örnekle ifade edilebileceği gibi vücudunuza bu beyaz ışığın dolması yaşam enerjisi ve gücünün dolması ile eş değerdir. Bu şarj olma anlarında çoğu kez uygulamayı başarabilenler trans durumuna geçerler ve 15-20 dakikalık tüm alanları ilgilendiren egzersizlerden sonra mükemmel bir şekilde zihnen, bedenen dinlenmiş olduklarım hissederler. Bu arada tüm bedeninizde eksik olan renkler etkinliğini göstermeye başlayacak ve ilgili alanlar aktive edecektir. Böylelikle bedeninizdeki olumsuz bioenerji dengeleri ortadan kalkacak ve normal vücut auranız muhteşem bir şekilde kendi orijinal haline kavuşacaktır.35

Leave a Reply