Bağlantılar

Son Eklenenler

Bağlantılar


« Ortanca Çocuk | Main | İkiz(Bebekler)Çocuklar »

Küçük Çocuk

By admin | Temmuz 19, 2008

KÜÇÜK ÇOCUK
Küçük çocuklara çoğunlukla çocukların en şımarığı gözüyle bakılır. Ancak du­rum, her zaman böyle değildir. Son do­ğan çocuk ailede ikinci ya da kalabalık ailelerde daha sonraki çocuk olabilir. Kendisinden önceki kardeşiyle hemen hemen yaşıt ya da ondan çok küçük ola­bilir. Son durumda, çoğu kez ailenin tek çocuğu gibi görülür; çünkü çevresinde onun yaşıtı çocuk artık yoktur. Kimi za­man da birçok annesi babası var gibidir. Gerçek anne ve babası artık büyük anne ve baba yaşma gelmişlerdir. Ablaları ve ağabeyleri de yaşça ondan çok büyük­tür. Küçük çocuk çoğunlukla büyükler arasında ve onların gölgesinde yaşar. Azarlanmaz ve iş yaptırılmaz. Ancak, bu tutum onun gelişmesi açısından sa­kıncalıdır.
Küçük çocuk kimi zaman da ailede bir­çok kız ya da erkekten sonra geldiği için ya da annesinin aşırı özgür tutumu yü­zünden herkesin gözdesi olur. özel ba­kım görür ve her istediği yerine getirilir. Bu tür bir eğitim onun zihinsel gelişimi­ni geciktirebilir ve büyük kardeşleri ta­rafından hoş karşılanmamasına yol açabilir.
Bir başka durum da, anne babanın um­duğunun tersine, son çocuğun öteki çocuklarla aynı cinsten olmasıdır. Anne baba bir süre düş kırıklığı içinde kalırlar; sonra onu da ötekiler gibi büyütürler. Ancak ana babanın unutmaması gere­ken bir kural vardır. Kabul edilmesi güç olsa bile çocuk, anne ve babası için değil, kendisi için yetiştirilmelidir. He­men her zaman anne ve baba birtakım güçlükler çekmiş, tutkular, ümitler bes­lemiştir. Çocuk bütün bunların yolaçtığı sonuçlara ortak olmak zorunda bırakıl­mamalıdır. İstenmeyen, sevilmeyen “ev kadını” rolünde kalmaya zorlanan ya da arkadaş olarak kocaları tarafından tat­min edilmeyen nice kadın, yoksunlukla­rını çocuklarında gidermeye çalışır. Sü­rekli olarak çocuklarla ilgilenmek zo­runda olduklarından, onları tamamen kendilerinin sayar, hatta babalarından soğutmaya çalışırlar. Zaten kimi baba­lar çocuklarına oldukça ilgisiz davranır­lar.
Oysa çocuğun iş hayatına normal ilişki­lerle girebilmesi için babasıyla arasında karşılıklı bir sevgi, saygı ve güvene da­yanan, kişiliği zedelemeyen bir ilişki ku­rulmalıdır. Aslında çocuğu ilgilendiren kararların yalnız baba veya anne tara­fından değil, her ikisi tarafından alındığı çok küçük yaşlardan itibaren çocuğa hissettirilmelidir. Ayrıca anne veya baba arasında fikir ayrılığı olursa biri ötekinin otoritesini yıkmağa çalışmamalıdır. Bu durum, ana babanın belli bir konuda çocuğa karşı takınacakları tavır üzerinde anlaşamadıkları zaman­larda ve bu uzlaşmazlık bir sonuca ula-şamıyorsa ortaya çıkar. Birinin istek ya da öğütlerine ötekinin sürekli olarak karşı çıkması çocuğun ruhsal dengesini ciddi bîr biçimde bozar. Baba işleri nedeniyle evde olmadığı za­man, anne çocuğa ondan sözederek onun görüşlerini, alışkanlıklarını hatır­latarak ve isteyebileceği şeyleri düşün­dürmeye çalışarak bu yokluğu yararlı kılmaya çalışmalıdır. Ana baba arasındaki bu gizli anlaşma çocuklara onların dünyasından ayrı ol­dukları izlenimini verebilir. Ancak yine de gerçek bir denge bulabilmeleri ve kendilerini güven içinde hissetmeleri için bu tutum gereklidir. Çocuk eğitiminde kimi zaman sert dav­ranışlara ve cezalara da yer vermek ge­rekir. Hatta ceza kimi zaman tek çıkar yoldur. Ancak, cezayı sadece, baba ver­memelidir. Aksi halde çocuk, babasını, kabahatlerini görmeden ceza veren, bir kimse olarak değerlendirmeye başlar. Çocuğun böyle yanlış bir kanıya kapılmaması için, zaman zaman annenin de çocuğu cezalandırmaktan kaçınmaması gerekir.

Üst Kategoriler Bebek Ve Çocuk Sağlığı |

Comments