SPONSORLU BAĞLANTILAR

Mide Kanseri

Mide kanserine çok sık rastlanır. Kadınlardan çok erkeklerde görülür, ortalama olarak 55 yaşlarındaki kişilerde ortaya çıkar.

Ortaya çıkışının kolaylaştırıcı bazı etmenler bilinmekte, ama gerçek nedeni bilinmemektedir. Tedavisi yalnızca cerrahidir. Ameliyatın gerçekten İyileştirici olabilmesi için, hastalığın erken ortaya çıkarılması gerekir. Ama ilk belirtiler çok önemsiz olup, hastayı kaygılandırmadığı için, genellikle teşhiste geç kalınır.

NEDENLER

Bazı mide bozunlarının kanserleşebileceği kabul edilir. Bunların başlıcaları mide ülserleri, mide mukozasının aşırı gelişmesi kökenli süreğen gastritler, bazı iyicil urlar (adenomlar) ve Addison-Biermer hastalığındaki mide mukozası körelmesidir.

Ayrıca, mide kanserinin A kan grubundan kişilerde daha sık görüldüğü gözlenmiştir.

TEŞHİS

Klinik belirtiler

İlk klinik belirtiler çok önemsizdir. Belirsiz sindirim bozukluklarından, hattâ tek başına bir zayıflamadan yakman 40 yaşını aşmış her kişiden bir mide filmi istemek gerekir. Sindirim belirtileri mide bölgesinde ağrılar biçiminde olabilir. Zamanları ve şiddetleri çok düzensizdir, yemek yemekle yatışmazlar (bununla birlikte ülser ağrıları biçiminde yakınmalar bulunabilir). Ağrılar sindirim bozukluğu yakmmalarıyla, bazen de kusmalar ya da barsak geçiş düzensizlikleriyle (çoğunlukla ishal tipinde) birliktedir. İştah yitimine her hastada raslanır. Kuramsal olarak, et ve yağlardan tiksinmeyle başlar. Çoğunlukla tütünden tiksinme de saptanır. Zayıflama her zaman raslanan belirtilerdendir. Mide kanseri, bir sindirim sistemi kanamasından sonra da teşhis edilebilir.

Klinik muayenenin teşhise pek katkısı olmaz. Bazı hastalarda mide bölgesinde urla ilgili bir şişlik algılanabilir. Sol köprücüküstü lenf bezine bir yayılma aranabilir.

Tamamlayıcı muayeneler

Röntgen muayenesi

Teşhisin başlıca yardımcısıdır. Yemek borusu -mide-onikiparmak barsağı geçişi filmi, kötücül urun tipine göre değişik görüntüler verir. Bazen bir ülser «yuvası» görünümü saptanır. Ama bozunun kenarları serttir ve midenin bütününün esnekliği, dolayısıyle de genişleme yeteneği azdır. Bunun dışında, bütünüyle değişikliğe uğramış bir mide ya da dolma eksiklikleri gözlenir.

Röntgen anormallikleri süreklidir ve bütün filmlerde saptanır.

Mide içine bakma muayenesi

Her kuşkulu röntgen filmi görüntüsü karşısında, yumuşak gastroskopla mide içine bakma muayenesi uygulamak Cfiberoskopi) gerekir. Bu muayene, jnakroskopik görünümü çoğunlukla hastalığı akla getiren bozunun görülmesini ve biyopsiler yapılmasını sağlar. Bu arada, biyopsi sonucunun iyi çıkmasının, kanser olasılığını kesinlikle bir yana bırakmayı sağlamadığını unutmamak gerekir.

Mide borusu konularak yapılan mide suyu incelemesinde çoğunlukla asit yokluğu saptanır (anasidite). Ama bu, hiçbir zaman bir teşhis öğesi değildir.

EVRİM

Evrimin önceden kestirilmesi güçtür. Kuşkusuz, hastalık bir kanserdir ve geleceği iyi değildir. Ama yavaş ya da hızlı ilerleyen biçimler vardır. Bu kanserin tek tedavisi ameliyat olduğundan, ur bütün mideyi kaplamadan ve bir yayılma yapmadan önce mideyi çıkarabilmek için, erken teşhis gereklidir.

HASTALIĞIN ÖTEKİ BİÇİMLERİ

Mide kanseri mide ağzına yerleşebilir ve bu durum teşhisi güçleştirir. Çünkü, röntgen muayenesi ve mide içine bakma muayenesi, yemek bo-rusu-mide arasındaki deliğin yanındaki hava cebini içeren büyük çıkıntı ya da mide dibi bölgesinin çok iyi görülmesini sağlamaz. Kanser mide kapısında ise, çok geçmeden kusmalar başlar. O zaman, mide kapısı darlığı düşünülüp, nedeni araştırılır.

Mide kanserinin çeşitli mikroskopik görünüş biçimleri vardır; ülserli tomurcuklu kanser (ülsero-vejetan) en sık olanıdır. Ülserli kanserin yalın bir ülserden ayırdedilmesi gerekir. Tomurcuklu kanser, dolma eksikliği tipinde röntgen görüntüleri verir. Mide çeperi boyunca yayılan kanserin, röntgen filminde teşhisi her zaman kolay değildir. Yalnızca mide çeperinde yerel bir sertlik (esneklik azalması) yapar.

Mide kanseri: Sertlik (mide çeperinin bu bölgede esnekliği, dolayısıyle genişleme yeteneği yitmiştir; sağınma hareketleri görülmez) ve urun, midenin bütün alt bölümünü kaplaması.

AYIRICI TEŞHİS

Daha önce de görüldüğü gibi, yalın bir mide ülseri olasılığının ayırdedilmesi gerekir. Biyopsi, teşhisi her zaman sağlamaz ve kuşkuda kalındığında, 6 haftalık bir ülser tedavisi denemesinden sonra ameliyata gidilir. Mide kanserinin iyicil bir urdan ayırdedilmesi de güçtür ve her mide uru karşısında cerrahi girişimde bulunulur. Kesin teşhis, ameliyatla çıkarılan parçanın bütününün labora-tuvarda incelenmesiyle konur ve girişim tipinin kararlaştırılmasını sağlar.

TEDAVÎ

Mide kanserinin ameliyattan başka tedavisi yoktur. Ameliyatın amacı, ur ile birlikte mide ve lenf bezlerinin çıkarılmasıdır. Midenin küçük bir parçasını bırakan bir ameliyat (parsiyel gastrektomi) ya da bütün midenin çıkarılmasını gerektiren bir ameliyat (total gastrektomi) uygulanacaktır. Bütün mide çıkarılırsa, süreklilik yemek boru-su-barsak arası bir ağızlaştırmayla sağlanır (yemek borusunun alt bölümü, bir ince barsak kıvrımıyla ağızlaştırılır).

Bütün midenin çıkarılması kanser açısından daha iyi sonuç verirse de, daha ciddi bir ameliyattır ve hastanın yaşı ile genel durumu izin veriyorsa uygulanır.

Ameliyattan sonra yoğun bir bakım ve çok özel perhiz önlemleri gereklidir.

SONUÇ

Ortalama 55 yaşındaki kişilerde görülen mide kanseri, sık raslanan bir hastalıktır. İlk belirtileri çok önemsizdir ve dikkat çekmez. Açıklanmamış her türlü sindirim belirtisi, özellikle 40 yaşını aşmış bir kişide, bir yemek borusu-mide-onikiparmak barsağı geçişi filmi almaya yöneltmelidir. Bu kural, kanserin başlangıcında teşhisine olanak sağlar.

Mide kanseri: Kanser türlerinin en yay­gın olanıdır. Nedeni henüz tam olarak bilinmemektedir. Günün herhangi bir anında kırıklıklar görülür. Mide yolunun daralmadığı başlangıç döneminde yal­nız iştah azalması vardır, ishal ya da peklik gibi bağırsak bozuklukları, bulan­tı, kusma ve kan kusmaları görülür.

Mide kanseri çoğu kez ülsere benzeyen belirtilerle ortaya çıkar. Bu nedenle kanserli dokunup varlığını ortaya koya­cak radyografik bir muayenenin ivedi­likle yapılması gereklidir. İlginç bir noktada mide ülserinin insana özgü bir hastalık oluşu ve hayvanlarda görülmeyişidir. Can sıkıntısı, heyecan­lar, meslekle ve ruhsal durumlarla ilgili etkenler ülserin gelişmesini kolaylaştı­rırlar.

Gastritlerin başlıca belirtileri ağrılardır. Hastayı gece yarısı birden uyandıran bu ağrı, mide kapısı daralışının bir işareti­dir. Çoğunlukla aç karnına, kimi zaman da besinlerin sindirilmesinden sonra, geğirmelerle ortaya çıkan ve karnın üst bölgesiyle ilgili olan ağrılar, aralıklı kus­malar ve kanamalar, ilâçlardan ve özel­likle besinlerden ileri gelen gastrit belir­tileridir. Çürük dişler, hızlı yeme alış­kanlığı, fazla baharatlı yemekler, aç karnına çok sigara içilmesi ve alkol alış­kanlığı da hastalığın nedenleri arasında yer alırlar.

Diyaframda bir fıtık meydana geldiğin­de belirtiler daha değişiktir. Bu belirtiler anjin belirtilerine, kalp ya da solunumla ilgili düzensizliklere benzerler. Ayrıca, geğirmeden hemen sonra yanma duygu­su ile birlikte ve ayakkabıların bağlan­ması sırasında olduğu gibi eğilmelerde meydana gelen ağrılar da vardır.

Mide Kanserinin Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler

MİDE KANSERİ
Nedenleri: Ender vakalarda, kronik gastriti izler, fakat kan­serin sıklıkla normal bir midede oluştuğu da görülür. Tek bir ba­sit mide ülserinin kansere dönüşebileceğine ilişkin bir fikir bir­liği yoktur. Bu iddiaya göre, kanserleşmiş bir ülser, başlangıçtan beri habistir.

Sinsi seyreden sindirim güçlüğü, yavaş ilerleyen kilo kaybı, iştah azalması, halsizlik ve zamanla beliren bulantıyla kusmadır. Ülser ağasını andıran sancı ya da devamlı ağrı duyulabilir.

Öneriler: Bir çay fincanı soğuk suyun içine ince kıyılmış [bir çay kaşığı ökse otu katılıp oniki saat bekletildikten sonra süzulerek günde iki kez. sabah kahvaltılarından yarım saat sonra ve geceleri yatmadan bir saat Önce hafifçe ısıtılarak birer çay fincanı içilir.

* Aynı oranda temizlenip yıkanmış taze ısırgan otu, civanperçemi, hindiba, ve sinirli yaprak otu nemli olarak mikserden geçirilip temiz bir tübentin içine bırakılarak sıkılıp Özsuyu elde edilir. Bu özsu karışımından, saat başı birer yudum alınarak kul­lanılır.

* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı taze karanfil çiçeği katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez. sabah kahvaltıların­dan yarım saat sonra ve geceleri yatmadan bir saat önce birer çay fincanı içilir.

* Bir miktar temizlenip yıkanmış ekşi yonca nemli olarak mikserden geçirilip temiz bir tülbentin içine bırakılarak sıkılıp özsuyu elde edilir. Bir su bardağı kaynar suyun içine ince kıyıl­mış birer çay kaşığı taze ısırgan otu va aynısefa katılıp demlen­mesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek içine 8-10 damla ekşi yonca özsuyundan katılıp günde iki kez, sabah kah­valtılarından yarım saat sonra ve geceleri yatmadan bir saat ön­ce birer su bardağı içilir.

About the Author

Leave a Reply

You can use these XHTML tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>

Reklam İçin İletişim Adresi: ismail.001@hotmail.com Telefon: 0542 219 21 99