SPONSORLU BAĞLANTILAR

Mikropların Yol Açtığı Alerjiler

Hastalık yapan mikroplar, bulaşıcı hastalıkların başlıca etmenleridir. Ama, antijen yapıları karmaşıktır. Bulaşıcı hastalıktan sorumlu bölümlerinin yanısıra, bazı mikroplar, alerji yapıcı antijenler kapsarlar. Yani erken ya da geç bir aşırı duyarlık başlatabilirler.

Bakterilere bağlı erken aşırı duyarlık

Mikroplarla oluşan, kanda dolaşan antikorlara bağlı alerjilerde, en sık raslanan etken streptokoktur. Başka zararlı maddelerin yanısıra, şunları da kapsar: Toksinler; hemolizin; alerji yapıcı antijenler. Bunların ölü bakteride de bulunması, alerjinin bulaşıcı hastalıktan bir süre sonra, hattâ fark-edilmeyen bir bulaşıcı hastalıktan sonra yerleşmesini açıklar.

Streptokok, özellikle dev kurdeşen ve Quincke ödeminden sorumludur. Özantikorlarla oluşan hastalıklara da onun yolaçtığı sanılmaktadır.

Stafilokok da, streptokok kadar sık raslanan bir alerji nedenidir.

Beyin zarları iltihabı etkeni olan menengoko-kun, canlıyken alerji yapma özelliği yoktur; ancak organizmada yıkıldıktan sonra, bu özelliği kazanır. Alerji yapıcı madde, mikrobun hücresi içindedir ve ancak bu hücre parçalanırsa serbest kalabilir.

Bazı hastalık yapıcı etkenler, ancak bazı koşullarda tehlikeli olurlar. Bunlara, «yarı saprofit» denir. Deride ya da zedelenmiş bronş mukozasında alerji yapabilirler: Alyuvar yıkıcı olmayan streptokok; beyaz stafilokok; proteus; burun, boğaz ve bronşlardaki çeşitli mikroplar.


Geç aşırı duyarlık

Verem basili, dokusal geç aşırı duyarlığa yolaçan başlıca etkendir. Alerji yapıcı özelliğinin temeli, tüberkülindir. Tüberkülin, Koch basilinin (verem basili), yalnızca alerji yapıcı özelliğini taşır; hastalık yapıcı hiç bir etkisini taşımaz (bundan dolayı tarama testlerinde tehlikesizce kullanılır). Genellikle, verem alerjisi, yalnızca testlerin pozitif çıkmasıyla yansır ve hiç bir belirtiye yolaçmaz.

Bu arada, bazı koşullarda, tüberkülinin yolaçtığı alerjiler gözlenebilir:

— veremli bir ineğin sütünü içen süt çocuklarında ve balgamını yutan bazı veremlilerde görülen sindirim sistemi alerjileri (günümüzde son derece azalmışlardır);

— verem bulaşmasına tepki göstermeyen, tüberküline duyarlı kişilerde görülen, alerji kökenli yarım baş ağrısı.

Maltahumması da, geç alerjilere yolaçar; bunlar, hastalığın başlangıcından çok sonra ortaya çıkar.

Melitin deriiçi tepkimesi, pozitif sonuç verir.

Etkeni vereminkine yakın olan cüzam, ciddi biçimi olan lepromlu biçiminde, antijen olduğu halde bağışıklık yanıtı vermeyerek, duyarsızlık sorununu ortaya çıkarır.

Alerji ve enfeksiyon

Astım gibi çok sayıda hastalık, alerji ile enfeksiyon arasında bir ilişki olup olmadığı sorununu ortaya çıkarır.

Bu sorunun birçok görünümü vardır:

— alerjinin, bir mukozada neden olduğu bozunlara, bir enfeksiyon eklenmesi;

— eklenen enfeksiyonun da, bir alerjiye yolaça-bilmesi: Bu durumda kişi, 2 antijene duyarlı olur;

— enfeksiyonun, gezici antikorları organa bağlayarak, alerjiye elverişli duruma getirmesi: Sözgelimi, eski astımlılarda, kışın bir bronş iltihabı, apansızın astım nöbetini başlatabilir;

— tek nedenin, mikrop alerjisi olması: Bu durumda, mikrop genellikle, gizli ve klinik yerleşim bölgesinden uzak bir odakta bulunur; bu olaya astımlılarda oldukça ender raslamr (hastaların yüzde 5′inde); ama, Quincke ödeminde oldukça sık gözlenir.

Mikropların yolaçtığı alerjileri, testlerle teşhis etmek, genellikle güçtür. Yalnızca, odaksal bir tepki oluşması, yani 72 saat içinde, hastalığın tekrar başlaması, niteleyicidir. Bu olayın bilinmesinin, bulaşıcı hastalık odağını ortadan kaldırması gereken, tek ya da birçok duyarlığı yoketmeyle tamamlanan tedavi yönünden büyük önemi vardır.

About the Author

kenan

Leave a Reply

You can use these XHTML tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>

Reklam İçin İletişim Adresi: ismail.001@hotmail.com Telefon: 0542 219 21 99