SPONSORLU BAĞLANTILAR

Nasıl Nefes Alırız?

Akciğerlerimizdeki hava basıncını azalttığımız zaman dışarıdaki hava akciğerlere hücum eder ve basınç den­gesini sağlar. Akciğerlerdeki hava basmanı artırdığımız­da ise akciğerimizdeki havanın bir kısmı dışarı itilir. Hava her zaman yüksek basınçtan alçak basınca doğru hare­ket eder. Normal soluma sırasında akciğerlere giren ha­vanın hızı saatte 6.4 kilometre civanndadır.
nefes

Nasıl nefes alırız?

Bilinçsiz bir durumdaysak otomatikman nefes alırız. Bu bölümü okumaya başladığınızdan bu yana farkında olmadan 15-20 kez nefes aldınız. Normal koşullarda bir insan dakikada İS, 24 saatte 20 bin kere nefes alır.
İki akciğerimiz köprücük kemiğimiz ile diafram ara­sında uzanır. Akciğerlerimiz yumuşak, sünger dokusun­da, elastik ye çok hafiftir. Her biri ortalama 454 gram ağırlığındadır. Akciğerler plevra adı verilen akciğer zarı ile kaplıdır. Gelişmiş bir insanın akciğeri 3 litre hava tu­tabilir. Normal solumada yaklaşık yarım litre hava ci­ğerlere girer ve çıkar. Fakat ağır antrenman esnasında bu miktar bir solukta 4 litreye ulaşabilir. Ciğerlere alı­nan havada oksijen oram yüzde 21, dışarı verilen hava­da oksijen oranı ise yüzde 16′dır. Büroda çalışan bir ki­şi günde ortalama 11 bin 352 litre hava solur. Dolayısıy­la havadan aldığı oksijen miktarı günde 570 litredir.

Akciğerlerimizin kasları yoktur. Göğüs boşluğumuz­da çevresindeki kaslar soluma işleminin gerçekleşmesini sağlar.Bu işlemin büyük bir bölümü diyafram tarafından gerçekleştirilir. Bu kas düzlemi omurgadan göğüs boş­luğuna doğru genişleyerek akciğerler için hareketli bir taban oluşturur. Normal solunum esnasında diyafram 2.5 cm kadar hareket eder. Fakat yorucu bir faaliyet es­nasında çok daha fazla hareket edebilir. Derin bir soluk aldığımızda kaburga kemiklerimiz arasında bulunan kas­lar göğüs kafesimizi genişletip daraltırlar.

Solunum Merkezi
Solunumun amacı akciğerlerimizde gazlann değişimini sağlamaktır. Beyin sapındaki solunum merkezi tüm bu işlemi kontrol eder. Bu merkez diyaframa akciğerlere alınacak havanın miktarı ve hızı ile ilgili emirler gönderir. Daha fazla oksijen ihtiyacı doğduğunda kalbe daha hızlı çalışmasını emreder. Solunumu bir dereceye kadar kontrol edebiliriz. Fakat genel olarak bu işi solunum merkezi düzenler.

Akciğerlerde milyonlarca akciğer alveolü vardır. Bunlar gazların değişimi için vücut yüzeyimizin 35-40 katı büyük­lüğünde bir yüzey oluştururlar. Dolayısıyla gazlar büyük miktarlarda ve çabukça değiştirilebilir.

Bronş Ağacı
Nefes borusu iki bronş kanalına ayrılır. Bu kanallar ise diğer daha küçük bronş kanallarına bölünürler. En küçük hava kanatlan bronşlardır. (Santimetrenin 15′te biri büyüklüğünde.) Bu bronşlar akciğer alveolü adındaki küçük hava keseciklerine ulaşır. Gelişmiş insan akciğerinde 250 bin civarında bronş bulunur. Akciğerlerimiz gibi bir ağacın yaprakları da gazlan değiştirir, yani soluk alırlar. Yalnız bir farkla bitkiler karbondioksiti emip oksijeni bırakırlar.

Tirajd kıkırdağı içinde ses telleri bulunan genizi korur. Ge­nellikle gevşek durumda olan ses telleri konuştuğumuz ya da şarkı söylediğimiz zaman gerilir. Akciğerler dışarı hava pompaladıkça hava ses tellerimizi titretir ve böyle­likle sesler çıkartıp konuşabilir ya da şarkı söyleyebiliriz.
Nefes borusu ve broşlarımız C şeklinde kıkırdak kasnak­ları tarafından açık tutulur. Bu kasnakları göğüs kafesi­mizin hemen üstünde gırtlağımızın civarında hissedebi­liriz.

Nefes Aldığımız Zaman
Gırtlak kapağı ve yumuşak damak havayı nefes bo­rusuna bırakır.

Yutkunduğumuz Zaman
Gırtlak kapağı ve yumuşak damak hava kanallarını tıkar. Yutkunmaya başlayıp birden durduğunuzda ne­fes alamadığınızı fark edersiniz.

Akciğerlerimizin korunması
Çevremizdeki hava hassas ciğerlerimize doğrudan doğruya alınabilecek özellikte değildir. Genellikle çok ku­ru, çok sıcak ya da çok soğuk ve hemen her zaman çok kirlidir. Fakat solunum sistemimiz birçok savunma ara­cına sahiptir.

Yutak, gerek yiyecek gerekse hava için bir geçiş yo­ludur. Yemek kanallarına giren hava büyük problem ya­ratmaz. Fakat nefes borusuna kaçan yiyecekler problem yaratır. Nefes borusu epiglotis adıyla anılan bir kapağa sahiptir. Bu kapak dilimizin alt kısmına bağlıdır. Bir şey-yuttuğumuzda gırtlak kapağı nefes borusunu kapar ve yiyeceğin içeri kaçmasını engeller. Bu arada yumuşak da­mak geniz boşluğunu tıkar. Seyrek olarak bir parça yi­yeceğin nefes borusuna kaçtığı olur. Bu durum meyda­na geldiğinde insan konuşamaz ve boğazım tutarak öksürür. Nefes borusuna kaçan yiyecek ciğerlerdeki hava basıncıyla dışarı atılabilir.Bu durumda olan bir kişiye yardım edebilmek için onu kollar vasıtasıyla arkadan göğüs hizasında kavra­mak, yumruk yaptığımız bir eli diğeri ile kavrayarak ka­rın üzerinde yukarı doğru basınçla masaj yapmak gere­kir.Eğer bu kişi yatay durumdayken yanına diz çökmek ve yine bir eli diğeri üzerine koyarak göğüs kafesinin he­men altında karın üzerinde yukarı doğru basınçla masaj yapmak gerekir.

About the Author

Leave a Reply

You can use these XHTML tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>

Reklam İçin İletişim Adresi: ismail.001@hotmail.com Telefon: 0542 219 21 99