Paratiroyit Bezleri Hastalıkları ve Bezlerin Aşırı Çalışmaları
PARATİROYİT BEZLERİ HASTALIKLARI
İki grupta toplanırlar: Paratiroyit bezlerinin aşırı çalışmaları (hiperparatiroyidiler); paratiroyit bezlerinin yeterince çalışmamaları (hipopara-tiroyidiler).
PARATİROYİT BEZLERİNİN AŞIRI ÇALIŞMALARI
Paratiroyit bezinin aşırı çalışması, parathormon salgılanmasının artmasına bağlı bozuklukların topluca oluşturdukları bir tablodur. Hastalığa her yaşta raslanabilir; ama genellikle orta yaşlı kadınlarda görülür.
NEDENLER
Hastaların 3/4′ünde neden, paratiroyit hücrelerinden gelişen tek bir adenomdur.
Sıklık sırasına göre daha sonra, paratiroyit bezlerinin yaygın büyümeleri gelir.
Çok sayıda adenoma ve paratiroyit kanserine ender raslanır.
TEŞHİS
Klinik belirtiler
Özellikle 3 tip bozukluk kapsarlar.
Kemik bozuklukları
Aşırı parathormonun kemiğe saldırmasıyla ortaya çıkarlar.
Derin, özellikle omurgada ve bacaklarda (yürüme sırasında artarlar) yerleşen, yaygın kemik ağrılarına neden olurlar.
Özellikle uzun kemiklerde oluşan kendiliğinden kırıklar, hastalığı ortaya çıkarabilir. Bunlar, belirli bir neden olmadan ya da sağlam kemiği kıramayacak kadar hafif bir çarpma sonucu ortaya çıkan kırıklardır.
Kemik şişkinlikleri özellikle kaval kemikte ve çene kemiklerinde gözlenebilir.
Sindirim sistemi bozuklukları
Paratiroyit adenomu bulunan hastaların yüzde 10′unda, mide onikiparmak barsağı ülserine raslanır. Alışılmış ülser tedavisine dirençlidir-, ama adenomun ameliyatla çıkarılmasıyla geriler. Bazen, adenom ivegen ya da süreğen bir pankreas iltihabıyla birliktedir.
Böbrek ve sidik sistemi bozuklukları
Paratiroyit bezlerinin aşırı çalışmalarının en ciddi ihtilatlarmdan biri, fosfor-kalsiyum tipinde böbrek taşıdır. Böbrek sancısı nöbetlerini başlatıp, bir türlü geçmeyen sidik yolları enfeksiyonlarına neden olarak, hastalığı ortaya çıkaran belirtilerden birini oluşturabilir.
Hazırlıksız karın filmlerinde taşlar görünür. Ama gene de damardan karşıt madde verilerek boşaltım sistemi filmi çekilmelidir. Böbrek dokusunda kalsiyum birikmesi (nefrokalsinoz) de ihtilatlardan biridir. Tek başına bir böbrek yetmezliği karşısında bu olasılığın düşünülmesi, paratiroyit bezlerinin aşırı çalıştığını ortaya koymayı sağlayabilir.
Öteki klinik belirtiler
Ayrıca şunlar gözlenebilir:
-— kas gerginliği azalmasıyla birlikte bedensel zayıflık ve ruhsal çöküntü;
— iştahsızlık, bulantılar, kann ağrıları, kabızlık;
— ruhsal bozukluklar;
— şekersiz şeker hastalığmdakine benzer biçimde aşırı susuzluk duygusu (çok su içme) ve sidik miktarının artması.
Bu rahatsızlıklar sonucunda, genel durum önemli ölçüde bozulabilir. Bir paratiroyit adeno-munun elle muayenede bulunması çok enderdir; çünkü genellikle çok küçük ve yumuşak kıvamlıdırlar.
Tamamlayıcı muayeneler Röntgen incelemeleri
Kemik filmlerinde iskeletin tümünde bir mineral eksikliği görülür. İskelet, X ışınlarına aşırı geçirgen görünür. Kemik yapısı yeniden düzenlenmiştir. Özellikle, kemiklerin içinde tek ya da çok sayıda boşluk ya da kist görünümleri gözlenebilir. Kafatası tanecikli bir görünüm alır.
Atardamar filmi
Tiroyit atardamarlarına uygulanan seçici atardamar filmi çekme, bir adenomun varlığını çok ender gösterirse de, göstermesi, cerrah için çok değerlidir.
Biyolojik incelemeler
Kan kalsiyum düzeyi yüksektir. Kan fosforu düşüktür.
Sidikte kalsiyum ve fosfor atılımı artmıştır.
Paratiroyit bezleri incelemek için dinamik deneyler çok az bilgi verir.
Bazen, kemikteki bozukluğun tipini anlamak açısından kemik biyopsisi yararlı olabilir.
Ama teşhis açısından yalnızca, kan kalsiyumu düzeyi yükselmesinin ve klinik belirtilerin gerçek değeri vardır.
Gerçekten, genellikle testler doğru değildir; çünkü hastalığa eklenen böbrek bozukluğu bunları bozar.
EVRİM
Son derece değişkendir. Paratiroyit bezlerinin aşırı çalışmalarının bazıları, hiç bir klinik belirti vermez. Bazılarıysa tersine, ivegen bir kan kalsiyum düzeyi artışı tablosu, önemli sindirim sistemi bozuklukları (bulantılar, kusmalar, karın ağrıları) ve önemli sinirsel-ruhsal bozukluklarla (kasılmalar, bilinç yitimi, bellek bulanıklığı, çırpınma, sancılar), apansızın şiddetli belirtilerle başlar. Bu durumda kalbin etkilenme tehlikesi vardır (ve kalp elektrosu bozulmuştur). Evrim özellikle böbreğin durumuna bağlıdır. Böbrek yetmezliği oluşmadan önce paratiroyit adenomunun çıkarılması önemlidir.
Ortaya çıkabilecek kendiliğinden kırıklar, adenom çıkarılıncaya kadar kötü kaynar. Bazı özel durumlar dışında, adenom çıkarma ameliyatından sonra genellikle, bozuklukların tümü geriler; yalnızca kemik bozuklukları (zaten çok ender raslanırlar) ve böbrek yetmezliği (ortaya çıkmışsa) düzelmez.
AYIRICI TEŞHİS
Parathormona çok benzeyen bir madde salgılayan bazı kanserler (özellikle bronş kanserleri), yalancı bir paratiroyit bezlerinin aşırı çalışması tablosuna yolaçabilirler.
Kan kalsiyum düzeyi artması nedenleri arasında, Burnett sendromu ve sarkoyidoz olasılıklarının elenmesi gerekir.
TEDAVİ
Hastanın durumu elverişliyse, her zaman cerrahidir.
Adenom sözkonusuysa, yalnızca adenomun çıkarılması iyileşmeyi sağlamaya yeterlidir.
Paratiroyit bezlerin yaygın büyümelerinde (hacim artışlarında), paratiroyit dokusunun yaklaşık olarak tümü çıkarılır.
Ameliyat sonraları genellikle sorunsuzdur (bazen, kalsiyum iğneleriyle yatıştırılan geçici bir tetani ortaya çıkabilir). Hasta kısa sürede iyileştiğini hisseder ve biyolojik bozukluklar oldukça çabuk yiter.
SONUÇ
Paratiroyit bezlerinin aşırı çalışması, bir ya da birçok adenoma, paratiroyit bezlerinin büyümesine ya da paratiroyit bezlerinden gelişen bir kansere bağlı olabilir.
Klinik tablo son derece değişiktir; hiç bir belirti görülmemesinden, kan kalsiyum düzeyinin apansız aşırı artış nöbetine ve bazen önemli kalp bozukluklarına kadar çeşitli belirtiler gözlenebilir.
Tedavi cerrahidir. Evrim, hastalığın nedenine ve ortaya çıkabilecek ihtilatlarma bağlıdır.

Leave a Reply