Prostat Adenomu
Nedenler
Prostat adenomu (prostatın iyicil büyümesi) yaşlı erkeklerde, prostat içinde gelişen iyicil bir urdur. Kadınlarda görülen dölyatağı miyomuna eş değerde bir adenomiyom sayılır.
Prostat biri önde, öteki arkada iki salgı bezinin (lob) birleşmesinden oluşmuş bir organdır.
Ön prostat lobu sidik torbasıyla komşudur. Bezin salgısı, yani prostat sıvısı, sidik yoluna dökülerek spermanın bileşimine katılır. Arka prostat lobu ise birbirleriyle en arkada birleşmiş iki yan lobdan oluşur. Ön parça buraya, bir yumurtanın, kabuğuna yerleşmesi biçiminde oturur. Prostat adenomu, ön lobda bulunan bezlerden gelişir. Prostat kanseri ise arka parçadan kaynaklanır.
Adenomun oluşmasına ilişkin varsayımların hiç birine henüz kesin kanıtlar bulunamamıştır.
Anatomik Özellikleri
Prostat adenomunun daha çok 60 yaş dolayındaki kişilerde ortaya çıktığı görülmektedir; ama günümüzde, daha genç kimselerde de yüzde 10 oranında raslanmaya başlanmıştır.
Ağırlığı birkaç gramdan 1/2 kg’a kadar değişebilen ur, katı kıvamlı, esnek ve sedef beyazı renkli bir yapıdır. En önemli özelliği birbirine yapışık üç lobdan oluşmasıdır. Bunlardan ikisi yanlarda, öteki de ortada, yeralıp sidik torbası mukozası altında sarkar.
Genellikle en tehlikeli olanları büyük boydaki urlar değildir.
Büyüdükçe sidik yolunu saran adenom, onu yassılaştırır ve uzatır. Prostatın arka parçasını sıkıştırıp ittikten sonra, Lieutaud üçgenini (trigonum vesicae) yukarı doğru kaldırarak sidik torbası boynuna ve 2 sidik deliğine yer değiştirtir. Ancak, görülen bozukluklar ile urun hacmi arasında hiç bir ilişki yoktur.
Teşhis
Klinik belirtiler
İlk belirti, uyandıktan sonra birbirine yakın aralıklarla 2 kez sidik çıkarma gereksinimidir. Bundan sonra sık işeme ve geceleri sidik çıkarma güçlüğü gibi klasik belirtiler görülmeye başlanır. Gece sidik çıkarmaları sırasında, sidik geç fışkırır, işeme şiddeti azalır ve sidik çıkarma süresi uzar. Daha ilerdeki dönemlerde gece sidik çıkarmaların sayısı artarken, işeme güçlüğü şiddetlenir ve hasta kendini zorlayarak sidik çıkarmaya çalışır. Torbada tam bir sidik birikmesi (hiç sidik çıkaramama) gözlenebilir. Sidik çıkarma bozuklukları genellikle nöbetler biçimindedir ve bir süre sonra kendiliklerinden hafiflerler.
Teşhis açısından en önemli muayene,sidiğin incelenmesidir. Berrak sidik, salgı yollarında herhangi bir mikrop bulunmadığını belirtir. Sidiğin bulanık olmasıysa, antibiyotik çizelgesiyle birlikte bir hücre araştırması gerektirir ve bir iltihaptan, bazen de buna eklenmiş bir bozundan (sidik torbası divertikülü) kuşkulandırır.
Elle muayenede karnın alt bölgesi serbesttir (sidik torbası küresi ve torbada sidik birikmesi belirtisi olan karnın alt bölgesi mat sesliliği algılanmaz).
Karın boşluğu ve kasığın elle muayenesiyle birlikte uygulanan göden barsağınm parmakla muayenesinde, prostatın dışbükey bir biçim aldığı, orta oluğun yittiği. organın esnekliğini koruduğu, türdeş ve ağrısız olduğu saptanır. Göden barsağı içinden algılanan prostat çıkıntısı her zaman elegelmez ve bazı adenomlar, yukarda sidik torbasına doğru geliştiklerinden, iki elle muayene uygulanmadıkça bulgulanamazlar.

Tamamlayıcı muayeneler
Adenom klinik muayeneyle teşhis edildikten sonra, sidik yollarının filminin alınması gerekir. Bu ağrısız muayenenin amacı, leğen omurga kemik dokusunu incelemek (normaldir), varsa saydamsız cisimleri ortaya çıkarmak (sidik torbası ya da sidik yolu, böbrek taşları), böbreklerin çalışmasını denetlemek, bir sidik torbası divertikülünü açığa çıkarmak için sidik borularının biçimlerini görmek, özellikle de prostat kubbesinin yüksekliğini saptamaktır. Sidiğin boşaltılmasından sonra alınan filmler, sidik torbasında herhangi bir tortu bulunup bulunmadığını ve varsa önem derecesini belirtir.
Hastanın genel muayenesiyle (biyolojik değerler, kalp, akciğerler, v.b.) araştırmalar tamamlanır.
Prostatın arkasına bir ışıfe kaynağı yerleştirilip resimdeki görüntü elde edilmiştir. Amaç, prostattaki toplardamar dolaşımını ortaya çıkarmaktır (yeşil alanlar).
Geriye doğru sidik yolları filmi. Prostat adenomunun dikey yönde niteleyici büyümesi. Lob içinde arka yanda iltihaplı bir kovuk (boşluk) vardır.
Evrim
Prostat adenomlarının çoğu, büyük de olsalar genellikle hastaları rahatsız etmezler ve iyicildirler.
Bazılarıysa, yolaçtıkları sık işeme ve sidik çıkarma güçlüğü gibi bozukluklarla hastayı rahatsız edebilirler; ama yaşam açısından tehlikeli değillerdir.
Ne var ki, çok çeşitli ihtilatlar, hastalığın bu iyicil özelliğini değiştirebilir.
Antibiyotik tedavisiyle önüne geçiien ikincil enfeksiyon, ameliyatla iyileştirilebilen bir sidik torbası divertikülü, taşların yolaçtıkları bir irin işeme ya da sidik torbası boşaltılıp adenom çıkarıldıktan sonra düzeltilebilen torbada sidik birikmesi, çok önemli ihtilatlar sayılmazlar. Korkulacak en önemli ihtilat, böbrekleri de etkileyen ve kan üresi normal değerini koruduğu için hemen farkedümeyen sidik torbasında sidik birikmesidir.
Olay, her işemeden sonra sidik torbasında fizyolojik kapasiteden daha çok (400 mit ya da daha çok) sidik birikmesidir; sonuçta hastanın sidiğini tutamamasına yolaçar (özellikle geceleri sidik kaçırma).
Bu ihtilatm uzun süre farkına varılmazsa, böbrek yetmezliği ortaya çıkar. Kanda üre ve kreatinin yükselir, böbrek yetmezliğine özgü belirtiler ortaya çıkar: Aşırı susama; bulantı; kusma; atardamar yüksek basıncı; v.b. Bu belirtilerin görülmesinden sonra, sidik torbasının vakit geçirilmeden boşaltılması ve biyolojik dengenin düzeltilmesi gerekir. Bu ev rede, iki üç doz karşıt madde verilerek çekilen si. dik yolları filmi, üst sidik yollarındaki (sidik borusu, havuzcuk, çanaklar) önemli genişlemeyi ve. böbrek dokusundaki bozunları açıkça gösterir.
Ayırıcı Teşhis
Prostat adenomunun teşhisi kolaydır. Yalnızca adenomun enfeksiyona uğradığı durumlarda, urun bakışımsız ve düğümlü görünümü nedeniyle bir prostat kanseriyle karıştırılabilir. Biyopsi kesin teşhisi sağlar.
Prostat adenomunun teşhisi sırasında başlıca yanılgılar şunlardır:
— adenomun teşhis edilememesi, böbrek yetmezliğine yolaçar ve hastalık, süreğen bir böbrek iltihabı sanılabilir;
— adenomun bir sidik torbası divertikülüyle ya da bir sidik torbası uruyla birlikte olduğu fark edilmeyebilir;
— boyutları çok küçük olursa, elle muayenede saptanamaz.
Böyle durumlarda, geriye .doğru sidik yolu filmi çekme ve sidik yolu içine bakma muayeneleri teşhisi sağlayabilir.
Tedavi
Adenomlar, klinik muayene ve sidik yolları filminden sonra zararsız olarak tanımlanırlarsa, yerlerinde bırakılmaları gerekir.
Günümüzde adenomlara karşı uzun etkili hiç bir ilaç tedavisi (hormon, iltihaba karşı ilaçlar, v.b.) yoktur.
Hastayı rahatsız eden adenomların çıkarılmaları gerekir. Urun salgı bezinin geri kalan bölümünden ayrılıp çıkarılmasına dayanan girişime, adenom çıkarma adı verilir. Bazı adenomlar doğal yollardan çıkarılabilirler (sidik yolu içi kesme); ötekiler açık bir adenom çıkarma girişimi gerektirir (apış arası, sidik torbası içi ya da çatı kaynağı arkası yoldan). Girişim sonrası görülebilecek ihtilatların (darlık, sidik tutamama) başlıca nedeni, ameliyat sırasında yapılmış bir yanlışlıktır. Sidik torbasında sidik birikmesi nedeniyle hastanın genel durumu iyi değilse, adenomun çıkarılmasından birkaç gün ya da birkaç hafta önce kamış yoluyla sonda konarak, torba boşaltılır; sidik torbasını sondayla boşaltma olanağı yoksa, karnın alt bölgesine iğneyle girilerek
polietilen bir boru konmalıdır. Ciddi hastalıklar (beyin atardamarları sertliği, yeni geçirilmiş bir kalp kası enfarktüsü, v.b.) nedeniyle genel durum zayıfsa, sürekli sonda koymak yararlı olur.
Adenom çıkarma ameliyatının uygulanabilmesi için belirli bir yaş sınırlaması yoktur. Girişimden sonra hasta, çocuk yapabilme yeteneğini yitirir, ama cinsel gücü normal kalır.

Leave a Reply