Psikoterapist İle Hastası Arasındaki Bağ
Doktor ile hastaları arasındaki ilişki çok karmaşıktır. Bu bağımlılık, ikisinin somut bir biçimde yüzyüze gelmeleri sonucunu doğurur. Bundan çoğunlukla çok değerli ve yoğun bir bağlılık doğar.
Psikoterapi de, doktorlarla hastaları arasındaki «transferans» ve «kontrtransferans» güçleri önemli derecede yüklenmiş olabilir. Kadın hastalarda, terapist erkek ise, sorunlar daha da karmaşık olur. Hastanın doktoruna geçici bir aşk duyması, az rastlanan bir olay değildir. Doktor onun gözünde otorite, güç ve desteğin temsilcisidir. Kadının duygusal gereksinimlerine erkeğin duyarlılığı da eklenince onun, kadının yaşamındaki yadsınamaz önemi ortaya çıkar.
Psikanalistler bu mekanizmayı bilirler, öneminin bilincindedirler ve böyle içice girmiş bir ilişkinin tuzaklarından kaçarlar. Konunun uzmanı olan psikoterapistler bu «transferans» durumunu, hastaya en yararlı biçimde kullanmakta çok ustadırlar.
Doktor tarafından bu güvenin sömürülmesi veya bozulması, psikoterapinin kuralları ve ahlâkı açısından üzücüdür. Bereket versin, bu gibi olaylar azdır ve psikanalizle uğraşanlar veya uğraşmayı düşünenlerce tedavide olası bir tehlike olarak görülmemelidir.

Leave a Reply