SPONSORLU BAĞLANTILAR

Safra Taşları

SAFRA TASLARI

Safra taşı, hekimlerin her gün karşılaştığı bir hastalıktır. Sistemli muayenede ortaya çıkan gizli safra taşından, çok ağrılı biçimi olanivegen taşlı safra kesesi iltihabına kadar çok değişik tablolar ortaya koyabilir. Böyle çeşitli biçimlerde ve çok sık görülmesi, karınla ilgili her hastalık belirtisinde hekimleri safra taşını düşünmeye yöneltir; buna karşılık, safra taşı olan bir hastadaki karınla ilgili her yakınmanın da, safra taşına bağlanmaması gerekir.

NEDENLER

Batı ülkelerinde en yaygın taş tipi kolesterol taşı, sonra sırasıyla boya (bilirübin) taşlan ve kireç taşlarıdır. Ayrıca karışık taşlar (kolesterol, bilirübin ve kalsiyum) da vardır.

Kolesterol taşı, toplumda yüzde 10′dan çok kişide görülür; bu kişilerin 2/3′ü, 50 yaş dolaylarında şişmanca kadınlardır.

Bu tip taşların görülme sıklığı şu etmenlere bağlanmaktadır:

— beslenme alışkanlıkları: Yüksek kalorili beslenme rejimleri bu taşlann görülme sıklığını artırır;

— hormonlarla ilgili etmenler: Gebelik ve tiroyit hormon yetersizliği önemlidir;

— yerel etmenler: Safra kesesi boynundaki darlıklar, safra yollan iltihabı ve ‘karın ameliyatları (sözgelimi mide ameliyatı sırasında akciğer-mide sinirinin kesilmesi).

Yukarda sayılan etmenlerin kolaylaştırdığı kolesterol taşı oluşumu, 3 evrede olur:

— kolesterole aşırı doymuş karaciğer safrasının salgılanışı: Bu safra içinde safra tuzlarının eritemediği bir kolesterol bölümü vardır (safra asitleri, kolesterolün safra içinde erimiş halde kalmasını sağlar);

— kolesterolün çiftkırıcı billurlar halinde çökmesi;

— billurların safra kesesinde taş halinde bir araya gelmesi.

Taşlar hızla, bazen birkaç gün içinde oluşur; sonra boyutları değişmeden kalır ya da yavaş yavaş ortak bir merkez çevresinde büyürler.

Safra kesesinde safranın birikmesi ve safra kesesi iltihabı, billurların taş haline dönüşmesine yardımcı olabilir. İnsanlardaki öteki safra taşları, ya kalsiyum bilirübinat, ya bilirübin, ya kalsiyum karbonat taşlan ya da kanşık taşlardır.

TEŞHİS

Klinik belirtiler

Bazı hastalarda hiç belirti vermezlerse de (sessiz safra taşları), genellikle safra taşları işlevsel ya da. genel 4 tip belirti verirler.

Safra ağrıları

Safra sancısı en tipik olanıdır:

— genellikle gece, bazı özel durumlarda (ağır yağlı, yumurtalı yemek, bir üzüntü ya da o gün yapılan sarsıntılı bir yolculuktan sonra) başlar;

— hızla (10-15 dakika) en yüksek noktasına ulaşır;

— karnın sağ geğrek bölgesinde başlar;

— çok şiddetli (kopma, ezilme, parçalanma gibi) ve süreklidir;

— bazen kusma ile birliktedir, ama kusmalar ağrıyı hafifletmez;

— ağrı sırta yayılır; sağ kürek kemiğine, sağ omuza kadar varır ve en önemlisi solunumu ketler (solunumun durması duygusu; hasta derin soluk alamaz);

— ortalama birkaç saat sürer, çok ender olarak 12 saati aştığı görülmüştür.

Muayenede karın solunumu yüzeyseldir, elle muayenede sağ geğrek bölgesinde ağrı yaratılabilir; Murphy belirtisi pozitiftir; bazen yerel bir kas direnci (defans) vardır; bunun gerçek bir kasılmaya dönüşmesine çok ender raslanır. Nöbeti izleyen saatlerde sağ kaburga altında bir sızı kalır; ateş hafifçe yüksektir (hiç bir zaman 38°C’ı aşmaz). Bu dönemde, karnın elle muayenesi yapılabilir; ama nöbet sırasındaki ağrıyı yeniden başlatabilir.

İştah bozuklukları

En sık raslanan belirtilerdendir (safra taşı olan kişilerin yüzde 50′si iştah bozukluklarından yakınır) . Çoğunlukla iştah bozuklukları, midede ağırlık duygusu, şişkinlik, geğirme, hava yutma, bulantı ve sindirim yavaşlığı ile birliktedir.

Sindirim dışı belirtiler

En önemlisi yarım baş ağnsıdır. Bazen ağrıdan önce tek yanlı görme bozukluklan, kusma ve bulantılar olur. Yarım baş ağrısı ile safra taşının birlikte bulunması, bilinen bir olgudur; ama ikisinin ilişki noktası aydınlatılamamıştır ve yârım baş ağrısı çeken hastaya, safra taşı tedavi edildikten sonra yarım baş ağrısının da geçeceği kesinlikle söylenemez.

Görülen öteki bozuklukların (çarpıntılar, göğüs ağrıları, kaşıntı, egzama) da safra taşı ile bir ilintileri yoktur.

Genel bozukluklar

Yalın safra taşlan bir sorun yaratmıyor, aralıklı nöbetlerle gelişiyorlarsa, genel durum bozulmaz. Zayıflama, genel yorgunluk gibi belirtiler varsa, bir ihtilat akla gelmelidir: Enfeksiyon; koledok kanalı taşı (koledokolityaz); bir taşın kanalı bütünüyle tıkaması. Ameliyata karar vermede önemli bir etmendir.

Fizik muayeneyi yapmak için hasta, yatar durumda, bacakları kıvrılmış, derin soluk alarak ka rın çeperini gevşek bırakmış olmalıdır. Elle muayenede öncelikle, safra kesesinin büyüyüp büyümediği araştırılmalıdır.

Safra taşı başka ihtilat yapmamışsa, karaciğerin altında yiten, sert, uzunca, yuvarlak ve çoğunlukla ağrılı bir safra kesesi ele gelebilir. Muayenenin ikinci evresi, ağrı uyandırmaya çalışmaktır: Safra bölgesine yapılan bir bası (safra bölgesi kişiden kişiye değişir) yukardan aşağı doğru uygulanır; kendiliğinden ortaya çıkan ağrıya benzer bir ağrı doğar, solunumu durdurur (bu belirtiye Murphy belirtisi denir).

Ama uyandırılan ağrı ile taşların büyüklüğü arasında hiç bir ilişki yoktur. Ayrıca Murphy belirtisinin bulunması da mutlaka safra taşının varlığını belirlemez; bu belirti, bazı başka safra hastalıklarında da bulunur.

Tamamlayıcı muayeneler Röntgen muayeneleri

Hazırlıksız karın filmi, safra koliği tablosunu taklit eden bazı hastalıkları ayırdetmeye yarar; teşhis bakımından pek yararı olmaz; çünkü taşların ışın geçirmez (saydamsız) olması kuraldışı bir durumdur: Kalsiyum – bilirübin ve kalsiyum karbonat taşları X ışınlarına karşı saydamsızdır.

Ağız yoluyla safra kesesi filmi çekme (kolesis-tografi), her zaman ilk başvurulacak muayenedir: Hastaların çoğunda teşhisin koyulmasını ve sık olarak raslanan taş dışı bir nedenin de anlaşılmasını sağlar. Bu yüzden, çok iyi bir teknikle yapılmalıdır. Hasta iyi hazırlanmalı, aç karnına, muayeneden 12 saat önce karşıt maddeyi içeren haplar içirilmiş olmalı, filmler çeşitli açılardan çekilmelidir. Safra kesesi çalışması konusunda bilgi edinmek için hastaya, safra kesesinin 60-90 dakikada boşalmasını sağlayan Boy den yemeği (çiğ yumurta sarısı) yedirilir.

Damar yoluyla safra yolları filmi çekme (kolanjiyografi) ancak bundan sonra (gerekli ise) yapılır. Alışılmış filmlere koledok kanalı tomografileri (kesit filmler) eklenebilir.

Biyolojik incelemeler

Karaciğerin safra salgılayıcı görevi araştırılır; bu durumda normal olmalıdır.

Bir safra koliği sırasında yapılacak ilginç bir muayene de dışkının izlenmesidir, böylece safra kesesinden koledok kanalına, oradan da barsaklara geçmiş taşlar görülebilir.

Ağrı nedeninin, taşların safra yollarından geçişi ve onları germesi olduğu sanılmaktadır.

EVRİM

Safra koliğinin evrimi, ilaç tedavisi altında çok iyidir, ağrı birkaç saatte yiter.

TEDAVİ

Tedavi, yatak dinlenmesinin yanısıra, ağrı kesiciler ve kasılma çözücüler vermeye dayanır. Morfin türevlerini kullanmaktan özellikle kaçınılmalıdır; çünkü bunların genel yan etkilerinin yanısıra, Oddi büzücü kasında kasılma yaratıcı etkileri de vardır. Yağ oranı düşük bir rejim de önerilir (günde 70-90 gr yağ). Bu dönemde cerrahi tedaviye çok ender başvurulur. Yalnızca hastalık tekrarladığında ya da ihtilatlar yarattığında ameliyat uygulanır. Hasta, ameliyattan sonra da bazı yakınmalarının süreceğini bilmelidir; çünkü, bu yakınmalar safra taşına bağlı olmadığından (hiç değilse doğrudan bağlı olmadığından), ortadan kalkmayacaktır.

About the Author

Leave a Reply

You can use these XHTML tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>

Reklam İçin İletişim Adresi: ismail.001@hotmail.com Telefon: 0542 219 21 99