Safra Yollarının Fizyolojisi
SAFRA YOLLARININ FİZYOLOJİSİ
Safra kesesi, armut biçiminde, zarsı yapıda bir depodur; karaciğerin alt yüzünde yeralır ve ana safra yoluna safra kesesi kanalıyla bağlanır.
Karaciğer 24 saatte 700-1200 mit safra salgılar. Sindirim arası dönemlerinde, Oddi büzücü kası kasılır ve safranın tümü safra kesesine dolar. Safra kesesinin kapsamı 50-70 mit kadardır; ama kesenin safrayı yoğunlaştırma yeteneği vardır. Safra kesesi içinde bekleyen safra, karaciğerden gelen safradan 15-20 kez daha yoğun olmuştur. Bu işlemde safra kesesi içzarı görev alır ve yalnızca safranın su bölümünü geri emer.
Besinler onikiparmak barsağına geldiğinde, safra kesesi boşalmaya başlar. Bu boşalma, kasılmalar yoluyla etkin biçimde ve Oddi büzücü kasının kasılmasıyla 2 evrede olur:
1) ‘boşalma kuvvetlidir, kesenin boyun bölümünden gelir;
2) kasılma daha az etkilidir, ama yavaş yavaş bütün boşalmayı sağlar.
Safra kesesinin çalışma düzeninde 2 etmen rol oynar: Birincisi, mide-akciğer sinirinden gelen uyaranlardır, ikincil önemi vardır; asıl uyarılma hormon yoluyla olur ve kolesistokinine bağlıdır. Kolesistokinin, onikiparmak barsağının ve ince barsağın birinci bölümünün (boşbarsak) mukozasından salgılanır; onikiparmak barsağına besinlerin girmesiyle serbestleşir ve aynı zamanda hem safra kesesinin kasılarak boşalmasına, hem de Oddi büzücü kasının açılmasına neden olur. Kolesistokinin oldukça karmaşık bir polipeptit molekülünün (kolesistokinin-pankreozimin) bir parçasıdır. Ana molekül aynı zamanda pankreas salgılanmasını da düzenlediğinden, sindirim kanalının üst bölümlerinde sindirimin düzenli olmasında bü yük rol oynar.
Safra kesesinin 3 ana görevi vardır: Safrayı yoğunlaştırma; depolama; salgılama:
— yoğunlaştırma: Sodyum klorür ve suyun geri emilimiyle olur (kalsiyum da az miktarda geri emilir);
— depolama: Sindirim arası dönemlerinde safra depo edilir;
— salgılama: Safra kesesi mukozası, görevi henüz pek bilinmeyen bir müküs (sümüksü madde) salgılar.
Safra kesesinin safra basıncını ayarlamada da görevli olduğu sanılmaktadır, ama bu, fizyoloji açısından pek önemli değildir.
Hastalık durumlarında başlıca değişiklikler yoğunluk azalması, safra kolesterolünün artması, kolesterol tuzlarının çökerek taşlara yolaçmasıdır. Bu değişiklikler 1-2 hafta içinde ortaya çıkabilir.
DIŞ SALGI PANKREASININ FİZYOLOJİSİ
Dış salgı pankreası 2 sıvı salgılar: Pankreas özsuyu; enzim salgısı.
PANKREAS ÖZSUYUNUN BİLEŞİMİ
Normalde koyu yapışkan kıvamda, az miktarda olan pankreas özsuyu, sindirim sırasında bollaşır ve akışkanlasın Ortalama hacmi günde 1,5 lit redir. Bol tuz (elektrolit) kapsayan su kıvamında ki pankreas özsuyu, mideden geçtikten sonra, ol dukça asit olan sıvı haline gelmiş besinleri denge lemek için, yüksek oranda bikarbonat (alkali) kap sar. Enzim kapsamaz. Miktarı çok az olan enzim salgısı, pankreas özsuyu ile sulanır; protein bakımından zengindir (günde 6 gr) ve genellikle etkin olmayan öncüler biçiminde salgılanan 3 tip enzimden oluşur (yalnızca sindirim kanalında etkin olan zimojenler).
1. tipi, karbonhidratları glikoza dönüştüren (barsaktan yalnızca glikoz emilir) enzimler oluşturur; bu enzimlerin en önemlisi, kandaki miktarı ölçülebilen pankreas amilazıdır. Ağızda başlayan pityalinin etkisini, daha güçlü olarak sürdürür. Nişastayı dekstrin ve maltoza parçalar; maltozu da az miktarda glikoza çevirirse de, kalanını barsaklardaki maltaz fermenti glikoza çevirecektir.
2. tip, lipazlardan oluşur. Lipazlar pankreasa özgü yağları, yağ asitine ve gliserole çeviren enzimlerdir. Bunların da kandaki miktarları ölçülebilir.
3. tip, protein yıkıcı enzimlerdir (tripsin ve ki-motripsin). Bu enzimler besinlerle gelen proteinleri yıkar ve ammoasitlerle küçük polipeptitleriser bestleştirirler. Pankreasta bu enzimlerin etkisini ketleyen maddeler de bulunur ve böylece pankre asın kendi kendini sindirmesini (bazı hastalıklar da protein yıkıcı enzimlerin etkinleşmesiyle bu durum ortaya çıkabilir) önlerler.
PANKREAS SALGILAMASININ DÜZENLENMESİ
Hem sinir, hem de hormon yoluyla çift dene tim altında olur. Bu işte görevli hormonlardan birincisi sekretindir (1902′de Bayliss ve Starling tarafından bulunmuş ilk hormon); onikiparmak barsağından salgılanır ve pankreas özsuyunun salgılanmasına neden olur; ikincisi pankreozimindir (yağlar onikiparmak barsağı mukozasına temas ettiğinde, bu mukoza tarafından salgılanır); pankreasın enzim salgısını artırır (safra kesesi kasılma sına etkisi nedeniyle «kolesistokinin-pankreozimin» diye adlandırılır).
Sinirsel düzenleme ise bir yandan mide-akciğer sinirlerine bağlıdır (bunların uyarılması pankreas sıvısını etkilemeden yalnızca enzim salgılanışını artırır); öte yandan sempatik sinirler de bu düzenlemede rol alır; ama bunların rolü daha çok duyuyla ilgilidir.
ÎÇ SALGI PANKREASI
Pankreasın insülin ve glükagon salgılayan bölümüne iç salgı pankreası denir. Bu bölüm pankreas dokusu içine dağılmış hücrelerden («adacıklar» biçiminde biraraya toplanmışlardır; bu yüzden bunlara Langerhans adacıkları denir) oluşur. Bu hücreleri etkileyen hastalıklar, şeker hastalığı, kan şekeri düzeyinin düşmesidir (hipoglisemi).

Leave a Reply