SPONSORLU BAĞLANTILAR

Şeker Hastalığı

Şeker hastalığı öldürücü bir hastalık ol­makla birlikte, tıp biliminde son yıllar­daki gelişmelerin yardımıyle ve özellik­le ensülinin bulunuşundan sonra tehli­keleri bir ölçüde azaltılmıştır. Günümüz­de şeker hastaları günlük yaşantılarını çok fazla güçlük çekmeden sürdürebil­mektedirler.
Şeker hastalığının, şekerli şeker hastalı­ğı ve şekersiz şeker hastalığı olmak üze­re iki türü vardır. Şekersiz şeker hastalı­ğı bir önceki bölümde incelendiği için, burada yalnız şekerli şeker hastalığı üze­rinde durulacaktır.

Şekerli şeker hastalığı veya diabetes mellitus çok eski zamanlardan beri bili­nen bir hastalıktır. Çin tıp kitaplarında bu hastalığın ayırt edici niteliklerinden olan aşırı işeme ve aşırı susuzluktan söz edilmiştir. II. yüzyılda yaşamış olan Yu­nanlı hekim Aretaeus da bu hastalıkla il­gili çalışmalar yapmıştır. Şeker hastala­rının sidiği ilk kez XVI. yüzyılda, İsviç­reli kimyager Paracelsus tarafından in­celenmiştir. Ancak Paracelsus, sidikte şeker yerine tuz aradığı için, hastalığın özelliklerini tam olarak saptayamamış-tır. 1921 yılında Kanadalı iki hekim, Charles Best ve Frederick Banting, kö­pek pankreasında ensülin adı verilen hormonu bularak, hastalığın teşhis ve tedavisinde önemli bir aşama sağlamış­lardır.

Şekerli şeker hastalığı ile şekersiz şeker hastalığını ayırt eden en önemli özellik, şekerli şeker hastalarının sidiğinde şeker çıkmasıdır. Şekerli şeker hastalığı kan­daki şeker düzeyinin yükselmesi nede­niyle karbonhidrat metabolizmasında meydana gelen süreğen bir durumdur. Bu hastalık, dünyanın her yanında gö­rülmekle birlikte, yaygınlık derecesi böl geden bölgeye fark eder. Şeker hastalı­ğına çocuklarda daha az rastlanır. An­cak günümüzde şeker hastaları normal yaşantılarını sürdürebildiklerinden, ev­lenerek çocuk sahibi oldukları zaman hastalığı kalıtım yoluyle aktarmaktadırlar. Bu nedenle hastalığı kalıtım yoluyle alan çocukların sayısı gün geçtikçe art­maktadır.
Şekerli şeker hastalığının türleri: Şekerli şeker hastalığının bir türü ince yapılı genç erişkinlerde görülür. Bu hastalarda ensülin ya hiç salgılanmaz, ya da vücut normal miktarda ensüline karşı dirençli­dir. Bir başka tür şeker hastalığı çoğun­lukla orta yaşlı ve şişman kadınlarda or­taya çıkar. Bu tür, aşırı kilo ile ilgili ol­maktadır. Hastanın vücudunda bulunan ensülin, şişman bünyenin yağ yükünü karşılayamaz. Üçüncü tür şeker hastalı­ğı, gebelik veya şiddetli bir hastalık so­nucu başgösteren bir ruhsal baskının et­kisiyle birdenbire ortaya çıkar.

Vücuttaki şeker düzeyi : Şeker hastala­rında, şeker metabolizması aksamakta­dır. Sağlıklı bir kişide şekerli ve nişastalı besinler ince bağırsaklarda şekere dö­nüştürülürler. Şeker daha sonra kana geçince kandaki şeker düzeyi yükselir. Pankreastaki Langer hans adacıkların­da, ensülin üreten beta hücreleri şeker düzeyindeki bu yükselişi algılayarak en­sülin üretimini artırırlar. Böylece kanda­ki fazla şeker, ya enerji üretiminde kul­lanılarak veya karaciğerde ve yağ doku­sunda depolanarak giderilir. Şeker depoları vücut gereksindiği za­man kullanılır. Bu durumda kandaki şe­ker düzeyinin düşmesiyle hipofiz bezi­nin ön bölgesi uyarılır ve burada salgı­lanan büyüme hormonu, böbrek üstü bezlerini uyararak hidrokortizon üretil­mesine yolaçar. Ensülin gibi doğrudan kan dolaşımına katılan bu hormon da karaciğerdeki ve kaslardaki glikojenin şekere dönüşmesini sağlar. Böylece kan­daki şeker düzeyi dengede tutulur ve si­dikle şeker atılmaz.

■ ŞEKER HASTALARINA

Şeker hastalığı iyi bir rejimle en alt seviyeye indirilebilir ve o düzeyde tutulabilir burada önemli olan karaciğer ve pankreasın yükünü azaltmaktır. Bu rejim potasyum bakımından zengin, yeşil fasulye kabak, tere, maydanoz gibi besinleri sebze çorbası halinde hastaya sunmak gerekir. Bu arada nişastalı gıdalardan kesinlikle kaçılrnalıdır. Pankreas ve karaciğer rahatça yorulmadan çalıştırılmalıdır.

Bunun için kesin yatak istirahati tavsiye ederiz. Bu diyeti üç günde bir veya hasta çalışmayan bir ev hanımı ise üç gün dinlenerek ve diyeti uygulayarak beş gün ara verdikten sora tekrar üç gün diyetle geçirmek şeklinde tatbik etmek lazımdır. Bu periyodik uygulama on beş günde bir yapılacak idrar muayenesinde şeker miktarı düşene kadar tatbik edilmelidir. Ayrıca şeker hastalarına yürüyüş dışında yorucu fizik egzersizi pek tavsiye etmeyiz.

About the Author

admin

Leave a Reply

You can use these XHTML tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>

Reklam İçin İletişim Adresi: ismail.001@hotmail.com Telefon: 0542 219 21 99