« Hipofiz Hastalıkları | Main | Yumurtalıklar »
Şekersiz Şeker Hastalığı
By admin | Ağustos 15, 2008
Mikroplu hastalık, çarpma ya da ur gibi nedenlerin hipotalamus ve hipofizde bir bozukluğa yolaçmasmdan ileri gelen bir hastalıktır. Olağanüstü bir susama duygusu sık ve bol işeme gibi belirtilerle ortaya çıkar. Süreğen bir nitelik taşır.Belirtiler ve ad benzerliği dışında, gerçek şeker hastalığı ile herhangi bir ilişkisi görülmez.
Hastalığa hipofiz bezinin arka bölümünde salgılanan vazopresin adlı hormonun yetersizliği yolaçar. Sidik kesici hormon olarak tanımlanabilen ve kanda dolaşan bu hormonun görevi, suyun böbrek borucuklarından geri emilmesini sağlamaktır. Vazopresin yokluğunda, su sürekli olarak sidikle atılır. Böbrekler 24 saatte kandan 180 litre kadar sıvı süzerler. Bu süre içinde atılan sidik miktarı ise bir ya da iki litredir. Buna göre, suyun geri emilmesi azalırsa, böbreklerin süzdüğü sidik miktarı artar. Aşırı sidik atımı bazen de söktürücü ilâçların etkisiyle olur. Bazı durumlarda ise, dokularda ve kanda aşırı miktarda su olduğu halde kandaki sidik kesici hormon oranının düşmesi bu duruma yolaçar. Kandaki su miktarı çoğalınca, hipofiz daha çok sidik kesici hormon salgılar ve böbrek borucuklarından daha çok suyun emilmesini sağlar.
Şekersiz şeker hastalığında vazopresin yetersizliği nedeniyle aşırı işeme görülür. Hastanın günde attığı sidik miktarı otuz litreyi bulur. Bu korkunç su yitiriminin arkasından şiddetli bir susuzluk başgösterir ve ancak yitirilen oranda sıvı alınmasıyla doyurulabilir. Tedaviye geçilmezse, hastada huzursuzluk başlar. Bütün yaşamı su içmek ve işemekle geçer. Hastaya verilecek su bulunamazsa, sıvı yitirimi vücudun kurumasına ve kan yoğunluğunun artmasına (hemokonsantrasyon) yolaçar. Bunun sonucu olarak, baş ağrısı, kas ağrıları ve halsizlik görülür. Su yitirimi ilerledikçe, dolaşım bozuklukları ortaya çıkar ve şok hali görülür.
Şekersiz şeker hastalığının organik bir hastalık belirtisi yoktur. Genellikle hipofizdeki küçük bir kusurdan ileri gelir ve çoğunlukla da kalıtıma bağlıdır. Özellikle yeni yetişkin genç erkeklerde sık görülür. Hastalığın sinsi bir gelişimi vardır.
Şekersiz şeker hastalığı hipofizin, hipofize bitişik beyin bölümlerinin ya da hipotalamusun zarar görmesi sonucunda da ikincil olarak ortaya çıkabilir. Bu zararlar kafanın hızla bir yere vurulmasıyla ya da kaza ile ameliyat sırasında olabilir. Böylece beyin ve kafatası tabanında meydana gelen urlar hipofize basınç yaparak ya da çalışmasını etkileyerek vazopresin salgılanmasını azaltabilirler. Frengi ve verem gibi bazı hastalıklar da zararlara yolaçabilirler. Hastalığın tedavisi, eksik hormonu sağlamak ya da etkenlerin giderilmesi ilkesine dayanır. Örneğin ur varsa alınır, bulaşıcı hastalıklar tedavi edilir. Vazopresin hormonu yağda eritilerek iğneyle verilir. Kasdan yapılan bir iğne, aşırı susuzluğu ve işemeyi 36 ile 48 saat içinde önler. İlâç kas içinde yavaş yavaş emilerek kana karışır. Hastalar iğne ile kendilerine hormon vermeyi kolaylıkla öğrenebilirler. Ayrıca, hayvanlardan elde edilen arka hipofizin toz haline getirilerek enfiye gibi çekilmesi de uygulamada kolaylık sağlamaktadır. Bu toz günde iki ya da üç kez çekilirse, iğneye gerek kalmaz. Ancak bu tedavi yönteminin bir sakıncası olduğunu da belirtmek gerekir. Hipofiz tozunun sürekli olarak burna çekilmesi, burun mukozasını zedeler. Bazı kişilerde ise bu toz yabancı protein olarak aşırı duyarlığa yolaçmaktadır. Bu nedenle, hastalığın hafif durumlarında, buruna lizin-8- vazopresin adını taşıyan bir ilâcın püskürtülmesiyte yetinilmelidir.
Tiyazit grubu bazı sidik söktürücü ilâçlar şekersiz şeker hastalarında sidik miktarını azaltmaktadır.» Hafif durumlarda, hidroklorotiyazid haplarının sürekli kullanılması işemeyi yarı yarıya düşürebilmektedir. Ayrıca şekerli şeker hastalığında kullanılan klorpropamit adlı ilâç şekersiz şeker hastalarında işemeyi azaltıcı bir etki göstermektedir. Bu ilâç tek başına kullanıldığı gibi vazopresine yardımcı olarak da kullanılır. Şekersiz şeker hastalığının vazopresin yetersizliğine değil de böbrek borucuklarının bu hormon tarafından etkilenmesine bağlı değişik bir türü de vardır. Bu tür, böbrek kökenli şekersiz şeker hastalığı olarak adlandırılabilir. Genellikle küçük çocuklarda görülür. Bu çocuklara çok işemelerinden dolayı su bebekleri denir. Hasta çocuklarda, iğneyle yapılan vazopresin tedavisi çok az olumlu sonuç verir. Bazen hidroklaftiyazit verilmesi daha iyi sonuç sağlar. En iyi tedavi yolu yitirilen sıvı miktarını karşılayacak oranda sıvı verilmesidir. Şekersiz şeker hastalığını andıran bir başka durum da söz konusudur. Bu ruhsal bir rahatsızlıktır. Polidipsi adı verilen ruhsal şekersiz şeker hastalığında da aşırı su gereksinmesi ve işeme görülür. Bu hastalığa yakalanan kişiler su içmekten büyük bir zevk duyarlar. Çok su içtikleri için de doğal olarak çok işerler. Hastayı ancak bir ruh hekimi tedavi edebilir.
Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..!
Alt Kategoriler: Mikroplu hastalık, şeker hastalığı, Şekersiz şeker hastalığının belirtileri, Şekersiz şeker hastalığının sebepleri, Şekersiz şeker hastalığının tedavisi
Üst Kategoriler Hastalıklar Ve Tedavisi, İç Hastalıklar(Dahiliye) |

