SPONSORLU BAĞLANTILAR

Sidik Çıkarma Güçlüğü ve Düzensizlikleri

Hastayı hekime başvurmaya yönelten ilk haberci belirtiler ağrılar, sidik çıkarma düzensizlikleri ve ödemlerdir.
Bel ağrısı belirsiz bir sıkıntıdır. Sırt ve bel bölgesinde duyulması kaslara ya da omurgaya bağlı bel ağrılarıyla karıştırılmasına neden olur. «Böbreklerinde ağrı» olan bir kişinin boşaltım sisteminde gerçekten bir hastalık olduğuna, başka belirtilere (sidik çıkarma düzensizlikleri, sidiğin görünümü, v.b.) bakılarak karar verilir.

Böbrek sancısı nöbeti

Böbrek sancısı çok daha niteleyicidir. Bedenin bir yanındaki bel çukurunda ya da daha çok bütün böğürde, apansızın ortaya çıkar, tek yanlı kalır ve giderek şiddetli nöbetlerle gelişir. Hasta genellikle huzursuzdur ve ağrısının geçtiği bir duruş araştırır. Teşhisi koymayı sağlayan ağrı yayılması aşağı doğrudur: Sidik borusu boyunca; kasık; dış üreme organları.

Leğen ağrısı

Leğen ağrısı aşağıda, karnın alt bölümünde duyulur.

Bu ağrı, kolayca kadın üreme organlarıyla ya da barsaklarla ilgili bir ağrıyı taklit eder.

Bazen ağrı şiddetlidir ve dayanılmaz bir sidik çıkarma isteğiyle birliktedir Leğen ağrıları bir sidik borusu, sidik torbası, sidik yolu ya da prostat hastalığının habercisi olabilir.

Apışarası ağrısı

Apışarası ağrısı, erbezi torbaları altında, makat önünde yerleşir, oturur durumda artarlar ve çoğunlukla bir prostat hastalığının belirtisidirler. Bu yüzden göden barsağınm parmakla muayenesi gerekir.

SİDİK ÇIKARMA DÜZENSİZLİKLERİ

Sağlıklı bir kişi, normalde gece sidik çıkarma gereksinimi duymaz. Uyku sırasında böbrek, etkinliğini büyük ölçüde yavaşlatır. Bununla birlikte, 50 yaşından sonra özellikle erkeklerde, gece sidik çıkarma gereksinimi tek başına hastalık belirtisi değildir.

Günlük sidik çıkarma sıklığı, içilen sıvı miktarrına göre değişir. Normal olarak her kişi, ortalama günde 3-5 kez sidik çıkarır.

Sidik çıkarılması, tam, ağrısız, gecikmesiz ve çaba harcamaksızın olur. Torba bir defada, kesintisiz boşalır; sidik çıkarmanın başında şiddetli olan sidik akımı, sonunda nerdeyse apansızın kesilir.

Sıklık değişiklikleri Sidik çıkarma sayısının artışı

Sidik çıkarma sayısının artışı (pollaküri), günlük çıkarılan miktarda artış olmaksızın, sidik çıkarma sayısının artmasıdır (sık sık işeme). Sidik çıkarılması sıklaşmıştır; ama her seferinde birkaç damla sidik çıkarılır.

Bu sidik çıkarma isteği genellikle ağrılıdır.

Sidik çıkarma sayısı artışının gündüz ya da gece olmasının anlamı her zaman aynı değildir. Yalnızca bedenin düzenli muayenesi sonucunda bir karara varılabilir.

Sidik çıkarma güçlüğü

Sidik çıkarma güçlüğü (dizüri) güç, yavaş ya da ağrılı sidik çıkarmalarla nitelenir. Bütün sidik yolu sidik torbası boynu – prostat engellerinde raslanan bu düzensizlik, her yaşta görülebilir.

Sidik miktarındaki değişiklikler

Alınan sıvı miktarına göre değişen sidik hacmi ortalama 1-1,5 litredir. Bu hacmin artışına «sidik miktarının artması» (poliüri), azalmasına «sidik miktarının azalması» (oligüri), aşırı azalmasına da «sidik çıkaramama» (anüri) denir.

Sidik miktarının artması

Günlük sidik çıkarımı 2 litreyi aştığında sidik miktarının artması (poliüri) başlar. 10 litreyi bulur, hattâ aşabilir. Sidiğin rengi soluk, yoğunluğu düşüktür.

Sidik miktarının artması, süreğen böbrek yetmezliğinde gözlenir. Genellikle hafiftir, 24 saatte 3 litrenin altındadır. İçilen sıvı miktarının kısıtlanmasıyla ortadan kalkmaz; «zorunlu» bir sidik miktarı artmasıdır. Hasta gece ve gündüz aynı sıklıkta sidik çıkarır. Sidik miktarının artması, böbrekle ilgili olmayan hastalıklarda da görülür: Şeker hastalığı, hipofizin arka bölümünden kaynaklanan şekersiz şeker hastalığı ve bazı ruhsal bozukluklarda görülen aşırı susama, çok fazla miktarda sıvı alınmasına, bağlı olarak sidik miktarının artmasına yolaçarlar.

Sidik miktarının azalması

24 saatte çıkarılan sidik 1/2 litrenin altına indiğinde, sidik miktarının azaldığından (oligüri) sözedilir.

Sidik renginin solukluğu, yoğunluğunun azlığı ve üre bakımından yoksul oluşuyla birlikte sidik miktarının azalması, ciddi bir böbrek hastalığının belirtisidir: Süreğen böbrek yetmezliğinin geç dönemi ya da ivegen böbrek yetmezliği.

Koyu renk, yoğun sidikle birlikte sidik miktarının azalması, genellikle böbrek dışı birçok nedenle ortaya çıkar: Ateş; ishal; bol terleme; dolaşım yetmezliği; susuz kalma; aşırı müshil kullanımı.

Sidik çıkaramama

Sidik çıkaramama (anüri), sidik miktarının azalmasının son dönemidir. Çıkarılan sidik, günde 200 mlt’nin altına düşer.

Bunun damar kaynaklı mı (böbrek öncesi sidik çıkaramama), böbrek dokusu kaynaklı mı, yoksa boşaltım yolu üstündeki bir engele mi bağlı olduğu aydınlatılmalıdır.

Bulanık sidik

Normal sidik berrak, billur gibidir. Rengi açık sarıdan altın sarısına kadar değişir. Kokusu tanımlanamaz, ama kendine özgüdür. Sidiğin ortalama yoğunluğu, 1,018′dir.

Hafif bir bulanıklık, genellikle sidik içinde erimiş bulunan mineral tuzların, beden dışında soğumaya bağlı olarak çökmesinden ileri gelir. Bu bulanıklık, sidiğin asitleştirilmesi ya da sulandırılmasıyla kaybolur.

Yoğun, lifsel bir bulanıklık, sidiğin parlaklığını yitirmesi (donuk sidik), mikroskopla incelemenin de doğrulayacağı (dakikada ve mililitrede 100 000′ den çok akyuvar) bir iltihap bulunduğunu gösterir.

Uzun süre önce alınmış ve hiç bir önlem alınmadan saklanmış bir sidikte ortaya çıkan her tür bulanıklığın, hiç bir anlamı yoktur.

Renk değişiklikleri

Koyu renkli sidik

Alman sıvı miktarı azaldığında, ateş yükselmelerinde, böbrek dışı kaynaklı sidik miktarı azalmalarında, sidiğin rengi koyulaşabilir.

Kahverengi ya da kızıl renkler, bazı besinlerin ya da ilaçların alınmasına bağlıdır.

Ama bu renkler aynı zamanda, karaciğer ya da hemoglobin kaynaklı safra boyalarının varlığına da bağlı olabilir.

Kırmızı renkli sidik

Sidiğin kırmızı ya da pembeye boyanması, içinde kan bulunduğunun belirtisidir. Bununla birlikte, kırmızı pancar gibi bazı besin maddeleri de buna yakın bir renk verebilir. Sidikte alyuvar aranması, her tür kuşkuyu ortadan kaldırır.

Siyah renkli sidik

Sidikle çok önemli miktarda hemoglobin çıkarılması, sidiğe siyaha yakın bir renk verebilir.

Ender görülen anormal bir durum olan ve hastalık belirtisi olmayan alkapton işemede (alkaptonüri) sidik, çıkarıldıktan sonra siyaha boyanır.

Koku değişiklikleri

Anormal kokular içinde en sık görülen ve en özel olanı, aseton kapsayan sidikle çıkarılan eriyiğin kokusudur.

Bazı ender metabolizma hastalığı olan kişilerin sidikleri özel kokular yayar: Kereviz kokusu; akça ağaç şurubu kokusu; v.b.

Ayrıca, bazı besin maddeleri, özellikle kuşkonmaz, sidiğe anormal bir koku verebilir.

Körelmiş, küçülmüş böbrek, elle muayenede kendini çok ender belli eder. Çoğunlukla, röntgen muayenesi ya da ameliyat sırasında ortaya çıkarılır.

Yoğun ya da koyu sidik

Bu tür sidik, şeker hastalığının belirtilerinden biri olabilir.

About the Author

admin

Leave a Reply

You can use these XHTML tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>

Reklam İçin İletişim Adresi: ismail.001@hotmail.com Telefon: 0542 219 21 99