SPONSORLU BAĞLANTILAR

Sindirim Sisteminin Yapısı ve Görevleri

Küçücük bir sperm hücresinden 120 cm uzunluğun­daki bir sinir hücresine kadar vücudumuzdaki her hüc­renin belirli bir işi vardır. İş enerji gerektirir ve enerji üretmek için yakıta ihtiyaç vardır. Vücudumuz için ge­rekli olan yakıt, yediğimiz yiyeceklerden, karbonhidrat­lar, proteinler ve yağlardan oluşur. Yiyecekler aynı za­manda vücudumuzdaki sistemlerin oluşması, onarılma­sı ve kontrolü için ihtiyaç duyulan hammaddeyi oluştu­rur.
Sindirim sistemi gerçekten önemli bir makinedir. İn­san hayatı süresince 30 bin ile 50 bin kilo arasında yiye­cek sindirim sisteminde işlenir.

sindirim_sistemi
Yiyeceklerin Ayrıştırılması

Sindirim, yiyecekleri vücudumuzun kullanabileceği temel hammaddelere ayrıştırır. Bu işlem ağzımızdan baş­layan ve anüste sona eren sindirim borusu boyunca ger­çekleştirilir. Gelişmiş insan vücudunda sindirim borusu 9 metre uzunluğundadır. Sindirim işlemine karaciğer ve pankreas yardımcı olur. Sindirim sistemimizi, gıdaları gerek mekanik gerek kimyasal olarak bölüp işleyen dev bir fabrika olarak nitelendirebiliriz. Mekanik olarak gı­dalar parçalanır, ezilir, karıştırılır ve çorba kıvamında bir sıvıya dönüştürülür. Kimyasal olarak sindirim sıvı­ları yiyecek muhteviyatını vücudumuzun kullanabilece­ği maddelere dönüştürür.
Mesela, proteinler amino asitlerin bir kolyenin hal­kaları gibi dizilmesinden oluşurlar. Sindirim borumuzdaki enzimler amino asitler arasındaki bağların çözül­mesini sağlar. Amino asitler ayrışarak kan dolaşımı ile vücudumuzun ihtiyaç duyduğu bölgelerine taşınır. Da­ha sonra yeniden protein zincirleri oluşturarak vücudu­muzun gelişmesi ve faaliyet göstermesini sağlarlar.

Karbonhidratlar da aynı şekilde uzun şeker ve nişasta zincirlerinden oluşurlar. Çok çeşitli şeker türleri var­dır ama vücudumuzun kullanabildiği şeker türü glikoz­dur. Dolayısıyla karbonhidrat zincirleri de ayrıştırılır ve muhteviyatı vücudun kullanabileceği glikoza dönüştürü­lür.

Başlangıcından İtibaren Sindirim
Henüz yemeye başlamadan önce bile yiyeceğin ko­kusu ve görünümü sindirim işlemini başlatmamıza yol açar. Tükürük bezlerimiz salya adı verilen sindirim su­ları üretmeye başlar ve ağzımız sulanır. Yemek borusu yiyeceği mideye taşıma beklentisiyle dalgalanır ve mide­miz sindirim suları üreterek sindirime hazırlık yapar.
Bir köfteyi ısırdığımız anda, ağzımızdaki kan açısın­dan zengin doku yiyeceği vücut ısısına göre soğutur ya da ısıtır. Dişlerimiz yiyeceği bölüp parçalar, küçük par­çalar haline getirir. Dilimiz yiyeceği damağa doğru iter ve tükürük ile karıştırır. Daha sonra da yine dilimiz, vü­cudumuzun bu en esnek kası, yiyeceği öğütülmesi için yine dişlerimize taşır. Tükürük yiyecekleri sulandırır ve yumuşatır. Tükürükte karbonhidratların ayrıştırılması için gereken özel bir enzim vardır. Dilimiz öğütülen yi­yeceği geriye doğru iter ve yutulmaya hazırlar.

Hazır Gıdalar

Yiyecekler aynı zamanda vitamin ve mineral ihtiva eder. Vücudumuz bunları yiyecekten geldikleri biçimde kullanır. Bazı vitaminler yağda sindirilerek kullanıldık­ları gibi, bazıları ise suda eritilerek kullanılırlar. Mine­rallerin kaynağı inorganik, yani cansız varlıklardır. Vü­cudumuzda hayati işlevleri vardır. Mesela dişlerimiz ve kemiklerimiz büyük ölçüde kalsiyum ve diğer mineral­lerden oluşurlar. Sağlıklı bir vücuda sahip olabilmemiz için demire ihtiyacımız vardır. Kaslarımızın ve sinirleri­mizin faaliyeti için sodyum ve potasyum gibi minarellere ihtiyaç duyarız.
Vitaminlerin kaynağı ise canlılar, yani bitkiler ve hay­vanlardır. Vitaminler en az mineraller kadar önemlidir vücudumuz için. Mesela sağlam dişler ve kemikler için D vitaminine ihtiyaç duyarız. Loş ışıkta görebilmek için ise A vitaminine ihtiyacımız vardır.

Proteinlerin Sindirimi
Et, balık, süt, yumurta, tahıllar ve baklagiller vücudumuza amino asit zincirlerinden meydana gelen proteinleri sağlar. Sindirim kanalında protein molekülleri amino asitlere ayrışır. Kan amino asitleri vücudun çeşitli bölgelerine taşır. Buralarda amino asitler yeniden protein haline getirilir. Birçok amino asit hücrelerin ve dokuların oluşturulmasında ya da onarımında kullanılır. Proteinler özellikle gelişme çağındaki insan vücudu için çok önemlidir. Gelişmiş insan vücudunda ise hücrelerin ve dokuların onarımı açısından önemlidir.

Karbonhidratların Sindirilmesi
Sebzeler, meyveler ekmek ve hububat gibi gıdalar vücudumuza nişasta ve şeker şeklinde karbonhidratlar kazandırır. Ağzımızda Karbonhidratlar ayrışarak basit glikoza yani şekerlere dönüşür. Karbonhidratların sindirimi ince bağırsakta tamamlanır. Kan dolaşımı glikozu vücudun çeşitli hücrelerine taşır ve buralarda glikoz enerjiye dönüştürülür. Glikoz daha sonra kullanılmak üzere kaslarda da depolanabilir.

Yağların Sindirilmesi
Süt ürünleri, yumurta, etler ve yağlar vücudumuzun yağ ihtiyacını karşılar. Midede başlayan yağ sindirme işlemi incebağırsakta sona erer. Yağlar vücudun diğer kısımlarına kan dolaşımı ya da lenf sistemi tarafından aktarılır. Yağlar iç organlarımızın çevresinde yastık görevi gördükleri gibi hücrelerin ihtiyacı olan vitaminleri de ihtiva eder. İhtiyaç fazlası, karaciğer ve deri altında daha sonra kullanılmak üzere depolanır.

Sindirilmeyen Maddeler

Vücudumuzun sindiremediği maddeler incebağırsaklardan kolona geçer. Burada vücut su emerek katı maddeleri artık olarak bırakır. Artıklar anüsten dışarı atılır.

About the Author

Leave a Reply

You can use these XHTML tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>

Reklam İçin İletişim Adresi: ismail.001@hotmail.com Telefon: 0542 219 21 99