Şişmanlık
Şişmanlığın Tanımı
Şişmanlık; vücut ağırlığının, yağ dokusundaki artış nedeniyle normalden fazla olması durumudur. Boya göre normal ya da arzu edilen ağırlık, yaşa, cinsiyete ve özel durumlara göre değişir. Vüvut ağırlığı normal ağırlığın % 10′undan fazla olan insan şişman sayılır. % 10′a kadar artış ise normalin üst sınırı olarak kabul edilir.
Buna göre, normal ağırlığı ortalama 60 kg. olan bir insanın ağırlığı 66 kg. ve üzerinde ise şişmandır. Ağırlık artışı miktarına göre şişmanlık; hafif, orta ve aşırı olarak gruplandırılır.
Şişmanlığın ve derecesinin belirlenmesinde özel yöntemler uygulanır. En basit ve kolay uygulanan yöntem, vücut ağırlığının ölçülerek arzu edilen ağırlıkla karşılaştırılmasıdır. Bunun için; idrar ve bağırsak boşaltıldıktan sonra, sabah kahvaltısı etmeden, ince bir giyecekle vücut ağırlığı ölçülür; boya, yaşa ve cinsiyete göre arzu edilen ağırlıkta karşılaştırılır.
Normal vücut ağırlığı ortalama olarak şöyle de hesaplanabilir: 40 yaşına kadar, santim cinsinden üç sayıyla yazılan boy uzunluğunun son iki sayısından kadınlarda beş; erkeklerde üç çıkarılır. Bulunan değer, arzu edilen ağırlığı ortalama olarak verir. Örneğin, 160 cm. boyundaki bir kadının 55 kg., erkeğin ise 57 kg. dolayında olması gerekir. Yaşı 40 üzerinde olanlar için, son iki sayıdan, kadınlarda beş yerine üç çıkarılır, erkeklerde ise çıkarma yapılmaz.
Şişmanlık, Şişmanlığın Zararları Nelerdir.?
Günümüzde, şişmanlık iyileştirilmesi gereken bir hastalık sayılmaktadır. Şişmanlık, çok çeşitli bozukluklara yol açar, hastalıklara riski (yatkınlığı) artırır, ömrü kısaltır ve sağlığı önemli ölçüde etkiler.
Şişmanlığın başlıca zararları şunlardır;
1. Şişmanlık, kalp – damar, sindirim ve boşaltım gibi çeşitli sistem hastalıklarına, şeker hastalığına riski artırır. Kalp hastalıkları, dolaşım bozuklukları, kan basıncının yüksekliği, damar sertliği, safrakesesi hastalıkları, beyin kanaması, felçler, şeker hastalığı, metabolizma bozuklukları ve birçok hastalıklar, şişman insanlarda, şişman olmayanlara göre çok sık görülür.
Şişmanlıkta, çok çeşitli hastalıklara yatkınlık arttığı gibi, hastalıklarda iyileşme zorlaşır ve uzun sürer.
2. Fazla olan vücut ağırlığının taşınması, iskelet sisteminin yükünü artırır; bel, kalça, diz ve ayak gibi yerlerde bozukluklara ve ağrılara yol açar. Ağır bir vücut yükünün taşınması nedeniyle, fiziksel etkinlikler yavaşlar ve azalır; çalışma verimi düşer; hantallık yüzünden çarpma, düşme gibi kazalar sık görülür.
3. Şişmanlık, güzellik anlayışına uymadığından, özellikle gençlerde, huzursuzluğa, çekingenliğe ve tembelliğe yol açabilir. Kendini “çirkin” ve “gülünç” bulmaya başlayan insanın ruh sağlığı bozulabilir ve yine fazla yiyerek doyum sağlamaya çalışabilir.
4. Şişmanlarda ortalama ömür önemli ölçüde kısalır. Bu konularda yapılan araştırmalar ve istatistik (sayıbilim) verileri şişmanlığın zararlarını çarpıcı sayılarla ortaya koymaktadır.
Şişmanlığın Nedenleri Nelerdir.?
Şişmanlığın esas sebebi, uzun süre harcanandan çok enerji almaktır. İhtiyaçtan çok alman karbonhidrat yağ ve protein yağa çevrilerek vücutta depolanır. Bu yağ, gerektiğinde enerji kaynağı olarak kullanılır. Vücuttaki yağ dokusu sürekli olarak yapılır ve yıkılır.
Harcanandan çok alınan enerji yağ dokusunu artırarak şişmanlığa yol açar. Şişmanlığa yol açan en önemli etmen oburluktur.
Aşırı yemede, bilgi yetersizliği, beslenme alışkanlıkları, ruhsal sorunlar, ekonomik durumun iyileşmesi, hormonlarda dengesizlik gibi etkenler rol oynar. Şişmanlık, değişik sebeplerin etkileşimiyle de oluşabilir.
Oburlukta ve şişmanlıkta tek ya da birbiriyle bağıntılı olarak rolü olan etmenlerin başlıcaları şunlardır:
1. Yaş ve Cinsiyet: Şişmanlık her yaşta ve iki cinsiyette de görülmektedir. Ancak, ergenlik çağında ve sonra kızlarda; aybaşı kesiminden (menopoz) sonra kadınlarda şişmanlığa daha sık rastlanmaktadır. Gebelikte, bebeklik ve çocukluk çağında aşırı beslenme de önemli etkendir.
Gebelikte aşırı beslenme annenin ve yavrunun ilerde şişman olmasında rol oynar. Fazla kilo alan kadın, emzirme döneminde normal kiloya zayıflamazsa, zamanında enerji kısıtlamasına gitmezse şişmanlığı kalıcı olabilir.
Gebelikte aşırı beslenme yavrunun da ileride şişmanlamasını kolaylaştırabilir. Normalden fazla ve normal ağırlıkta doğan bebeklerin aşırı beslenmesi, yağ hücrelerinin çoğalmasını ve hacim olarak büyümesini uyararak şişmanlama eğilimini artırır.
2. Çalışma ve Etkinlik Durumu: Enerji ihtiyacı çalışma ve etkinlik durumuna göre değişir. İş ve etkinliklerin gerektirdiği enerji düşünülmeden, hafif işte çalışanlar bile ağır iş görenler kadar yiyerek enerji dengesini bozarlar.
Ayrıca az yediklerini söyleyerek şişmanlıklarından yakınırlar. Genellikle, ağır işlerde çalışanlara ve kırsal alanlarda hareketli insanlara göre; kentlerde, oturarak çalışanlarda, ev kadınlarında şişmanlık daha yaygındır. Harcanandan çok alınan enerji fazla yağ depolanması demektir.
3. Ruhsal Nedenler: Bazı insanlar sıkıntı, üzüntü gibi sebeplerle aşın yeme eğilimindedir. Başansızlıklarını, mutsuzluklarını ve güvensizliklerini yenmek için, farkında olmadan durmadan yiyen ve böylece doyum sağlamaya çalışan insanlar vardır. Ruhsal sorunları nedeniyle oburluk eden kişilerin aşırı yeme alışkanlığından kurtulması, bu sorunların çözümüne yardım edilerek sağlanabilir.
4. Hormon Dengesizliği: Tiroit, pankreas, hipofiz, böbreküstü ve cinsel bezlerin hormon yapımında ve salınmasındaki bozukluk şişmanlıkta rol oynar Bu iç salgıbezlerinin az ya da çok çalışmasıyla ortaya çıkan hastalıklarda metabolizma bozulur, yağ yapımı hızlanır ve özel bir şişmanlığa yol açabilir. Hormon dengesizlikleri sebebiyle oluşan şişmanlık sık görülmez. Bu tür şişmanların zayıflama diyetleriyle normal kiloya inmeleri öteki şişmanlardan daha zordur.
5. Kalıtım: Kalıtımın şişmanlıkta etkisi olup olmadığı tartışma konusudur. Anne ve babası şişman olan çocuklarda şişmanlığın, anne ve babası normal ağırlıkta olan çocuklara göre çok sık rastlanması, şişmanlıkta kalıtımın etkisini düşündürmektedir. Bazı araştırıcılar şişmanlıkta kalıtımın rolü olduğunu , savunmaktadır. Başka araştırıcılar ise bu görüşte değildir; şişman ailelerin çocuklarında şişmanlık sıklığım, ailenin beslenme alışkanlıklarıyla açıklamaktadırlar.

Leave a Reply