Süreğen Pankreas İltihaplı Bir Kişinin Sağlık Korunması
SÜREĞEN PANKREAS İLTİHAPLI BİR KİŞİNİN SAĞLIK KORUNMASI
İçki kullanabilir mi?
Kesinlikle hayır. Tedavi bölümünde de görüldüğü gibi, bütün alkollü içkilerin kullanımının kesilmesi, hastalığın geleceğinin iyileşmesi için gerekli öğelerden biridir. Bu durum, hasta ameliyat olduktan sonra da değişmez ve alkol yasağı aynı kesinlikle sürer.
Yolculuk ve spor yapabilir mi?
Süreğen pankreas iltihabı, değişik görünümlerde, dolayısıyle değişik ciddilikte ortaya çıkabilen bir hastalıktır. Hastaların çoğunda bu soruların yanıtı, hastalığın ciddiliğine bağlıdır. Çoğunlukla hastalık hafiftir ve hasta yolculuğa çıkabilir, spor yapabilir, istediği bütün bedensel hareketleri uygulayabilir. Ama süreğen pankreas iltihapları, aslında, hastanın genel durumunu bozarak güçsüz bırakan hastalıklardır. Bu genel durum değişikliği nedeniyle hasta, etkinliğini kendi kendine kısıtlar.
Sigara kullanabilir mi?
Tütün tıpta genel olarak zararlı bir madde sayılmaktadır; bununla birlikte tütün zehirlenmesinin süreğen pankreas iltihaplarına yansıması henüz ortaya konamamıştır. Dolayısıyle, bu hastaların tütün kullanımım bırakması ile herhangi bir kişinin bırakması arasında hiç bir fark yoktur.
Çalışma etkinliğini azaltmalı mıdır?
Yukarda da gördüğümüzce, bütün beden ve kafa etkinlikleri gibi çalışma etkinliği de, doğru yapılabilmesi için yeterli bir genel durum gerektirir. Dolayısıyle, genel durumun iyi korunduğu
hastaların çoğunda çalışma etkinliği normal olacaktır. Çalışma etkinliği genel dunun değişikliklerine uyarlanman ve genel durum hızla bozulduğunda, hemen ara verilmelidir.
Tıbbi gözetim gerekli midir?
Kesinlikle gereklidir. Süreğen pankreas iltihabı, gerçekte değişmez evrimli bir hastalıktır ve tıbbi gözetimin amacı tedaviyi evrime uyarlamaktır. Tıbbi denetimin sıklığı, hastalığın evrim biçimine göre değişir. Genel olarak, her ay yapılan klinik ve biyolojik denetim yeterlidir. Evrimin yavaşladığı farkedilirse, bu aralar daha da uzatılabilir. Yalnızca pankreasa yönelik bu gözetime, bir göz ih-tilatınm araştırılması için göz denetimi de eklenmelidir (ortalama olarak yılda 2 kez).
Bu kavramlar, bir cerrahi girişim yapıldığında da aynı biçimde geçerlidirler.
Hasta yolculuğa çıkarken reçete ve ilaçlarını yanında taşımalı mıdır?
Genellikle evet. Kuşkusuz kesin yanıt, yolculuğun süresine ve gidilecek yere bağlıdır. Hastalık ciddiyse, zaten yolculuğa çıkmak öğütlenmez. Genel durumu iyi olan ve Avrupa’da herhangi bir ülkeye giden bir hastanın yanında ilaç taşıması pek gerekli değildir. Ama kimlik kağıtları arasında hastalığıyla ilgili bir reçete ve kısa bir not bulunursa, bu kağıtlar ona büyük yardımda bulunurlar; hattâ, sözgelimi bir yol kazasında, yaşamının kurtulmasını sağlarlar. Bir yaralıda süreğen pankreas iltihabının varlığının bilinmesi, uygulanacak olan acil tedaviyi önemli ölçüde değiştirir.
AYIRICI TEŞHİS
Ayırıcı teşhis çoğunlukla güçtür. Ama, kötücül bir bozun bulunması kaygısı, ameliyata yöneltir. Ameliyat teşhise yön verir, bozunlarm tam bir bilançosunu çıkarır ve çoğunlukla tedavinin önemli bölümünü oluşturur.
TEDAVİ
Asıl tedavisi, neden olan bozuna yönelik ikincil pankreas iltihapları dışında, süreğen pankreas iltihaplarının tedavisi özellikle, belirtileri ortadan kaldırmaya yöneliktir.
Tıbbi tedavi
Tıbbi tedavi bütün alkollü içkilerin kesilmesinin yanısıra, ağız ya da kas içi yoluyla verilen ağrı kesicilere (özellikle aspirin), kasınma (spazm) çözücülere ve atropin türevlerine dayanır. Uyuşturucu madde düşkünlüğüne yolaçabilecek morfin ve benzerleri vermekten kaçınılmalıdır. İvegen bir nöbet durumunda, hastanın hastaneye yatırılarak bir mide borusu ile midenin sürekli olarak boşaltılması gerekir.
Beslenme rejimi, pankreasın dış salgısmdaki bozuklukların, zayıflamanın ve şeker hastalığının önemine göre değişir (beslenme rejimi, kızarmış yağlar açısından yoksul, proteinler bakımından zengin olmalıdır).
Ağız yoluyla etkin olan taze dondurulmuş pankreas özleri çok pahalıdır; ama ciddi durumlarda, beslenme rejiminin genişletilmesini ve kilo almayı sağlarlar.
Şeker hastalığının tedavisi çoğunlukla güçtür; çünkü hastalığın evrimi değişkendir, dolayısıyle de kan şekeri düzeyinin düşmesi (hipoglisemi) tehlikesi her zaman vardır.
Cerrahi tedavi
4 ameliyat yöntemi uygulanabilir.
Bu ameliyat, ağrı duyusunu taşıyan sempatik uyaranların ortadan kaldırılması için sempatik sinir düğümlerinin (güneş sinir ağı) çıkarılmasıyla birlikte sol dalak sinirleri çıkarımını (dalak sinirlerinin kesilmesi) birleştirir.
Ameliyat, bozunlarm iyi biçimde gözönüne serilmesini sağlayan ön yolla ya da daha çabuk olan arka yolla yapılabilir. Yaygın bir pankreas iltihabı ile birlikte giden önemli ağrılar görülen hastalarda bu girişim gereklidir. VVirsung kanalında bir taşın ya da bir yalancı kistin bulunduğu hastalarda uygulanmamalıdır.
Yeni akış yolları yaratmak
Wirsung’un geniş görüldüğü hastalarda, ‘VVirsung kanalı-ince barsak arası ağızlaştırmayla (Wir-sungo-jejunostomi) yeni bir yol yapılır. Fizyolojik yol (yani Wirsung kanalı) üstünde bir engel bulunan hastalardaysa, yeni yol koledok kanalı-ince barsak ağızlaştırmasıyla (koledoko-jejunostomi) ve mide-ince barsak ağızlaştırmasıyla (gastro-jejunos-tomi) oluşturulur. Oddi büzücü kası- kesme, en sık yapılan ameliyatlardan biridir; ağrı üstüne etkilidir.
Kısmi pankreas çıkarma
Bozunlarm yaygınlık derecesine ve cerrahi olanaklara bağlı olarak, pankreas kuyruğunun çıkarılmasından, yaklaşık olarak bütün pankreasın çıkarılmasına kadar değişik biçimleri vardır. Girişimler ancak, modern cerrahi merkezlerde ve bu tür girişimlere alışkın ekipler tarafından yapıldığında başarılı sonuçlar verir. Ameliyata, beden orta çizgisinde göbek üstü ve göbek çevresi bir keşi ile başlanır. Ameliyat öncesinde tam bir bilanço, ameliyat sonrasında da ortalama bir aylık hastane gözetimi gereklidir.
İhtilatların tedavisi
Güçtür ve bir yalancı kist varsa, gene özel do-natımlı bir cerrahi kliniğinde yapılmalıdır; kist küçük ve anatomik durumu uygunsa çıkarılır; genellikle, yalancı kist çeperini çevre organlar yaptığı için çıkarılamaz ve içeriğinin sindirim borusunun bir bölümüne akm’asmı sağlayan yeni bir yol gerçekleştirilir: Mide-kist ağızlaştırmasi; onikiparmak barsağı-kist ağızlaştırmasi; boşbarsak-kist ağızlaştırmasi.
Ameliyat kararı ancak, kesin bir bilançodan sonra verilebilir. Hiç bir ihtilat göstermeyen ve çok az sıkıntısı olan bir hasta ya da tersine, zayıflamış, denetim altına alınamayan bir şeker hastalığı olan ve genel durumu kötü bir hasta, asla ameliyat edilmemelidir.
Hastalığının kesin teşhisi konmayan ya da bir ihtilat bulunan (sarılık; kanama; yalancı kist) bütün hastalar, mutlaka ameliyat edilmelidir.
Hastaların ameliyat sonrası gözetimi, kan şekeri düzeyinin, dışkıların durumunun, tartı eğrisinin incelenmesine ve ihtilatların araştırılmasına dayanır.
SONUÇ
Görüldüğü gibi, süreğen pankreas iltihapları gerek teşhis, gerekse tedavi sorunlarına yolaçarlar ve ivegen pankreas iltihapları ile aralarındaki sınır pek açık değildir.
Evrimleri ciddiliklerine ve tedavilerinin güçlüğüne bağlıdır. Tedavide önemli bir nokta, cerrahi girişimin zamanının seçilmesidir.

Leave a Reply