Ülser Hastalıkları, Ülserler
ÜLSERLER
Mide asidiyle temasta olan bir sindirim kanalı bölümünde (özellikle mide – onikiparmak barsağı) ortaya çıkan madde yitimine «ülser» denir.
Ülser hastalığı tekrarlamalarla ilerler. Bu tekrarlamalar sırasında mukozada bir ülser (yara) oluşur ya da yeniden etkinleşir. Bu hastalığa, özellikle yaşama düzeyi yüksek ülkelerde çok sık raslanır. Bununla birlikte, ülserin mide yerleşimi, onikiparmak barsağı ülserine oranla daha azdır. Ülserler kadınlardan çok erkeklerde görülür:
Mide -onikiparmak barsağı ülserleri bütünü için erkek kadın oranı 3/1′dir. Hastaların yüzde 20′sinde, hastalığın ailesel bir özelliği vardır. Ülserlerin tek bir nedeni yoktur: Ülser oluşması için mide asit salgılamasının yüksek olması ve mukoza savunmasının kötü olması gereklidir. Ülserlilerde özel bir ruhsal durum bozukluğu da saptanabilir.
Çoğunlukla ilaç tedavisinden etkilenen mide-onikiparmak barsağı ülserleri, ciddileşip ameliyat da gerektirebilirler. Bu arada kötücülleşme (kansere dönüşme) tehlikesi bulunduğundan, mide ülserli hastaların düzenli olarak gözetim altında tutulmaları gerektiği unutulmamalıdır.
Burada, mide küçük eğrilik (curvâtura minör) ülserini inceleyeceğiz.
NEDENLER
Mide ülserlerinin nedeni bilinmemektedir. Bununla birlikte bazı ailelerde, aşırı sinirli ve kolay heyecanlanan bazı kişilerde, bazı ilaçların (özellikle kortizon türevleri; aspirin ülsere yolaçmaktan çok, varolan bir ülseri kanatma eğilimlidir) alınmasından sonra ya da bazı hastalıklar sırasında (sözgelimi sirozda ya da içsalgı bezi hastalıklarında) daha sık görüldükleri farkedilmiştir.
TEŞHİS Klinik belirtiler
Hastaların yüzde 9O’ı çok özel ağrılar nedeniyle hekime başvurduklarından, hemen ülser akla gelir. Hafif bir ağrı ya da sızı biçiminde olabileceği gibi, yanma, tırmalanma, açlık duyularına da benzeyebilen ağrılar, bazen kramp ya da mide dönmeleri gibi şiddetli olarak tanımlanırlar ve hastada yatma isteği uyandıracak derecede şiddetlidirler. Mide bölgesindeki bu ağrılar, yemeklerden birkaç saat sonra ortaya çıkarlar ve besin, özellikle süt gibi besinler alınmasıyla yatışırlar.
Böylece, ülserlinin günü, aralarında sakin dönemlerin bulunduğu yemek ve ağrı evrelerine bölünmüştür.
Ülser ağrılarının bu özellikleri- dışında, başka bir özellikleri de vardır: Yıl içinde dönem dönem gelirler. Yılda birden çok ağrılı dönem vardır ve çoğunlukla biri ilk, biri sonbahardadır.
Başlaması ve sona ermesi çok belirgin olan bu dönemler sırasında, hasta, bir tek gün bile aksamadan her gün ağrı çeker. Süreleri değişken olan bu dönemler, genellikle 3-4 hafta, sürerler, bu süre Haç tedavisiyle kısalır. Ender olarak, ağrılara hafif sindirim bozuklukları, kabızlık, bulantı gibi başka sebepler eKlenlr.
Klinik muayenede bir şey algılanmaz; ritmik bir ağrı karşısında, bu belirtisizlik de ülseri akla getirir.
Tamamlayıcı muayeneler
Her zaman röntgen filmlerini, çoğunlukla mide içine bakma (gastroskopi) muayenesini ve ameliyat düşünüldüğünde, mide borusu koyarak mide suyunda asit miktarının ölçülmesini kapsarlar.
Röntgen muayenesi
Yemek borusu-mide-onikiparmak barsağı geçişi filmi, ülserin ve yerinin ortaya konmasını sağlar. Ülserin dolaysız ve dolaylı görüntüleri vardır. «Ülser yuvası», ülserleşmiş mide çeperine uyan ve içini, hastanın aldığı baryumlu sıvının doldurduğu ek bir görüntüdür. Ülser bulunmasının dolaylı görüntüleri arasında, ülserin karşısındaki eğrilikte (curvâtura) içeri doğru bir çöküntü, mukoza kıvrımlarının bozuna doğru toplanması ve antrum ya da mide kapısında tepkisel anormallikler sayılabilir.
Röntgen bulguları, ancak bütün filmlerde değişmez oldukları zaman değerlidirler.
Filmler, ülserin teşhisinde ve evriminin izlenmesinde vazgeçilmez bir öğedir. Ama kansere dönüşme ya da yalancı ülserli mide kanseri olasılıklarını kesin olarak bir yana bırakmayı sağlamaz.
Mide içine bakma (gastroskopi)
Yumuşak gastroskop kullanılarak yapılan bu muayene, yalnızca bozunun görülmesini değil, biyopsi yapılmasını da sağlar. Alınan parçanın laboratuvarda incelenmesi, kanserle ayırıcı teşhisi yaptırır. Bozunun iyicilliğinden en küçük kuşku durumunda (az belirgin klinik belirtiler; fazla bir açıklama getirmeyen filmler) mutlaka biyopsi yapılmalıdır.
Mide suyunda asit miktarının ölçülmesi
Hastaya mide borusu konularak yapılan bu muayene, gerçek bir teşhis değeri taşımaz; ama mide sıvısının dinlenme sırasındaki ve vagus sinirlerinin uyarılmasından sonraki hidroklorik asit miktarına göre, cerrahi girişim tipinin seçimini sağlar.
EVRİM
Kendiliğinden evrim, mide ağrısı nöbetleri ve buna, eşlik eden sindirim bozuklukları biçiminde olur. Tedavi edilmemiş bir ülserin kendini belli etmemesine ender raslanır. Çoğunlukla, birkaç aylık sakinlikten sonra, yeni bir ağrılı dönem ortaya çıkar. İlaç tedavisine genellikle bir ağrılı dönemin sonunda başlanır ve düzenli olarak izlenirse tekrarlamayı önler. Bununla birlikte, ilaç tedavisine direnen ülserler vardır ve bu durumda, ortaya çıkan rahatsızlığa ve hastanın yaşama biçimine göre, cerrahi tedavi gerekliliği tartışılmalıdır.
İhtilatlar
Kanama, delinme, mide kapısı darlığı ve kansere dönüşme gibi ihtilatlar ortaya çıkabilir.
Ülserlerin yüzde 15-20′sinde görülür. Bu ihtilat, daha çok ülser hastalığının başlangıcında olur ve bazen ülseri açığa çıkaran bu kanamadır. Ya makattan siyah kan gelmesi (melena) ya da kusmayla kan çıkarma (hematemez) biçiminde ortaya çıkar. Böyle bir kanama, hastanın, acil tedavisi için olduğu kadar (kan nakli), gözetimi ve ilerdeki cerrahi tedavi gerekliliğinin saptanması için de hastaneye yatırılmasını gerektirir.
Delinme
Ülserlerin yüzde 3-15′inde görülür. Hastalığın başlangıcında olabilir. Erkeklerde kadınlara oranla daha çok raslanır.
Mide delinmesi, mide bölgesinde apansızın şiddetli bir ağrıya yolaçar. Ağrı hızla bütün karna yayılır.
Bu derece şiddetli bir ağrı, çoğunlukla bir şok durumu yaratır. Ateş yoktur; ama muayenede mide suyunun karın boşluğuna geçişinin yolaçtığı karın zarı iltihabını yansıtan ağrılı ve giderilemeyen bir karın kasları direnci bulunur. Hazırlıksız karın filmi, karın boşluğunda, özellikle diyafram altında hava bulunduğunu gösterir.
Bu ihtilat, hastanın hemen hastaneye kaldırılmasını gerektirir. Hastanın su ve elektrolit dengesi düzeltilirken, mide içeriğinin sürekli dışarı çekilmesi için bir mide borusu konarak, hasta ameliyata hazırlanır. Kısa süreli bu dönemden sonra hasta acil ameliyata alınır. Delik düzeyinde yalın bir dikiş atmayla deliği kapatma (gastrorafi) ya da hemen midenin bir bölümünün çıkarılması (gast rektomi) arasında seçme yapma olanağı vardır. Yalın dikiş yeğlenirse, daha sonra ülserin ilaçla tedavisi gerekir. Bu durumda ilerde, genel durumu iyi olan bir kişide, seçici ülser ameliyatı tasarlanmıştır. Teşhis çabuk konur ve hemen tedavi edilirse, mide ülseri delinmesi çok ciddi bir olay değildir. Buna karşılık, delinmeden 24 saat sonra hastaneye götürülen hastalarda, ölüm oranı yüzde 50′dir.
Mide kapısı darlığı
Mide ülserinden çok, onikiparmak barsağı ülserinin ihtilatıdır. Mide-onikiparmak barsağı ülserlerinin yüzde 2′sinde görülür ve hastalığı ortaya çıkaran belirti olabilir. Ülser ağrılarının değişmesi biçiminde belirir: Alman besinlerin kusmayla çıkarılması; hasta açken midede çalkantı sesi algılanması; geç evrede karın çeperinde, mide bölgesinde gözle görülen sağmma dalgaları. Röntgen muayenesinde (kesinlikle hiçbir şey yememiş hastada) bir birikme sıvısı bulunduğu ve midenin önemli derecede genişlediği saptanır. Onikiparmak barsağına doğru geçiş yoktur ya da çok az vardır. Bu durumda hastaya mide borusu yutturulur ve mide içeriği boşaltılır. Tepkisel bir darlık sözkonusuysa, ülserin tedavisiyle düzelir. Yapısal bir darlık gelişmişse ve nedbeleşme özellikle bağ-dokusundan oluşmuşsa, ameliyat gerekir.
Kansere dönüşme
En ciddi ihtilattır. Mide ülserine özgüdür, ama çok sık görülmez (mide ülserlerinin yüzde 4-10′u). Ortalama 55 yaşındaki kişilerde görülür.
Midenin bazı bölgelerinde daha çok raslanmak-tadır: Küçük eğriliğin dikey bölümündeki ya da yatay bölümündeki bir ülserin kansere dönüşme olasılığı yüksektir.
Klinik olarak, ağrıların ritmik ve dönemsel niteliğinin yitmesi, kusmaların eşlik etmesi, iştahsızlık ve zayıflama karşısında, kansere dönüşmeden kuşkulanılır. Röntgen filmlerinde değişiklik her zaman saptanmaz. Bu durumda yumuşak (cam elyafından) gastroskop ile üstüste biyopsiler yapılır. Midenin tümünün çıkarılmasını ve lenf düğümlerinin temizlenmesini içeren cerrahi tedavi gerekir. Ama, özellikle erken teşhis edilmemişse, sonuçlar pek iyi değildir.
HASTALIĞIN ÖTEKİ BİÇİMLERİ
Hiç belirti vermeyen ya da bir ihtilat sırasında ortaya çıkarılan ülserler vardır. Ülser, midenin büyük eğriliğinde, mide ağzında ya da midenin yüzlerinden birinin üstünde bulunabilir. Bir oniki-parmak barsağı ülseriyle birlikte de olabilir. Ayrıca, bazı ilaçların alınmasıyla (özellikle iltihaplanmaya karşı ilaçlar) ortaya çıkan ülserler vardır.
AYIRICI TEŞHİS
Bir gastrit (mide iltihabı), bir diyafram fıtığı ve safra kesesi ağrıları olasılıkları hızla elenir. Sorun, midedeki bozunu tanımak, daha sonra da ülser görünümlü bir kanserden ya da kansere dönüşmüş bir ülserden ayırdetmektir. Bunun için tamamlayıcı muayenelerden, özellikle de yumuşak gastroskopla mide içine bakma muayenesinden ve biyopsilerden yararlanılır. Gene de kesin bir kanıt elde edilmezse, ilaç tedavisine başlanır ve 6 hafta sonra tam bir bilanço yapılır. Ülserin röntgen filminde yitmiş olması, iyicilliğinin kanıtıdır. Belirgin bir değişiklik olmayan durumlarda, kötücüllük kuşkusu nedeniyle cerrahi girişim uygulamak gerekir.
TEDAVİ
İhtilatsız ülserlerde tıbbi tedavi uygulanmalı-
Tıbbi tedavi
Beslenme rejimi, dinlenme ve ilaçları kapsar.
Beslenme rejimi
Ağrılı dönemde süt kürü yapılır. Özellikle aç karnına, tütün yasaklanır. Öte yandan baharat ve
Bütün mide hastalıklarında bu baharatların tümü yasaktır. Çünkü, mide çeperi için zararlı mide asiti salgılamasına yolaçarlar.
İvegen mide dönmesini (volvulus) açıklayıcı çizimler. — A. Uzunlamasına mide dönmesi. — B. enlemesine mide dönmesi.

Leave a Reply