Villuslu Urlar (villöz papillom)
VİLLUSLÜ URLAR
Villuslu urlar (villöz papillom) epitel dokumundan gelişirler (epitel urları). İyicildirler, ama yozlaşabilirler; dolayısıyle «kanser öncüsü» diye nitelenen bozunlardır.
Gençlerde ender görülürler; daha çok 55-75 yaşlar arasındaki erkeklerde raslanırlar. Tedavileri özellikle cerrahidir ve iyicil urların geleceği. iyidir; tek tehlike, urun tekrarlamasıdır.
NEDENLER
Nedenleri henüz bilinmemektedir.
TEŞHİS
Klinik belirtiler
Villuslu bir uru açığa vuran belirtiler son derece değişiktir. Genellikle, villuslu urun yerleşme yeri ne kadar aşağıda olursa, klinik belirtiler o derecede kesindir. Hastalığı akla getiren başlıca belirti, sümüksü akıntıdır. Beyazımsı, renksiz, yapışkan ve akan, jelatini andıran, genellikle yumurta akına benzetilen, dışkımsı olmayan bir makat akıntısıdır.
Bu akıntı değişik miktardadır: Az olduğunda hastayı kaygılandırmaz; bol ve tekrarlayıcı oldu-ğundaysa, hastayı hekime başvurmaya yöneltir. Bununla birlikte, bu çok değerli belirtiye her zaman raslanmaz: Hastaların ancak yaklaşık 1/3′ünde görülür. İkinci belirti kanamadır. Göden barsağı kanamalarına oldukça sık (villuslu urların yüzde 50′sinden çoğunda) raslanır; dışkılarla ya da sümüksü akıntılarla karışık olarak atılırlar.
Ağrılar (sancı, buruntu, apışarası ağrıları) ve yalancı dışkılama istekleri özellikle büyük urlarda görülür.
Barsak geçiş bozukluklarına ender raslanır: Çoğunlukla az sayıda dışkılarla akıntıların karışımından oluşmuş bir yalancı ishal sözkonusudur.
Göden barsağının parmakla muayenesi
Villuslu urların, göden barsağının parmakla muayenesiyle teşhisi güçtür. Bu urlar yumuşaktırlar, yaygındırlar, çok sayıda ince çıkıntılardan yapılmışlardır, genellikle parmak altından kayarlar; pürtüklü bir ur ele gelirse de, dışkılarla kanştırı-labüirler. Bu yüzden, göden barsağmın parmakla muayenesi her zamankinden daha iyi koşullarda yapılmalıdır. Eu koşullar altında gerçekleştirilirse, parmak altında bir ıslak sünger duyumu veren bu uru teşhis etmeyi sağlar; ayrıca urun kesin yerini, makat büzücü kasma göre yüksekliğini, hacmini ve tutunma biçimini belirtirler.
Villuslu urlar 2 biçimde tutunurlar: Büyük bölümünün tutunma tabanı çok geniştir-, geri kalan bölüm saplıdır (yani çepere, ya bir ayak ya da ince bir sapla bağlıdır); saplı urlar genellikle küçük urlardır.
Tamamlayıcı muayeneler Göden barsağı içine bakma
Bu muayenenin yorumlanması da güçtür. Çoğunlukla, ur sümüksü bir tabaka ile örtülüdür ve bu tabaka tarafından gizlendiği için açığa çıkarılması güçtür; bununla birlikte, bu sümüksü örtü, urun dolaylı bir belirtisi olarak düşünülebilir. Müküsle kaplı villuslu ur, genellikle koyu kırmızı renktedir. Yumuşaktır ve dokunulunca ağrımaz; çevresindeki mukoza normal görünümlüdür.
Göden barsağı içine bakma (rektoskopi)- muayenesinde 3 görünüm tanımlanabilir: Tutunma tabanı geniş ur; saplı ur; yaygın ur. Yaygın ur, genellikle göden barsağı boşluğuna az çıkıntı yapar; ama çeper üstünde çok yayılmıştır.
Biyopsi
Göden barsağı içine bakma muayenesinde parça da alınabilir.
Bu urların sık olarak yozlaşma olasılıklarından ötürü, ur düzeyinden tek bir parça almakla yetinilmemelidir. Gerçekten, yozlaşma urun bir noktasından başlar ve yanlışlıkla kötücül bölgeye komşu ve hâlâ iyicil olan bir bölgeden parça alma tehlikesi vardır; bu yüzden çok sayıda parça alınmalıdır.
Bozunun hücre tipini saptamayı ve uygulanacak tedavinin biçimini (kesinlikle iyicil bir urun tedavisi ile kötücül bir urunki kuşkusuz çok değişiktir) belirlemeyi, yalnızca bu parçaların mikroskopta incelenmesi sağlar. Bütün bu özenlere karşm, bazen bozunun hücre tipi kesinlikle belirlenemez.
Bu durumda en mantıklı tutum, tam bir hücre incelemesi yapmak amacıyla urun çıkarılmasıdır. Ur iyicilse, yalm çıkarma girişimi yeterlidir; ur bir noktada yozlaşmışsa, tedaviyi kanser cerrahisiyle tamamlamak gerekir.
Baryumlu lavman
Göden barsağı içine bakma muayenesiyle açığa çıkarılabilen bu urların teşhisinde fazla bir yararı yoktur. Bununla birlikte, üstteki kalın barsağm durumunu belirler (göden barsağı villuslu uru, iyicil ya da kötücül başka bir bozunla birlikte olabilir) ve düzenli kenarlı, yuvarlak bir kütle görünümündeki uru görmeyi sağlar.
EVRİM
Kesinlikle iyicil dönemde teşhis edilen villuslu urun evrimi elverişlidir. Yalın bir cerrahi girişimden sonra gelecek iyidir; tek tehlike,urun tekrarlamasıdır (hastaların yaklaşık yüzde 20′sinde). Ur tam çıkarılmamışsa, tekrarlama erken olur; tersine tam olarak çıkarılmışsa, çoğunlukla tekrarlama uzun süre sonradır. Bu urlardaki başlıca tehlike, kanserleşme olasılığıdır.
Kalın barsak mukozasının ayrıntıları: Silindirsi epitel hücrelerinden ve çok sayıda kadehsi hücrelerden yapılmış barsak mukozası. Epitel tabakası, mukoza kas tabakasına değinceye kadar düzenli biçimde içe girintiler oluşturur. Barsak tümürleri yoktur ve barsak mukoza girintilerinde Paneth hücreleri bulunmaz.
İhtilatlar
İhtilatlara,kanserleşmiş urlar yolaçar.
Villuslu urlara bazen, hekime geç olarak başvuran bir hastada, bazen de kötücül biçimde ur tekrarlaması bulunan bir hastada raslamr. Bu ikinci olasılık, bir tekrarı en erken ortaya çıkarmak amacıyla.ameliyat sonrası uzun bir gözetim gerekliliğini vurgular.
Kanserleşme, villuslu urların geleceğini, hattâ klinik belirtilerini değiştirir: Göden barsağının parmakla muayenesinde, ur sert bir yapı alır; tutunma tabanına yakın mukozayı kötücül hücreler kaplamıştır ve mukoza karton sertliğindedir. Göden barsağı içine bakma muayenesi, kötücül özelliklerini ortaya koyar: Yaralı ve dokunulunca kolayca kanayan kanamalı bir ur. Parça alınması kanserleşme teşhisini doğrular.
Böyle bir durumda, bütün kanserlerde olduğu gibi, yayılma belirtilerini araştırmak gerekir. Çoğunlukla bu belirtilere raslanmaz; çünkü villuslu bir ur üstünden gelişen kanserin evrimi özellikle yereldir (bu kanserler daha yavaş evrim gösterirler ve uzun süre yerel kalırlar).
HASTALIĞIN BAŞKA BÎR BIÇÎMÎ
Villuslu urların çok özel ve çok ender raslanan bir biçimini, «aşırı salgı salgılayıcı» diye nitelenen urlar oluşturur.
Bu urlar 3 evrede gelişirler: Başlangıçta yalındırlar; daha sonra bol salgı salgılayıcıdırlar; uru açığa çıkarıcı çeşitli nedenlerden birinin etkisi altında, apansızın gerçekten aşırı salgı salgılayıcı olurlar. Uru açığa çıkarıcı nedenler arasında su kısıtlamaları ve özellikle boşaltıcı lavmanlar sayılabilir.
O zaman urlar, sıvı yitimlerinin önemine bağlı olarak son derece tehlikeli tablolar oluştururlar. Kalp-damar şoku (çok düşük atardamar basıncı) tehlikesi ile birlikte, apansızın şiddetli bir susuz kalma yerleşir. Çoğunlukla yalm bir zihin bulanıklığından, hafif komaya kadar bilinç bozukluklarına raslanır.
Biyolojik düzensizlikler her zaman kesindirler: Kan üresinin yükselmesi; özellikle önemli ölçüde kan potasyum düzeyi azalması (hipokaliyemi). Bu gibi durumlarda hastalar yalnızca acil ameliyatla (ameliyat öncesinde, sırasında ve sonrasında sıvı-elektrolit tedavisi yaıdımıyla) kurtarılabilir.
AYIRICI TEŞHİS
Göden barsağj villuslu urunu teşhis etmek her zaman kolay değildir. Sümüksü akıntıların olmadığı durumlarda (hastaların yüzde 60-70′inde) klinik belirtiler hastalığı akla getirmez. Bununla birlikte, sözkonusu belirtiler dikkati göden barsağı üstüne çekerek, her hastada düzenli olarak göden barsağımn parmakla muayenesini ve göden barsağı içine bakma muayenesi yapmayı gerektirerek teşhisin konulmasına yardımcı olurlar. Asıl teşhis sorunları, aşırı salgı salgılayan urlarda görülür. Hafif bir komada (dolayısıyle soru sorulamayacak durumda, büyük su yitimi tablosu içinde olan bir hastada) ur olasılığını (aslında çok enderdir) aramak için, göden barsağı parmakla muayene edilmelidir.
TEDAVÎ
Villuslu urların tedavisi özellikle cerrahidir; ameliyatın çeşitli güçlükleri vardır.
İyicil urların tedavisi
Kesinlikle iyicil olan urlar karşısında alınacak tek tutum, urun çıkarılmasıdır. Ur, çıkarıldıktan sonra, mutlaka tam hücre incelemesinden geçirilmelidir. Urun iyicil oluşunun kesinliği, parçanın bütününün incelenmesinden sonra saptanabilir. Çıkarma ameliyatının biçimi, urun makatın kenarından ne kadar yüksekte olduğuna ve yaygınlığına göre değişir.
Alçak yerleşimli küçük bir urda, doğal yollarla çıkarma uygulanabilir: Makat kanalı yoluyla çıkarma. Urun daha yaygın olduğu durumlarda, uru taşıyan barsak bölümü kesilip çıkarılır.
Yüksek yerleşimli bir urda (sözgelimi göden barsağı-sigmamsı kalın barsak köşesi düzeyinde, karın yoluyla çıkarma uygulanmalıdır. Ur yüksek ve yaygınsa, ilgili barsak bölümü çıkarılmalıdır.
İyicil ura yönelik bütün bu girişimlerde, yapay makat oluşturmaktan kaçınılabilir. İyicil bir tekrarlamada, aynı tedavi uygulanabilir.
Kötücül urların tedavisi
Yalnızca kötücül urlar gerçek kanserler gibi tedavi edilmelidir. Bu urlar alçak yerleşimliyseler, hem karın yoluyla, hem apışarası yoluyla çıkarma (abdomino-perineal rezeksiyon) yapılır; yüksek yerleşimliyseler, urun çıkarılmasıyla ve kalan barsak bölümleri arasında ağızlaştırmayla tedavi edilirler.
Radyum iğnelerinin yerleştirilmesiyle birlikte ışın tedavisi yöntemleri bu urlarda, uru yoketmek amacıyla, içine ışın salan radyoaktif iğneler batırılması biçiminde uygulanabilir. Klasik olmayan bu yöntemler, yalnızca bu tip tedaviye alışkın merkezlerde uygulanmalıdırlar.
Uygulanan tedavi yöntemi hangisi olursa olsun, temel bir nokta vardır: Ameliyat edilmiş hastaların mutlaka sıkı bir gözetim altında tutulmaları, gerekliliği. Bu gözetim yılda bir ya da 2 yılda bir klinikte yapılmalı, göden barsağı parmakla muayene edilmeli ve göden barsağı içine bakma muayenesi uygulanmalıdır. En küçük kuşkuda, röntgen muayenesi de yapılmalıdır; çünkü yalnızca baryumlu lavman, kalın barsak düzeyindeki tekrarlamaları bulmayı sağlar (göden barsağı içine bakma muayenesiyle görülemeyecek kadar uzakta yerleşmiş tekrarlamalarda). Yeni yeni uygulanmaya başlanan bir muayene yöntemi, bu hastaların gözetiminde büyük yarar sağlamaktadır: Kalın barsak içine bakma (kolonoskopi) muayenesi. Bu muayene uzun, cam elyafından yapılmış ve kalın barsağın bütün girintilerini izleyebilen, dolayısıyle kuramsal olarak kalın barsağı bütünüyle görmeyi sağlayan optik bir aygıtla uygulanır. Aslında bu yeni muayene henüz, teknik açıdan nispeten güçtür ve çoğunlukla yalnızca sol kalın barsak görülebilmektedir; bununla birlikte, daha yeni aygıtlar, sağ kalın barsağa da ulaşmayı sağlamaktadırlar.
Görüldüğü gibi, yalnızca uzun yıllar sürdürülen gözetim, tekrarlamaları bulmayı ve erken tedavi etmeyi sağlar. Bu gözetim kesinlikle ağrısız olmakla birlikte, böyle bir disipline katlanmayı kabul etmeyen hastalar, önemini çoğunlukla an lamamaktadırlar.
SONUÇ
60 yaşlarına yakın bir kişi bu hastalığa yakalanmışsa, teşhis erken konduğunda ur henüz iyicildir. En büyük tehlikesi, çoğunlukla kötücülleş-meye doğru evrim göstermesidir (hastaların yüzde 30-50′sinde).
Tedavisi çoğunlukla yalındır ve iyi sonuç verir. Ameliyat sonraları, sınırlı çıkarımlar için genellikle yalındır. Hastane gözetimi ve nekahet dönemi 15′er gün sürerler.

Leave a Reply